Icerige atla
Ekonomi 📰 62/100

Kıbrıs Maliye Bakanı Makis Keravnos: Yapay zekâ çerçevesi tamamlanma aşamasında

Kıbrıs Maliye Bakanı Makis Keravnos: Yapay zekâ çerçevesi tamamlanma aşamasında

Avrupa’nın yapay zekâ düzenlemesini uygulamak için gerekli ulusal yasal çerçeve tamamlanmak üzere. Maliye Bakanı Makis Keravnos’a göre ilgili teknoloji-ekonomi çalışması da günler içinde bitecek. Bakan, yapay zekânın vergi denetimlerinde, kamu harcamalarında ve ekonomik tahminlerde nasıl kullanılabileceğini anlattı. Aynı zamanda bu teknolojinin eşitsizlikleri artırabileceği konusunda uyardı.

Keravnos, salı günü, 3 Kasım’da Kıbrıs Üniversitesi Ekonomi ve Yönetim Bilimleri Fakültesi’ndeki yıllık konferansında konuştu. “Ekonomi Politikasının Hizmetinde Yapay Zekâ” başlıklı konuşmasında asıl hedefin daha iyi bir ekonomi politikası ve vatandaşların refahı olduğunu vurguladı. Bakan ayrıca yapay zekânın bazı işlerin yerini alacağını, ancak kamu çalışanlarının yerini almayacağını söyledi.

Kıbrıs’ta denetim çerçevesi

Keravnos’a göre Bakanlar Kurulu, temel yetkili kurumları zaten belirledi. Araştırma, İnovasyon ve Dijital Politika Yardımcı Bakanlığı geniş kapsamlı koordinasyon ve strateji rolünü üstleniyor. Bu bakanlık Avrupa’daki gelişmeleri takip ediyor, ulusal stratejik yönü belirliyor ve gerekli adımları koordine ediyor.

İletişim Komiseri, Bildirici Makam, Piyasa Gözetim Makamı ve Tek Temas Noktası olarak atandı. Kişisel Verileri Koruma Komiseri ise kolluk, sınır yönetimi, adalet dağıtımı ve demokrasi gibi alanlardaki belirli yüksek riskli sistemleri denetleyecek.

Görüşe açılan kanun tasarısında ise Merkez Bankası’nın, finansal kuruluşların yüksek riskli sistemlerini denetlemesi öneriliyor. Bu sistemler, merkez bankasının finansal denetim yetkisine sahip olduğu hizmetlerle doğrudan bağlantılıysa bu denetim yapılacak. Bu hüküm tasarının bir önerisi.

Bağımsız bir danışman tarafından hazırlanan teknoloji-ekonomi çalışması, yetkili kurumların işleyiş modelini, süreçlerini, personel ve uzmanlık ihtiyacını, teknik altyapılarını ve kaynaklarını inceliyor. Çalışma kapsamında ayrıca kurumların yetkilerini kullanma süreçleri geliştiriliyor ve Avrupa’daki iş birliği mekanizmalarına katılım sağlanıyor.

Vergi denetimi, harcamalar ve tahminler

Bakan, yapay zekânın ekonomi politikasında üç temel alanda kullanılabileceğini belirtti. Birincisi, ekonomik gelişmelerin izlenmesi ve tahmin edilmesi. Yüksek sıklıkta veriyle tüketim ve iş faaliyetindeki değişiklikler erken fark edilebilecek.

Keravnos, GSYH, enflasyon, işsizlik ve sanayi üretimi gibi geleneksel göstergelerin hâlâ gerekli olduğunu açıkladı. Ancak bu göstergeler çoğu zaman gecikmeli yayımlanıyor ya da revize ediliyor. Yeni araçların, yetkili teknokratların kullandığı bilgiyi güçlendirebileceğini ifade etti.

İkinci alan maliye politikası. Bakana göre teknoloji, kamu gelirlerinde vergi ve gümrük otoritelerine risk analizi yapma ve şüpheli işlemleri tespit etme konusunda destek olabilir. Keravnos, hedefin denetimleri daha iyi hedeflemek, kaynakları daha etkin kullanmak ve uyumlu vergi mükellefleri için gereksiz idari yükü azaltmak olduğunu vurguladı.

Harcamalar konusunda ise bütçe analizini, kamu ihalelerindeki olağandışı örüntülerin tespitini ve sosyal programların hedefe ulaşma düzeyinin değerlendirilmesini örnek olarak verdi. Üçüncü alan ise ekonomi politikalarının sürekli değerlendirilmesi. Böylece politikaların amacına ulaşıp ulaşmadığı görülecek ve kamu harcamasının her avrosu mümkün olan en yüksek ekonomik faydayı sağlayacak.

Bununla birlikte Keravnos, teknolojinin tek başına daha etkin bir yönetim garantisi vermediği uyarısını yaptı. Dijital altyapılar, güvenilir veriler, eğitimli personel ve net bir yönetişim gerekiyor. Bunların merkezinde vatandaşa hizmet, hız ve süreçlerin sadeleştirilmesi olmalı.

Verimlilik ve yeni eşitsizlik riski

Keravnos, yapay zekâyı bu yüzyılın en önemli teknolojik devrimi olarak niteledi. Teknolojinin tekrarlayan işleri otomatikleştirebileceğini, bilgi işlemeyi hızlandırabileceğini, tahminleri iyileştirebileceğini ve yeni ürün, hizmet, araştırma ve inovasyonu destekleyebileceğini söyledi.

Bakan, kısa vadede şirketlerde, ticarette ve bankalarda verimlilik artışı ile maliyet düşüşü beklediğini tahmin etti. Orta vadede ise teknolojinin üretim zincirinin tamamına entegre edilmesinin büyümeyi daha da güçlendirebileceğini açıkladı. Ona göre asıl soru, faydaların dengeli biçimde dağılıp dağılmayacağı.

Keravnos, veri ve altyapı kontrolünün teknoloji devlerinin ekonomik ve siyasi gücünü artırabileceği uyarısında bulundu. Bu durum oligopolistik yapılar yaratabilir ve hem çalışanlar arasında hem de küçük ile büyük işletmeler arasında eşitsizlikleri derinleştirebilir.

Bakana göre hükümetler, servetin yeniden dağıtımında, maddi olmayan sermayenin vergilendirilmesinde ve eğitime desteğde aktif bir rol üstlenmek zorunda. Kıbrıs için ise teknolojinin kullanılması rekabet gücünü, hizmetlerin dış pazara açılmasını ve üretim tabanının çeşitlenmesini destekleyebilir.

Çalışanların yüzde 60’ı ve uyum ihtiyacı

Keravnos, Uluslararası Para Fonu’nun bir değerlendirmesine dayanarak, gelişmiş Avrupa ekonomilerindeki çalışanların yaklaşık yüzde 60’inin yapay zekâya yüksek düzeyde maruz kalan mesleklerde çalıştığını söyledi. Bunun, aynı oranda iş yerinin ortadan kalkacağı anlamına gelmediğini de açıkladı. Maruziyet, verimliliği artırabileceği gibi belirli işlerin ikame edilme riskini de artırabilir.

Toplam istihdam üzerindeki etki belirsizliğini koruyor. Ancak gerekli becerilerin değiştiğini belirten Bakan, yeniden eğitime, hayat boyu öğrenmeye, eleştirel düşünmeye, yaratıcılığa ve gelişen faaliyetlere geçişi kolaylaştıran aktif istihdam politikalarına vurgu yaptı.

Keravnos, özellikle gençlere dikkat çekti. Çünkü ilk mesleki deneyimlerini kazandıkları işlerin bir kısmı otomatikleştiriliyor. Eğitim ile iş piyasası arasında daha sıkı bağ kurulmasını ve gençlere gerçek mesleki yerleşme fırsatları sunulmasını istedi.

Enerji, altyapı ve Avrupa iş birliği

Yapay zekânın gelişmesi hesaplama gücü, veri merkezleri, iletişim ağları ve güvenilir elektrik tedariki gerektiriyor. Keravnos, ağlara yatırım yapılması, enerji planlaması ve yenilenebilir kaynakların kullanılması ihtiyacına dikkat çekti. Böylece enerji fiyatlarındaki aşırı baskının ve arz yetersizliği sorunlarının önüne geçilebilir.

Öte yandan dijital altyapılara bağımlılık ekonomik güvenlik ve siber güvenlik sorunları yaratıyor. Bakan, bu zorlukların Avrupa iş birliğini, yenilikçi şirketlerin fona daha kolay erişimini, tek pazarın tamamlanmasını ve vatandaşları koruyan ama inovasyonun önüne gereksiz engeller koymayan bir düzenleyici çerçeveyi gerektirdiğini belirtti.

Keravnos, Eylül ayında Dublin’de yapılan Avrupa Birliği Ekonomi ve Maliye Bakanları Konseyi’nin gayriresmi toplantısındaki tartışmalara da değindi. Orada yapay zekânın çalışma hayatı, kamu sektörü, enerji ve jeopolitik denge üzerindeki etkileri ele alındı. Bakana göre maliye bakanı, sağlıklı kamu maliyesinin koruyucusu olmayı sürdürüyor. Aynı zamanda yatırım ve ekonomik uyum için gerekli koşulları sağlamak, kamu yönetimini iyileştirmek zorunda. Son sonucun ise teknolojinin benimsenme hızına, yatırım tutarına ve insan kaynağının becerilerine bağlı olacağını ekledi.

Sonuç olarak Keravnos, bugünkü politika tercihlerinin teknolojinin insanı özgürleştirip özgürleştirmeyeceğini, yoksa toplumsal dışlanmayı mı derinleştireceğini belirleyeceğini vurguladı. Hedefin, refah üreten, fırsatları genişleten ve insana hizmet eden bir ekonomi politikası olduğunu söyledi.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü