Temsilciler Meclisi Perşembe günü yeni mülteci yasasını onayladı. Yasa, AB göç paktına uyumlu olarak iltica prosedürlerine ilişkin yenilenmiş bir hukuki çerçeve oluşturuyor ve 12 Haziran'da yürürlüğe girecek.
Yasa tasarısı 35 kabul ve 14 çekimser oyla geçti. Uluslararası koruma başvurularının işlenme biçiminde yapısal değişiklikler getiren yasa, prosedürleri hızlandırmaya, denetimi güçlendirmeye ve savunmasız gruplara yönelik güvenceleri genişletmeye yönelik hükümler de içeriyor.
Göç Bakanlığı yasanın onaylanmasının ardından yaptığı açıklamada, yasanın "göç ve iltica alanındaki yeni Avrupa çerçevesini Kıbrıs hukuk düzenine dahil ettiğini" ve "daha işlevsel, güvenilir ve dayanıklı bir sistem" oluşturduğunu belirtti.
Yeni çerçeve kapsamında sınırlarda bir tarama süreci başlatılacak ve başvurular belirlenmiş kabul merkezlerinde incelenecek.
Yetkililer ayrıca belirli vakaları önceliklendirebilecek ve tanımlanmış koşullar altında hızlandırılmış prosedürler uygulayabilecek.
Başvuru sahipleriyle dijital iletişim, e-posta kullanımı dahil olmak üzere resmileştirilecek; mülakatlar zorunlu ses kaydıyla yapılacak.
Yasa, insan hakları komisyonunu sınır prosedürleri sırasında temel haklar için bağımsız bir izleme mekanizması olarak belirliyor.
Ayrıca idari aşamada ücretsiz hukuki danışmanlık ve itiraz sürecinde hukuki temsil hakkı da getiriliyor.
Yasa, kabul koşullarını, aile birleşimini, çocukların ve diğer savunmasız bireylerin korunmasını düzenleyen hükümler içerirken, yetkililerin başvuru sahibinin gelişinden sonra kurulan ailelerle ilgili mevzuat boşlukları olarak tanımladığı konuları da ele alıyor.
Yasa ayrıca iltica başvuru sahiplerine altı ay içinde işgücü piyasasına erişim hakkı tanıyor.
Bakanlık, yasanın "daha hızlı iltica prosedürleri, daha kısa süreler, daha sıkı sınır kontrolleri ile çocuklar ve savunmasız kişiler için güçlendirilmiş hükümler" getirdiğini belirterek, Kıbrıs'ın AB çerçevesi kapsamında "dayanışma mekanizmalarına, teknik yardıma ve araçlara" erişmesi için yasal zemin oluşturduğunu ekledi.
Meclis tartışmasında İçişleri komisyonu başkanı Aristos Damianou, yasanın Avrupa paktını "bağlayıcı düzenlemeler ve direktifler" aracılığıyla dahil ettiğini söylerken koruma standartları konusundaki çekincelerini dile getirdi.
Damianou, "Yasanın sağladığı koruma düzeyleri uluslararası hukuktan daha düşük" dedi ve "Avrupa dayanışmasının esaslı olarak güçlendirilmediğini" öne sürdü.
Bağımsız milletvekili Alexandra Attalides, prosedürel hızlandırmanın "yasallığın yerini alamayacağını ve insani boyutu ortadan kaldıramayacağını" söyleyerek Kıbrıs'ın "korku temelinde değil, hukuk ve insana saygı temelinde hareket etmesi gerektiğini" vurguladı.
Ekolojistler lideri Stavros Papadouris yasama sürecini eleştirerek meclisin "kapsamlı ve karmaşık bir yasama metnini sadece iki oturumda incelemesinin istendiğini" belirtti.
Dipa milletvekili George Penintaex tasarının "iltica prosedürlerini modernize ettiğini ve sadeleştirdiğini" söyleyerek "başvuru sahiplerinin, özellikle savunmasız grupların haklarının korunmasını güçlendirdiğini" ekledi.
Diko milletvekili Panikos Leonidou yasayı "göç ve iltica alanında son yılların en önemli reformlarından biri" olarak nitelendirerek bir sınır devleti olarak "hazır ve işlevsel bir sisteme" duyulan ihtiyaca dikkat çekti.
Akel milletvekili Marina Nikolaou çerçevenin "sorunu esaslı olarak çözmediğini" söyleyerek AB üye devletleri arasındaki eşitsiz yük paylaşımına ilişkin endişelerini dile getirdi.
Disy milletvekili Nikos Sykas yasanın göç yönetimini iyileştirmeye yönelik daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu belirterek "etkili bir ulusal çerçeve oluşturmaya ve prosedürleri basitleştirmeye" katkı sağladığını söyledi.
Oturum sırasında yeni yerleşim alanları için yerel yetkililerle istişare zorunluluğu getiren bir değişiklik dahil çeşitli düzenlemeler kabul edilirken, STK finansman verilerinin yayınlanması gibi diğer öneriler reddedildi.
Yasanın kabul edilmesi, göç yönetimi için 190 milyon Euro tutarındaki AB fonuyla bağlantılı olup daha koordineli ve kapsamlı bir sistemi desteklemeyi amaçlıyor.
Bakanlık, tam uygulama için hazırlıklara "ciddiyet ve özveriyle" devam edeceğini belirterek sistemin "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin çıkarlarını korumasını ve Avrupa Birliği'nin ilke ve değerlerine hizmet etmesini" sağlamayı hedeflediklerini açıkladı.