Love & Peace Icetea, basit bir fikirle yola çıktı: Kaliteli, hafif köpüklü bir buzlu çayı, yaşam tarzı markalaşmasıyla sosyal bir misyonu birleştirmek. İçecek, 0.33 litrelik cam şişelerde satışa sunuluyor ve şu anda Peach Sugar Free ile Lemon olmak üzere iki çeşidi bulunuyor.
Marka, Kıbrıs genelinde Ammos Beach Bar ve Amano Kitchen Bar gibi seçkin mekanlarda, plaj barları, restoranlar ve brunch noktalarında boy göstermeye başladı.
Girişimin arkasındaki isim olan girişimci David Blabolil, bu fikrin ferahlatıcı bir içecekle anlamlı bir şeyi birleştirme arzusundan doğduğunu söylüyor.
Blabolil, "Yaşadığımız şu günlerde biraz sevgiye ve barışa ihtiyacımız var. Biz büyük reklam bütçeleri olan küresel bir dev değiliz ama güçlü bir hikâyemiz ve paylaşacak gerçek bir şeyimiz olduğuna inanıyoruz" diyor.
Geleneksel buzlu çaylardan farklı olarak Love & Peace Icetea, hafif bir köpüklü doku sunarak daha hafif ve şenlikli bir his veriyor. Marka, kendini alkolsüz içeceklerle yaşam tarzı içeceği arasında konumlandırıyor ve daha çok deneyim odaklı genç bir kitleye hitap etmeyi hedefliyor.
Blabolil, küresel markaların hakim olduğu rekabetçi bir pazara girmenin zorluklarını kabul ediyor. "Daha yeni başlıyoruz ve hâlâ ortaklıklar kuruyoruz. Ama şimdiden Kıbrıs'tayız ve adım adım büyüyoruz. Bazı ortaklarımız Instagram'da aktif ve sözü organik olarak yaymamıza yardımcı oluyor" diye ekliyor.
Mütevazı başlangıçlara rağmen projenin ardındaki hırs net. İçecek, görünürlük ve hayırseverlik için bir platform olarak tasarlandı.
Konseptin merkezinde hayırsever katkı yer alıyor. Satılan her şişe, Kıbrıs'ta ciddi hastalıklarla mücadele eden çocuklara odaklanan bir amacı destekliyor.
Marka şu anda 1997'den beri faaliyet gösteren ve kanser, lösemi ve benzeri rahatsızlıkları olan çocuklara destek sağlayan One Dream One Wish derneğiyle çalışıyor.
Blabolil, bağış modelinin bir yan kampanya olarak değil, doğrudan ürünün içine inşa edildiğini vurguluyor. "Sattığımız her şişe, derneğe bağış yapılması anlamına geliyor. İnsanların satın almalarının bir etki yarattığını bilmeleri için basit ve şeffaf bir şey istedik" diyor.
Love & Peace Icetea bir Alman ürünü olsa da arkasındaki ekip Kıbrıs'ta fark yaratmaya hevesli. One Dream One Wish de bu iş birliğini memnuniyetle karşıladı.
Derneğin başkanı George Penintaex, ortaklığı halkla farklı bir şekilde bağlantı kurmak için anlamlı bir fırsat olarak tanımlıyor. "Love & Peace Icetea ile ortaklık yapmaktan çok memnunuz. Vakfımızı ve baktığımız aileleri desteklemenin yeni ve gerçekten ferahlatıcı bir yolunu bulduk" diyor.
İçeceğin piyasaya çıkışı, Kıbrıs'ın konaklama sektörünün soğuk içeceklere ve açık hava deneyimlerine olan talebin arttığı yoğun yaz sezonuna denk geliyor.
Blabolil'e göre bu zamanlama tesadüf değil. "Şimdi piyasaya çıktık çünkü Kıbrıs'ta yaz, açık hava yaşamı, plajlar ve sosyal anlar demek. Ferahlatıcı ve olumlu bir şey için doğru ortam gibi geldi" diyor.
Ticari lansmanının ötesinde Love & Peace Icetea, kültürel ve topluluk katılımını da araştırıyor. Marka, Lefkoşa'daki yerel yaratıcı gruplar da dahil olmak üzere dans ve spor projeleri gibi gençlik girişimlerini desteklemeye başladı.
Bu, yalnızca geleneksel reklamlara güvenmek yerine genç kitlelerle daha doğrudan ve kişisel bir şekilde bağlantı kurma yönündeki daha geniş bir niyeti yansıtıyor.
Blabolil, hedefin toplulukta canlı hissedilen bir şey inşa etmek olduğunu söylüyor. "Raftaki sıradan bir içecek olmaya çalışmıyoruz. Anların, etkinliklerin ve pozitif enerjinin bir parçası olmak istiyoruz" diye açıklıyor.
Özünde Love & Peace Icetea, basit bir fikir etrafında inşa edildi: İyimserlik mesajı taşıyan ve aynı zamanda gerçek ailelere destek olan bir içecek.
Blabolil, bu kombinasyonun markayı farklı kıldığına inanıyor. "İnsanlar güzel bir şeyin tadını çıkarırken aynı zamanda başka birine yardım edebiliyorsa, o zaman zaten anlamlı bir şey başarmışız demektir" diyor.
Marka Kıbrıs'ta büyümeye devam ederken, başarısı yalnızca tada ve markalaşmaya değil, aynı zamanda tüketicilerin mesajıyla bağlantı kurup kurmayacağına da bağlı olacak.
Şimdilik pazara basit bir davetle giriyor: Peki, siz şeftali takımı mısınız yoksa limon takımı mı?