Kıbrıs'ta konut tipi fotovoltaik (PV) sistemlerin işleyişi yeni bir döneme giriyor. Hanelerin elektrik üretme, tüketme ve satma biçiminde köklü değişiklikler yaşanıyor.
Net metering'den net billing'e geçiş, yenilenebilir enerji kesintilerinin artması, depolama sistemlerinin önem kazanması, sübvansiyon programlarındaki değişiklikler ve rekabetçi elektrik piyasasının devreye girmesi, binlerce haneyi etkileyen yeni bir tablo ortaya çıkarıyor.
Yetkililer ve sektör verileri, bu gelişmelerin hem mevcut hem de yeni güneş enerjisi yatırımlarının mali açıdan sürdürülebilirliğini doğrudan etkilediğini gösteriyor. Aynı zamanda, üretilen elektriğin nasıl kullanılması ve değerlendirilmesi gerektiği konusunda yeni sorular gündeme geliyor.
Net Metering'den Net Billing'e Geçiş
Yıllardır Kıbrıs'ta konut tipi güneş sistemlerinde net metering sistemi uygulanıyordu. Kamuya açık verilere göre, şu anda yaklaşık 100 bin hane net metering kapsamında faaliyet gösteriyor ve toplam kurulu güç 450 MW civarında. Bu rakam, Kıbrıs'ın toplam güneş enerjisi kapasitesinin yaklaşık yüzde 43'üne denk geliyor.
1 Ocak 2026'dan itibaren yeni konut tipi PV kurulumları artık net metering kapsamında olmayacak, bunun yerine net billing sistemine tabi olacak. Bu değişiklik, şebekeye verilen ve şebekeden alınan enerjinin hesaplanma biçimini kökten değiştiriyor ve yatırımcıları proje fizibilitelerini yeniden değerlendirmeye zorluyor.
Temel Farklar Anlatıldı
Net metering sisteminde elektrik, iki ayda bir enerji bazında mahsuplaşılıyor. Şebekeye verilen fazla enerji, şebekeden alınan enerjiden düşülüyor. Kalan fazla bir sonraki döneme devredilirken, açık perakende tarifeleri üzerinden faturalandırılıyor. Biriken fazlalıklar ise genellikle sözleşme şartlarına bağlı olarak her üç yılda bir tazminatsız sıfırlanıyor.
Net billing sisteminde ise mahsuplaşma hacim bazlı değil, finansal bazda yapılıyor. Şebekeye verilen elektrik toptan satış fiyatından, şebekeden alınan elektrik ise perakende fiyattan satın alınıyor. Pratikte bu, hanelerin elektriği "düşük fiyata satıp yüksek fiyata alması" anlamına geliyor. Bu nedenle üretim saatlerinde elektriği kendi tüketmek çok daha önemli hale geliyor.
Depolama Sistemlerinin Rolü
Yeni sistemde batarya depolama giderek daha kritik bir rol oynuyor. Depolama, hanelerin fazla güneş enerjisini daha sonra kullanmak üzere saklamasına olanak tanıyarak kendi tüketimini artırıyor ve şebekeye bağımlılığı azaltıyor. Özellikle net billing'de ihraç edilen elektriğin daha düşük fiyattan karşılık bulması nedeniyle depolama daha da önem kazanıyor. Ancak yatırım kararları, kurulum maliyetleri ve depolama teknolojilerindeki gelişmelere bağlı olarak şekilleniyor.
Mevcut Sözleşmelere Ne Oluyor?
Mevcut net metering sözleşmeleri, genellikle 15 yıl civarında olan süreleri dolana kadar geçerliliğini koruyacak ve yeni rejimden hemen etkilenmeyecek. Sözleşme süresi dolduktan sonra haneler, net billing'e veya rekabetçi elektrik piyasası kapsamındaki diğer seçeneklere geçebilecek.
Fazla Enerjinin Durumu
Çoğu net metering sözleşmesi, biriken fazla enerjinin genellikle bir ila üç yılda bir periyodik olarak sıfırlanmasını öngörüyor. Bazı eski sözleşmelerde tazminat hükümleri bulunsa da son düzenlemeler bu yaklaşımdan uzaklaştı. 2026 başında Kıbrıs Elektrik İdaresi Tedarik Şubesi, 2024 yenilenebilir enerji sübvansiyon programı kapsamında biriken fazlaları tazminatsız sıfırlama kararı aldı. Bu karar hanelerin tepkisini çekti ve konu önce Meclis'e taşındı, ardından nihai karar için Bakanlar Kurulu'na gönderildi.
Yeni Destek Programları
Popüler "Herkes İçin Fotovoltaik" sübvansiyon programı 31 Aralık 2025'te sona erdi ve şu anda aktif bir hibe programı bulunmuyor. Ancak Eylül 2026'da 20 milyon avro bütçeli "Yükselt-Tasarruf Et" adlı yeni bir programın devreye girmesi bekleniyor. Program, hanelerin enerji verimliliğini artırmaya odaklanacak. Ayrıca AB'nin "öncelik enerji verimliliği" ilkesi doğrultusunda depolamalı güneş sistemlerine de sübvansiyon sağlaması muhtemel.
Elektrik Piyasasına Katılım
PV sistemli haneler, mevcut düzenleyici çerçeve kapsamında Kıbrıs'ın rekabetçi elektrik piyasasına da katılabiliyor. Kıbrıs Enerji Düzenleme Kurumu'nun 2024 tarihli kararına göre, sübvansiyon almayan haneler, piyasada faaliyet gösteren tedarikçiler veya toplayıcılarla yapacakları anlaşmalar yoluyla fazla elektriği satabiliyor.
Yenilenebilir Enerji Neden Kesiliyor?
Elektrik sisteminin dengesini korumak için kesintiler yapılıyor. Güneş enerjisi üretiminin yüksek, talebin düşük olduğu durumlarda fazla üretim şebeke istikrarını tehdit edebiliyor. Böyle durumlarda sistem işletmecileri güneş enerjisi üretiminin azaltılması talimatı verebiliyor. Önce büyük güneş parkları, gerekirse ardından yeni konut sistemleri devre dışı bırakılıyor. Uzaktan kontrol mekanizması olmayan eski haneler genellikle etkilenmiyor.
Kesintiler Önlenebilir mi?
Bir seçenek, sistemlerin şebekeye elektrik vermeyecek şekilde yapılandırıldığı sıfır ihracat işletimidir. Bu durumda geçici ihracata izin verilmediği sürece tüm üretim yerinde tüketilir. Sınırlı durumlarda, özellikle izole bölgelerde, tamamen şebekeden bağımsız çalışma da mümkündür, ancak bu onay gerektirir. Bu sistemler genellikle güneş panelleri, bataryalar ve yedek dizel jeneratörler içerir. Mevcut sistemlerde yapılacak herhangi bir değişiklik Kıbrıs Elektrik İdaresi Tedarik Şubesi'nin onayına tabidir ve bazı durumlarda kesinti kontrol ekipmanı kurulması gerekebilir.