Çevre Komiseri Antonia Theodosiou, Pazar günü yaptığı açıklamada Kıbrıs'taki sera gazı konsantrasyonlarının tarihi zirveye ulaştığını ve emisyon azaltımındaki son gelişmelere rağmen ciddi çevresel sonuçların yaşandığını belirtti.
Theodosiou, Troodos'ta düzenlenen "Dünya Saati 2026" etkinliğinde yaptığı konuşmada "Sera gazı konsantrasyonları tarihi olarak yüksek seviyelere ulaştı; elektrik üretimi ve ulaşım başlıca emisyon sektörleri olmaya devam ediyor" dedi.
Theodosiou, Kıbrıs Enstitüsü Atmosfer Araştırma Merkezi'nin Ocak ayında yayımladığı bulgulara atıfta bulunarak ülkenin enerji ve ulaşım sistemlerindeki yapısal sorunlara dikkat çekti.
Aynı zamanda "İlerleme işaretlerinin de kaydedilmesi olumlu bir gelişme" ifadesini kullanan Theodosiou, Eurostat'ın Şubat 2026'da açıkladığı verilere göre emisyonlarda yüzde 5,2'lik bir düşüş yaşandığını hatırlattı.
Ancak Theodosiou, "Bu ilerleme bizi rehavete düşürmemeli" uyarısında bulundu ve sürdürülebilir bir enerji ile kalkınma modeline geçiş için çabaların "sürdürülmesi ve güçlendirilmesi" gerektiğini vurguladı.
Emisyonların ötesinde Theodosiou, Kıbrıs'taki çevresel baskının su kıtlığında giderek daha görünür hale geldiğini belirterek bunu "artık geleceğin bir olasılığı değil, günlük yaşamı, tarımı etkileyen ve çölleşmeyi hızlandıran bir gerçeklik" olarak tanımladı.
Theodosiou, enerji, su ve toprak dahil doğal kaynakların yönetiminde kamu politikasını bireysel sorumlulukla birleştiren "tutarlı ve bütüncül bir yaklaşım" çağrısında bulundu.
Troodos jeoparkına değinen Theodosiou, burayı "Kıbrıs için değerli bir doğal ve jeolojik hazine" olarak nitelendirdi. Theodosiou, jeoparkın 2015 yılında UNESCO Küresel Jeoparklar Ağı'na katılmasıyla kazandığı uluslararası tanınırlığı ve adanın oluşumuna şekil veren jeolojik süreçlerin izlerini taşıyan bir alan olarak önemini vurguladı.
Theodosiou, iklim nötrlüğüne geçişin merkezi bir Avrupa ve uluslararası hedef olmaya devam ettiğini belirterek bunu iklim kriziyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasıyla bağlantılı "zorunlu bir geçiş" olarak tanımladı.
Bu bağlamda Theodosiou, yenilenebilir enerjiyi, özellikle fotovoltaik sistemleri emisyon azaltımında kilit bir araç olarak işaret etti. Ayrıca enerji topluluklarının halkın enerji üretimi ve yönetiminde aktif rol almasını sağlayan "modern ve katılımcı bir model" olduğunu vurguladı.