Kıbrıslı Türk 'Dışişleri Bakanlığı', Salı akşamı yaptığı açıklamada Kıbrıs ve Mısır hükümetlerinin Pazartesi günü imzaladığı doğal gaz geliştirme anlaşmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi ve anlaşmanın "Kıbrıslı Türk halkının doğal haklarını görmezden gelerek" imzalandığını belirtti.
Bakanlık açıklamasında, "Bu durum Rum liderliğinin 2003'ten bu yana sürdürdüğü, Kıbrıslı Türk halkının adadaki ve Doğu Akdeniz'deki eşit hak ve çıkarlarını sistematik olarak gasp etme politikasının açık bir tezahürüdür" ifadelerini kullandı.
Açıklamada anlaşmanın "Kıbrıslı Türk halkı açısından tamamen geçersiz" olduğu vurgulandı. Bunun gerekçesi olarak anlaşmanın "Kıbrıslı Türk halkının rızası olmadan ve onların adadaki egemen ve eşit statüsü görmezden gelinerek" yapılması gösterildi.
Bakanlık, "Rum yönetiminin gasp edilmiş 'Kıbrıs Cumhuriyeti' unvanını kötüye kullanmaya devam ederek tüm adayı temsil iddiasıyla üçüncü ülkelerle anlaşmalar imzalaması, yalnızca Kıbrıslı Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını ihlal etmekle kalmayıp Doğu Akdeniz'deki istikrar ve iş birliğini de ciddi şekilde baltalamaktadır" dedi.
Açıklamada ayrıca "Rum yönetiminin ne Kıbrıslı Türk halkı adına karar alma yetkisi ne de adanın doğal kaynaklarının kullanımı konusunda tek taraflı karar verme hakkı vardır" denildi.
Bakanlık, "Bu gerçeği görmezden gelerek atılan her adım hem siyasi hem de hukuki açıdan geçersizdir ve açık bir hak ihlali teşkil etmektedir" ifadesini kullandı.
Açıklamada, "Rum tarafının tek taraflı ve ısrarlı girişimlerine rağmen, bölgede karşılıklı saygı ve iş birliğine dayalı adil bir düzenin ancak Kıbrıslı Türk halkının katılımı ve rızasıyla sağlanabileceğini bir kez daha hatırlatmak isteriz" denildi.
Bakanlık, "Devletimiz, Kıbrıslı Türk halkının haklarını ilgilendiren tüm konularda gerekli adımları atma iradesine sahiptir ve doğal kaynaklar üzerindeki eşit ve meşru haklarını gasp etmeye yönelik her türlü girişime karşı gerekli siyasi, diplomatik ve teknik tedbirleri almaktan çekinmeyecektir" dedi.
Açıklamada, "Ada ve Doğu Akdeniz'de kalıcı iş birliği ve istikrarın ancak tüm tarafların Kıbrıs meselesinin hassasiyetleri ile adadaki iki halkın eşit hak ve statüsü temelinde hareket etmesiyle sağlanabileceğini bir kez daha vurgulamak isteriz" ifadelerine yer verildi.
Bakanlık bu doğrultuda, üçüncü ülkelerin "bölgede gerilimi artıran Rum yönetiminin tek taraflı girişimlerini desteklemekten kaçınmaları, bunlara açıkça karşı çıkmaları ve tüm tarafları kapsayan bir diyaloğu önceliklendirmeleri" çağrısında bulundu.
Açıklamayı Türkiye Dışişleri Bakanlığı da destekledi ve kendi sosyal medya hesaplarından paylaştı.
Pazartesi günkü anlaşma, Kıbrıs ve Mısır hükümetlerinin Kıbrıs kıyılarının açığındaki deniz tabanı altındaki doğal gazla ilgili daha önce imzaladıkları anlaşmaların yeniden teyidiydi.
Enerji Bakanı Michael Damianos, anlaşmanın "geçmişte imzalanan benzer bir anlaşmadan hiçbir farkı olmadığını" belirtti. Ancak Damianos, artık "Kronos ve Aphrodite'nin, gazın Mısır'a taşınması niyetiyle birlikte ele alındığını" vurguladı. Kronos ve Aphrodite iki gaz sahasının adıdır.
Damianos, anlaşmanın "ağırlıklı olarak iki ülkenin zaten seçmiş olduğu yönün siyasi bir teyidi" olduğunu ve "projelerin hayata geçirilmesinin büyük ölçüde bloklarda faaliyet gösteren şirketlere bağlı olduğunu" ekledi.
Başlangıçta İtalyan enerji devi Eni'nin, Kıbrıs'ın münhasır ekonomik bölgesinin (MEB) 6. Bloğunda bulunan Kronos sahası için nihai yatırım kararını Mısır Enerji Fuarı öncesinde açıklaması bekleniyordu. Ancak bu henüz gerçekleşmedi.
Kronos sahası ve 6. Bloğun, Eni'nin aynı zamanda işlettiği Mısır'ın Zohr gaz sahasına yakınlığı göz önüne alındığında, Eni kendi altyapısını kullanarak Kıbrıs doğal gazını Mısır'ın Damietta liman kentindeki Segas sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminaline taşıyabilecek ve gazı buradan Avrupa'ya ve gerektiğinde başka bölgelere ihraç edebilecek.
Damianos'un atıfta bulunduğu önceki anlaşmalar, Kıbrıs ve Mısır'ın geçen yıl imzaladığı ve Mısır hükümetinin 6. Blok için "ev sahibi hükümet" olarak belirlenmesini öngören anlaşmalardı.