Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) açıklamasına göre, Kıbrıs'ın Mesarya Ovası'ndaki tarihi Kouklia barajına yaban hayatı geri dönüyor. Son yağışlar ve restorasyon çalışmaları, uzun süredir bozulmuş olan sulak alana yeniden su getirdi.
Yerel paydaşlar, çevre uzmanları, kuş koruma grupları, doğa severler ve sulak alanları korumak için çalışan topluluklar, Kıbrıs'ın en eski barajlarından birinde bir araya geldi. Kouklia sulak alanlarında bulunan baraja, son yağışlar suyu geri kazandırdı.
Kuş türleri bu durumdan ilk yararlananlar oldu. Mevsimsel su, göçmen türleri çekmeye başladı bile. İyileşen koşulların ayrıca tatlı su habitatlarına bağımlı amfibileri ve küçük memelileri de destekleyeceği bekleniyor.
Çevre grupları, bu tür sulak alanların göç yolları üzerinde hayati durak noktaları olduğunu söylüyor. Özellikle Kıbrıs gibi su kaynaklarının sınırlı olduğu ve kuraklıktan giderek daha fazla etkilenen bir bölgede bu önem daha da artıyor.
UNDP Proje Müdürü Alexandre Prieto şu açıklamayı yaptı: "Bu proje, zaman içinde yaban hayatı ve biyoçeşitlilik için değerli bir habitat haline gelen barajı desteklerken iklim direncini de güçlendiriyor. Bu tür girişimler, özellikle iklim değişikliği karşısında Kıbrıs genelinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için elzem."
Avrupa Komisyonu Kıbrıs Çözüm Destek Birimi Başkanı Giulia Bertezzolo ise etkinliğin önemine dikkat çekti. Bertezzolo, etkinliğin "su yönetiminden sorumlu olanlar ile çevre korumaya bağlı olanları bir araya getirdiğini ve sürdürülebilir çözümlerin her iki ihtiyacı da dengelemesi gerektiği konusunda ortak bir anlayışı pekiştirdiğini" belirtti.
Proje, Ekim 2023'te tamamlandı ve bölgedeki çevresel koşulların iyileştirilmesine katkı sağlamaya devam ediyor.
1900 yılında inşa edilen Kouklia barajı, Kıbrıs'ın en eski ve en büyük barajlarından biridir. Başlangıçta bir su altyapı projesi olarak inşa edilen baraj, zamanla yaban hayatı için önemli bir habitata dönüştü. Ancak yıllarca süren sınırlı bakım, barajın bozulmasına yol açtı ve özellikle iklim değişikliğinin baskısı altında verimliliğini düşürdü.
Restorasyon çalışmaları bu zorlukları çeşitli yöntemlerle ele aldı: önemli altyapının onarımı, yeni bir su kontrol sisteminin kurulumu, bir köprünün eklenmesi, erişim ve izleme imkanlarının iyileştirilmesi. Bu sayede baraj, düşük yağış dönemlerinde daha verimli çalışabiliyor. Bugün baraj çift rol üstleniyor: su tutmayı desteklerken yaban hayatı için de değerli bir habitat sunuyor.