Limassol dağ toplulukları, 23 Temmuz 2025'te Malia topluluğunda başlayan ve iki kişinin yaşamını yitirdiği, 1974'teki Türk işgalinden bu yana ülkenin en büyük felaketlerinden biri olarak nitelendirilen ölümcül yangından bir yıl sonra hala yeniden inşa ediliyor. Yangın, 100'den fazla kilometre karelik bir alanı etkileyerek 15 topluluğu tahrip etti.
Dağ Toplulukları Kalkınma Komiseri Charalambos Christofinas ve Limassol Toplulukları Birliği Başkanı Lefteris Periklis, yangının yıl dönümünü, topluluklar için trajik bir hatırlatma olarak nitelendirdi.
Christofinas, yangının olağanüstü bir hızda yayıldığını, Amerikan uzmanların raporunda da kaydedildiği gibi söyledi. Rapora göre, bölgenin topografyası yangının her yöne, güçlü rüzgarlara rağmen, dakika başına 60-63 metre arasında bir hızda yayılmasına neden oldu.
Yangında hayatını kaybeden 85 yaşındaki Demetris Philippides Pastou ve 77 yaşındaki eşi Maro Avraam Philippides, Siliku'daki yazlıklarında bulunuyordu. Alevler yaklaşınca köyden kaçmaya çalışan çift, Monagri-Alassa yolunda araçlarının içinde yanarak can verdi.
Çiftin yeğeni Kristis Philippides, philenews'e yaptığı açıklamada acının hala taze olduğunu söyledi. "Amcam her gün ofise uğrar, kahve içerdi. Onun yokluğu her yerde hissediliyor. Özellikle aile yemeklerinde koltuğu boş kaldı. İkisini de çok özlüyoruz." dedi. Philippides, son aramasının hala telefonunda kayıtlı olduğunu belirterek, "23 Temmuz akşamı saat 22.36'da onları aradım, iyi olup olmadıklarını öğrenmek istedim. Ama telefon açılmadı. Ertesi sabah polis bize acı haberi verdi." ifadelerini kullandı.
Çiftin yakınları, yetkililerin uyarılara rağmen ölümcül olan yolu neden kapatmadığını sorguluyor. Kristis Philippides, "Muhtar köylüleri meydanda toplayıp belirli bir kaçış yolu tarif etmiş. Ama amcam ve yengem en kısa bildikleri yola sapmış. O yolun kapatılmış olması gerekirdi. Sivil Savunma ve polis zamanında müdahale etseydi belki de bugün hayatta olacaklardı." diyerek yetkilileri sorumluluğa davet etti. Aile, olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma ve sorumluların belirlenmesini bekliyor.
Christofinas, kamuoyunun Kıbrıs'ın 'yeşil akciğerlerini' korumaya özen göstermesi gerektiğini vurguladı. Limassol dağ bölgesinin bir derece normalleştiğini, ancak etkilenen sakinlerin yeniden evlerine dönmeleri ve evlerini yeniden inşa etmeleri için daha çok çalışılması gerektiğini söyledi.
Christofinas, devletin yangından sonra toplam 63 milyon Euro'luk bir bütçe ayırdığını ve şu ana kadar 28 milyon Euro harcandığını açıkladı. Bir dizi önlem alındığını, bunlar arasında elektrik ve su temini, etkilenenlere acil yardım ve bir yıllık vergi muafiyeti gibi önlemler bulunuyordu.
Christofinas, ayrıca genç çiftlere, aynı toplulukta veya başka bir bölgede, yasal olarak evlerini inşa etmelerine olanak tanıyan bir program aracılığıyla kullanılabilir arsalar sağlanacağını da açıkladı.
Periklis, yangının yıl dönümünü, etkilenen topluluklar için derin bir travma olarak nitelendirdi. Toplulukların, devletin yardımıyla toparlanma sürecine başladığını, ancak bazı istisnai durumlarda hala çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu söyledi.
Periklis, ayrıca, yangına karşı önlemlerin daha koordineli olduğunu, teknoloji ekipmanları, devriye ve su tankerlerinin kullanılması gibi önlemler alındığını belirtti.
Öte yandan, yangının ardından Kıbrıs'ın dört bir yanından gönüllüler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, evlerini ve eşyalarını kaybedenlere destek olmak için seferber oldu.