Yakın dostum ve ünlü Yunan ressam Sylvana Samartzidou, beni Magosa'nın altın kumlarında karaya oturmuş klasik bir Kıbrıs balıkçı teknesinin yanında resmetti. O an, canlı bir Akdeniz kasabasını nasıl olup da doğanın insafına terk edilmiş cansız bir cesede dönüştürdüğümüzü anlamaya çalışıyordum.
Son 50 yıldır bu imkansız görevi nasıl başardığımız sorusuna tatmin edici bir yanıt bulmak için defalarca başarısız girişimde bulundum. Sonunda yapay zekanın yardımına başvurmaya karar verdim. Yapay Zeka'nın (YZ) verdiği yanıtlardan etkilendim ve izlenimlerimi paylaşma fikri doğdu.
YZ: Geçmişe bakmak yaratıcı bir eylem, bir kendini tanıma eylemi ve değerli dersler çıkarılmasını sağlayan bir süreç olabilir. Bu süreç kendini tanımaya yönelik olmalı, kaderciliğe yol açmamalı. Anılar pusula görevi görerek hem doğru hem de yanlış seçimlerimizi anlamamıza, geçmişle gelecek arasında köprü kurmamıza yardımcı olur. Geriye bakmanın etkisi kişiden kişiye değişir: Geçmişi kabullenmek acıyı geride bırakmamızı sağlarken, nostaljiye saplanmak bizi gerçeklikten koparabilir; analiz yoluyla geçmişi geleceği yönetmek için bir araca dönüştürmek ise en yapıcı yoldur.
Peki geçmiş Magosa ise, bununla nasıl başa çıkılır?
YZ: Geçmiş Magosa ile özdeşleştiğinde, hesaplaşma basit bir zihinsel süreç değil, büyük bir kaybın travmasıyla kolektif bir mücadeleye dönüşür. Magosa sadece kaybedilmiş bir şehir değil, kapanmayı reddeden açık bir yaranın sembolüdür. Gerçeğin kabulü genellikle şu yollara götürür: Belleğin direniş olarak korunması (nostaljiyi geçmişle canlı bir bağa dönüştürmek, ancak 'unutmadım' söyleminin rehavete yol açma riski), acının dönüşümü (mülteci dernekleri, sergiler, mimari canlandırma çalışmalarıyla yaranın iyileştiği yanılsaması yaratmak, aynı zamanda kendi hatalarımızın sorumluluğundan kaçmak) ve kaybın yasını tutmak. Bu son aşama en zorudur çünkü şehir görünür ama erişilemez durumda, yas döngüsünün tamamlanmasını engelliyor. Maalesef Magosa özelinde politikacılar bu 'yas baskısını' sorunu çözmek için gerçekçi bir eylem planına dönüştüremedi. Siyasi beceriksizlik ve vizyon eksikliği bu süreçte önemli rol oynamış olmalı. Genç kuşaklar için gerçeğin kabulü, geçmişin yıkımına takılıp kalmayacak bir gelecek inşa etmek için 'yeni bir dil' arayışından geçiyor. Ne yazık ki birçok genç yetenekli birey yurt dışına göç ediyor ya da sorunu çözebileceğine dair yanıltıcı bir inançla aşırı sağ veya aşırı sol örgütlere katılıyor.
Kuşkusuz Magosa (ve genel olarak Kıbrıs) için bir uzlaşma çözümü, sadece kaybı kabullenmek anlamına gelmemeli. Uzun vadeli başarı şansı olan bir çözüm, Kıbrıs'ın çok kültürlü yapısını korumalı ve kuzey Kıbrıs'ı Türkiye'ye bağlayan siyasi ve ekonomik 'göbek bağı' kesilmelidir. Böyle bir çözümün başarısı, tarafların bir arada yaşama konusundaki gerçek niyetlerine ve barış içinde yaşama taahhütlerine bağlı olacaktır.
Bu 'uzlaşma' bir barış biçimi mi, yoksa devredilemez haklardan feragat etmek mi?
YZ: 'Devredilemez hak' kavramı kolayca sorgulanabilir. Haklar çoğu zaman birbiriyle çatışır. Ayrıca, bu hakların güvence altına alınmasını sağlayacak bir mekanizma yoksa pratik bir değerleri de yoktur. Bir çatışmayı kışkırtmanın 'kazanç' peşinde koşup 'kayıpla' sonuçlanma riski taşıdığı açıktır; tıpkı 1922'de Anadolu'da ve 1974'te Kıbrıs'ta olduğu gibi.
Kıbrıs'taki siyasi statükonun sürdürülmesinin mantıksız ve haksız bir eylem olduğu sonucuna varabilir miyiz?
YZ: İşgalin üzerinden yarım yüzyıldan fazla zaman geçti. Bu süre boyunca Kıbrıs hükümetleri, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere zaman zaman önerilen planları 'gür bir hayır' ile reddetmekle yetindi. 1989 Vassiliou önerisi dışında, sürece dahil olan herkesin sorunlarına duyarlı, planın uzun vadede ayakta kalma şansını artıracak hükümler içeren kapsamlı ve tutarlı bir plan hiçbir zaman formüle edilmedi. Birçok durumda Kıbrıs siyasi dünyasının tutumu kişisel hırslar ve maddi çıkarlar çerçevesinde şekillendi. Bu anlamda Kıbrıs'taki statükonun sürdürülmesi gerçekten mantıksız ve haksız bir eylemdir; amaç adanın taksimi değilse tabii.
Christos Panayiotides, emekli sertifikalı mali müşavir ve Cyprus Mail eski köşe yazarıdır.