Icerige atla
Genel 📰 65/100

Mazotos Topluluğu'ndan Cumhurbaşkanı'na Çağrı: Tuzdan Arındırma Tesisi Planları Yeniden Değerlendirilsin

Mazotos Topluluğu'ndan Cumhurbaşkanı'na Çağrı: Tuzdan Arındırma Tesisi Planları Yeniden Değerlendirilsin
İngilizcenizi Malta'da eğlenerek geliştirmek ister misiniz? Bilgi al →

Mazotos topluluk konseyi, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'e hitaben yazdığı bir mektupta, bölgede kurulması planlanan mobil tuzdan arındırma ünitesine ilişkin kararın iptal edilmesi ve yeniden değerlendirilmesi için müdahale çağrısında bulundu. Konsey, mektubunda projeye yönelik “güçlü endişe, hayal kırıklığı ve karşıtlığını” ifade etti.

Topluluk konseyi, son aylardaki artan yağışların su rezervlerini önemli ölçüde iyileştirdiğini, bu durumun baskı altında alınan kararların yeniden gözden geçirilmesi ve çevresel ile mali açıdan daha düşük maliyetli alternatif çözümlerin değerlendirilmesi için gerekli zamanı yarattığını savundu.

Mektupta ayrıca, Mayıs 2026'da tamamlanan projenin çevresel belgelerine ilişkin ön bilimsel değerlendirmeye atıfta bulunuldu. Bu değerlendirmenin, lisanslama ve yer seçimi sürecinde “önemli eksiklikler ve tutarsızlıklar” tespit ettiği belirtildi.

Konseye göre, bir devlet tuzdan arındırma programına geçilmeden önce, bu tesislerin geliştirilmesi ve yerleştirilmesi için ulusal bir çerçeve oluşturmak amacıyla stratejik bir çevresel değerlendirme yapılması gerekiyordu. Böyle bir çalışmanın yapılmamış olmasının, alternatif seçenekleri değerlendirme ve deniz ekosistemleri, tuzlu su bertarafı ile enerji gereksinimleri gibi kümülatif etkileri analiz etme kabiliyetini sınırladığı ifade edildi.

Projeye ilişkin birçok temel teknik parametrenin henüz kesinleşmediği, bu nedenle kararlar alınmadan önce kapsamlı bir çevresel değerlendirme yapılmasının imkansız hale geldiği kaydedildi.

Bağımsız deniz bilimcilerinden oluşan MER Laboratuvarı'nın bulgularına özellikle dikkat çekilen mektupta, hassas deniz habitatlarının varlığı nedeniyle bölgenin çok daha sıkı bir inceleme yapılmadan öne çıkarılmaması gerektiği sonucuna varıldığı aktarıldı.

Konsey, Posidonia oceanica deniz çayırları ve diğer hassas deniz tabanı ekosistemlerini işaret ederek, bunların yer seçiminde yönetilebilir bir risk olarak değil, önemli bir kısıtlama olarak ele alınması gerektiğini savundu.

Projenin ilerlemeden önce tam bir çevresel etki değerlendirmesinden geçmesi gerektiği belirtilen mektupta, çevresel ve arkeolojik açıdan hassas bir bölgede su altı boru hatları ile kıyı ve deniz çalışmalarının yapılmasının, geçici veya kolayca taşınabilir bir kurulum fikriyle bağdaşmadığı ifade edildi. Mektupta, “Bunun yerine, bu proje kara, kıyı ve deniz müdahalelerinden oluşan tek bir bütün olarak değerlendirilmelidir” denildi.

Topluluk ayrıca, Posidonia çayırları üzerindeki olası etkilerle ilgili endişelerini dile getirirken, 15 Haziran'da Tarım Bakanı Maria Panayiotou, balıkçılık, çevre ve su geliştirme daireleri yetkilileri ile halkın katılımıyla düzenlenen bir toplantıya atıfta bulundu. Mektuba göre, katılımcılar projenin “mobil tuzdan arındırma ünitesi” olarak tanımlanmasını güçlü bir şekilde sorguladı.

Bilimsel değerlendirmelerin, günlük 20.000 metreküp kapasiteli ve 40.000 metreküpe genişletilebilir bir tesisin geçici veya kolayca yeniden konumlandırılabilir olarak kabul edilemeyeceğini gösterdiği kaydedildi. Konsey, “Yetkili makamların bu tanımlamada ısrar etmesine rağmen, sunulan veriler kıyı ve deniz alanında önemli ve potansiyel olarak uzun vadeli müdahaleler içeren büyük ölçekli bir projeye işaret ediyor” dedi.

Mektupta ayrıca, bölgede belgelenmiş arkeolojik buluntuların ve arkeolojik ilgi işaretlerinin bulunmasının, planların derhal gözden geçirilmesi ihtiyacını güçlendirdiği uyarısı yapıldı. Kıyı bölgesindeki kazı çalışmaları ve müdahalelerin, doğal çevrenin yanı sıra bölgenin kültürel mirası için de “makul ve ciddi endişeler” yarattığı ifade edildi.

Topluluk konseyi, projeye karşı muhalefetin yalnızca yerel sakinlerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, konseyin tutumunun yerel halkın iradesini yansıttığını ve direnişin “evrensel, örgütlü ve kurumsal olarak ifade edildiğini” belirtti.

Konsey, mevcut konumun “çevresel olarak kabul edilemez” olduğunu düşündüğünü belirterek, Hristodulidis'ten kararın iptal edilmesi ve esaslı bir şekilde yeniden değerlendirilmesi için müdahale etmesini istedi. Ayrıca cumhurbaşkanından “mümkün olan en kısa sürede” bir görüşme talep edildi.

Gece Eğlen, Gündüz Öğren
Paylaş: