Kazakistan, Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev'in "parçalanmış" olarak nitelendirdiği küresel su gündemini merkezileştirmeyi amaçlayan, BM destekli bir Uluslararası Su Örgütü (IWO) kurulması için resmi uluslararası istişareleri başlattı.
Öneri, bu hafta Astana'da düzenlenen Bölgesel Ekoloji Zirvesi'nde (RES-2026) sunuldu.
İklim diplomasisi
Bu girişim, Astana'nın Orta Asya'daki liderlik rolünü güçlendirmeyi ve kendisini iklim ile çevre diplomasisinde otoriter bir aktör olarak konumlandırmayı amaçlayan "dışa dönük" diplomatik stratejisinin bir parçası. Bu küresel hamle, Nikolay Jumakanov'un Kazakistan'ın Kıbrıs'taki ilk yerleşik büyükelçisi olarak atanmasıyla Lefkoşa'ya da yansıdı.
22 Nisan 2026'da uluslararası gazetecilerle düzenlenen basın toplantısında konuşan Orta Asya İklim Vakfı CEO'su Yerlik Karazhan, çevre platformlarının bu geniş kapsamlı diplomatik çabalara "biraz daha renk, anlam ve önem" kattığını açıkladı.
Kazakistan'ın küresel bir otorite arayışı, çevresel travma geçmişine, özellikle de Aral Gölü felaketine dayanıyor. Dünyanın dördüncü büyük iç denizi olan Aral, onlarca yıllık su yönlendirmesinin ardından boyutunun onda birine küçüldü. Cumhurbaşkanı Tokayev bu trajediyi "sürdürülebilir olmayan politikaların sonuçlarının çarpıcı bir hatırlatıcısı" olarak tanımladı. Dr. Karazhan, basın toplantısında ulusların bu tür iklim baskılarına dayanabilmeleri için birleşmeleri gerektiğini belirtti. "Bu mücadeleyi verebilmek, iklim değişikliğine uyum sağlamak ya da nedenlerini azaltmak için bir araya gelmeniz, bir ağaç olmanız gerekiyor" dedi ve bölgesel ile küresel hayatta kalma için gereken kolektif güce atıfta bulundu.
Zirvenin genel oturumunda konuşan Cumhurbaşkanı Tokayev, "başarıları gösterme zamanı sona erdi; çözüm üretme zamanı geldi" diye vurguladı. Küresel iklim hedeflerine ulaşılsa bile Orta Asya'nın 2 ila 2,5°C sıcaklık artışı yaşayacağını öne sürdü. Suyunun yüzde 70'ini dış kaynaklardan sağlayan Kazakistan, IWO'yu küresel su yönetiminin artık "seçmece bir platform" olmamasını garanti altına almak için mekanik bir gereklilik olarak görüyor.
Kıbrıs'taki durum
Astana'da tespit edilen sorunlar, Kıbrıs'taki su kriziyle örtüşüyor. Adadaki baraj rezervleri yılın başlarında yüzde 14'e kadar düşmüş olsa da Mart ve Nisan başındaki yağışlar durumu önemli ölçüde iyileştirdi ve seviyeler kapasitenin yaklaşık yüzde 38'ine yükseldi. Bu mevsimsel toparlanmaya rağmen Kıbrıs Cumhuriyeti, "trajik" kıtlığa geri dönüşü önlemek için uzun vadeli dayanıklılığa odaklanmaya devam ediyor. Hükümet, öngörülemeyen yağışlara olan tarihsel bağımlılığını azaltmak için 2026 yılı sonuna kadar 12 tuzdan arındırma tesisi kurma planlarını sürdürüyor.
Kıbrıs gibi su kıtlığı çeken ülkeler, önerilen IWO aracılığıyla ileri su tasarrufu teknolojilerinin kurumsallaşmış transferinden fayda sağlayabilir. Şubat 2026'da Kıbrıs Ekonomi ve Rekabetçilik Konseyi'nin yaptığı bir araştırma, kuraklık ve su kıtlığını Kıbrıs ekonomisinin karşı karşıya olduğu en ciddi risk olarak belirledi.
Dr. Karazhan, bu tür krizlerin çözümünün genellikle "su verimliliğini artırmakta" yattığını söyledi ve "teknoloji transferinin büyük bir yardım hikâyesi olabileceğini" ekledi. Bu durum, suyun yaklaşık yüzde 40'ının eskiyen dağıtım şebekeleri nedeniyle musluk başına ulaşmadan kaybedildiği Kıbrıs için özellikle geçerli.
Kıbrıs hükümeti 2026 yılı için tuzdan arındırılmış suya 140 milyon Euro ayırmış olsa da bu teknik dönüşüm yurt içinde dirençle karşılaştı. Mazotos'ta sakinler, çevresel şeffaflık eksikliğini ve tuzlu su deşarjının koruma altındaki Posidonia oceanica deniz çayırları üzerindeki etkisini gerekçe göstererek mobil tuzdan arındırma ünitelerinin kurulumunu protesto etti. Ekolojik risklerin ötesinde topluluk, yüksek elektrik talebinin su güvenliğini artan enerji fiyatlarına karşı savunmasız bıraktığına dikkat çekerek "su için enerji" takasını vurguladı.
Kazak girişiminin başarısı artık 2026 BM Su Konferansı öncesinde Abu Dabi'de geniş bir koalisyon oluşturulmasına bağlı. Dr. Karazhan'ın vurguladığı gibi, çevre sorunları "siyasi sözlere saygı duymaz" ve bilimsel, çok taraflı bir yaklaşım ileriye dönük tek uygulanabilir yol olabilir.