İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, karşılıklı soykırım ve devlet destekli terörizm suçlamaları yönelterek iki ülke arasındaki diplomatik gerginliği keskin biçimde tırmandırdı.
Kriz, Erdoğan'ın ABD ile İran arasındaki iki haftalık ateşkese temkinli yaklaşmasıyla başladı. Netanyahu, eski adıyla Twitter olan X platformu üzerinden Türk liderin Tahran ile ilişkilerini ve Kürt nüfusa yönelik tutumunu hedef aldı.
Netanyahu, "Liderliğim altındaki İsrail, İran terör rejimi ve müttefikleriyle mücadeleye devam edecektir. Erdoğan ise onlara yardım ediyor ve Kürt vatandaşlarını katliamdan geçiriyor" dedi.
Bu atışma, Erdoğan'ın Washington ile Tahran arasındaki kırılgan ateşkesi "provokasyonların" bozabileceği uyarısının ardından geldi. Türk lider, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde geçici ateşkesin kalıcı bir barışa dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Ankara cephesinde gerilim daha da arttı. Yetkililer Netanyahu'yu siyasi varlığını bölgesel kaosa borçlu olan bir "suçlu" olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Burhanettin Duran, İsrail liderinin "Gazze'de soykırım işlerken" çaresizlik içinde Türkiye'ye saldırdığını söyledi.
Söz düellosu, İstanbul savcılığının simgesel bir hamlesine denk geldi. Savcılar, Netanyahu ve üst düzey İsrailli bakanlar hakkında binlerce yıl hapis cezası talep etti. Suçlamalar, geçen yaz "Özgürlük Filosu" yardım konvoyunun durdurulmasıyla ilgili.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da tartışmaya katılarak Erdoğan'ı "kâğıttan kaplan" olarak nitelendirdi ve "göstermelik davalar" yürüttüğünü iddia etti.
Katz, "Kürtleri katleden bir Müslüman Kardeşler üyesi, Hamas müttefikleriyle savaşarak kendini savunan İsrail'i soykırımla suçluyor" diyerek Türk Cumhurbaşkanı'na "sessiz kalmasının daha iyi olacağını" önerdi.