1974 yılının 15 Temmuz darbesi sırasında sekiz yaşındaki oğulları ve büyükanneleri vurularak öldürülen bir aile, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, bu cinayetlerin 50 yılı aşkın süredir hâlâ kanayan bir yara olduğunu söyledi.
Sekiz yaşındaki Stavros Pidias ve 62 yaşındaki büyükannesi Margarita Theodorou, Limasol'un Ayios Ioannis bölgesinde, evlerinin önünde, polis karakolu yakınında çıkan silahlı çatışma sırasında hayatını kaybetti. Stavros, Limasol 4. İlkokulunda çok iyi bir öğrenciydi ve pilot olma hayali kuruyordu.
Kıbrıs Haber Ajansı'na konuşan Stavros'un kuzeni Spyros Christodoulou ve torunu Georgia Theodorou, tanık oldukları olayları ve bunun aile üzerinde bıraktığı kalıcı etkiyi anlattı. Georgia, "Bence bu hikâyenin duyulması gerekiyor" dedi. Georgia, trajediden bu yana her Temmuz ayında babasının siyah giydiğini belirtti.
Aile, Margarita'nın Milos Caddesi'ndeki evinde kahvaltı için toplanmıştı ki yakınlarda çatışma başladı. Büyükanne Margarita, kocasının ölümünden sonra Baf'ın Eledio köyünden Limasol'a taşınmıştı.
Spyros'un anlattığına göre, babası ve amcası daha önce polis karakolunu savunmak için silah almaya gitmiş, ancak verilen silahların çok eski olduğuna karar vererek eve dönmüştü. Saat 09:30 sıralarında Soranu Caddesi'nde bir askeri cip belirdi ve polis karakoluna yöneldi. Araçtakilerin askeri kıyafet giydiğini söyleyen Spyros, polis karakolundan ateş açıldığını ve mermilerin büyükannesinin evine ile babasının arabasının camına isabet ettiğini anlattı.
"Verandada olan hepimiz yere yattık" diyen Spyros, büyükannesi ve küçük kuzeninin evin içindeyken kurşunlarla vurulduğunu anlattı. Stavros başından aldığı kurşunla ağır yaralanırken, Margarita kalbinden ve göğsünden vurularak hayatını kaybetti. Stavros'un annesi Nafsika da kolundan yaralandı.
Spyros, "Kuzenimi kollarımda tutuyordum ve ona bağırıyordum: 'Stavros, sana ne oldu, Stavros, uyan'" dedi. "Gözleri açıktı, elleri ve ayakları titriyordu." Stavros'un annesi Athinoula'nın karşıdaki eve geçip polis karakolundan ateş edenlere bağırdığını da ekledi.
Aile, çatışma sırasında ambulansın eve ulaşamadığını ve cesetlerin daha sonra silahlı kişiler tarafından Limasol hastanesinden alındığını söyledi. Cesetlerin nerede olduğu, yaklaşık 10 gün sonra Ayios Nikolaos kilisesinden bir rahibin aileye haber vermesiyle ortaya çıktı. Rahip, ikilinin planlanan toplu mezardan ayrı olarak gömüldüğünü söyledi.
Georgia, çocukluğunun en güçlü anılarından birinin, çatışmanın ardından eve dönmek olduğunu söyledi. "O gün yaşananlar bizi paramparça etti" diyen Georgia, akrabalarının duvarlardaki ve tavandaki kanı temizlemek zorunda kaldığını anlattı. O geceyi perdeleri kapatıp masaların üzerinde uyuyarak geçirdiklerini, silah sesleri ve sirenler duyduklarını belirtti.
Aile, cinayetlerle ilgili olarak hiçbir zaman psikolojik destek ya da resmî bir açıklama alamadıklarını belirtti. Georgia, "Artık çok geç. Adalet mi isteyelim? Bu kişilerin kim olduğunu biliyoruz, büyüyünce sorup öğrendim, ama diğer polis memurlarının neden onları durdurmadığını asla öğrenemedik" dedi.
2015 yılında aile, Baf'ın Eledio köyünde Stavros Pidias ve Margarita Theodorou'nun büstlerinin bulunduğu bir anıt diktirdi ve her yıl burada anma töreni düzenleniyor. İklinin isimleri ayrıca Limasol'daki Ayios Nikolaos kilisesinin karşısında bulunan Şehitler Anıtı'nda da yer alıyor.