Güneyde orman yangınlarının ardından doğanın toparlanma sürecinin sanılandan daha uzun sürdüğü ortaya çıktı. Orman idaresi yetkilisi Kyriakou, yangın sonrası iyileşmenin on yıllar, hatta bazı durumlarda yüzyıllar alabildiğini belirtti. Kyriakou, yangınların biyolojik çeşitlilik üzerinde kalıcı etkiler bıraktığını ve bazı bölgelerin yeniden olgun ormanlara dönüşmesinin on yıllar hatta yüzyıllar sürebileceğini vurguladı.
Yetkili Kyriakou, orman ekosistemlerinin yangın gibi büyük yıkımların ardından eski haline dönmesinin hiç de kolay olmadığını vurguladı. Doğal dengenin yeniden kurulmasının uzun bir zaman ve sabır gerektirdiğine dikkat çeken Kyriakou, bu sürecin on yıllarca, hatta bazı hassas ekosistemlerde yüzyıllarca sürebileceğini kaydetti. Yangın sonrası ekosistemin özellikle savunmasız olduğunu belirten Kyriakou, iyileşme süresinin yangının türüne, şiddetine, insan müdahalesine ve hava koşullarına bağlı olduğunu söyledi.
Kyriakou, orman yangınlarının ardından en erken ve en acil tehditlerden birinin yağmur ve rüzgar kaynaklı toprak erozyonu olduğunu belirtti. Bu sorunu daha da kötüleştiren heyelan riskinin önemli ölçüde arttığını, verimli üst toprağın kaybının ise ormanın uzun vadeli iyileşmesini yavaşlattığını ifade etti. Bitki örtüsünün yok olmasının, toprağın yağmur suyunu emme yeteneğini ortadan kaldırdığını ve bunun ekolojik bir zincirleme reaksiyona yol açtığını; hayvanların besin kaynaklarını, barınaklarını ve üreme alanlarını kaybederek başka bölgelere göç etmek zorunda kaldığını, aynı zamanda tohumları yayan hayvan ve kuşlara bağlı olan ormanın doğal yenilenmesini engellediğini ekledi.
Orman yangınlarının bölgenin biyolojik çeşitliliği üzerindeki etkisinin yanı sıra yerel toplulukları, turizmi ve tarımı da etkilediğini belirten Kyriakou, büyük miktarlarda karbondioksit salınımıyla hava kalitesini düşürdüğünü, ağaç kaybının ise ormanın karbon tutma kapasitesini azaltarak iklim değişikliği üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Bölge üzerindeki ciddi etkiye rağmen Kyriakou, orman idaresinin doğal çevreye müdahalesini en aza indirmeye çalıştığını ve ormanların doğal yenilenme mekanizmalarına güvendiğini belirtti. Her devlet ormanındaki yangından sonra yerel orman yetkililerinin bir yönetim planı hazırladığını, bu planın onaya sunulduğunu ve her alanın nasıl restore edileceğini belirlediğini, ancak bunun özel araziler için geçerli olmadığını, çünkü idarenin mal sahibinin açık talebi olmadan özel arazilere müdahale edemediğini vurguladı.
Kyriakou, "Talep edildiğinde, mal sahiplerine yardım etmek için yanlarında duruyoruz" dedi ve ilgili destek planlarının bulunduğunu ekledi. Kış aylarında duyurulan İklim İçin Dikim planına atıfta bulunan Kyriakou, bu planın temel ağaç ve çalı türlerinin ücretsiz sağlanmasını öngördüğünü ve binlerce bitkinin topluluklara ve bireylere tedarik edildiğini söyledi. Plana göre, dikimler kamuya açık veya özel alanlarda yapılabiliyor; 50'den fazla bitki için başvuru yapılması durumunda ise bir dikim planı gerekiyor.
Haberle birlikte paylaşılan ve Pirkagia ile Klavdia bölgelerine ait olduğu belirtilen fotoğraflar, yangın sonrası ormanlık alanlarda yaşanan tahribatı ve uzun soluklu iyileşme ihtiyacını gözler önüne seriyor. Yetkililer, ormanların korunması ve yangınlara karşı alınacak önlemlerin, bu çok uzun sürecek sürecin önüne geçmek adına hayati önem taşıdığının altını çiziyor.