Polis Genel Müdürü Themistos Arnaoutis, Meclis İnsan Hakları ve Fırsat Eşitliği Komitesi'nde, "Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet sorunu sandığımızdan çok daha büyük" dedi. Komite, Limasol'da bir hafta önce yaşanan kadın cinayeti girişiminin ardından Pazartesi sabahı acil olarak toplandı. Söz konusu olayda bir polis memuru eşini vurmuş, kadın ağır yaralı olarak hastanede tedavi altına alınırken fail intihar etmişti. Bu olaydan birkaç gün önce ise 38 yaşındaki bir kadın ve 58 yaşındaki annesi, kadının eski eşi tarafından ağır şekilde yaralanmıştı.
Arnaoutis, sorunun boyutunu gösteren rakamları paylaştı: 2021'den 2026'ya kadar 18 bin 409 aile içi şiddet şikayeti kaydedilirken, yalnızca 3 bin 674 tutuklama, 2 bin 858 uzaklaştırma kararı ve 373 mahkeme kararı çıkarıldı. Polis verilerine göre 2020 ile 2025 yılları arasında Kıbrıs'ta toplam 17 kadın cinayeti yaşandı.
Komite Başkanı Christos Christofides'in her altı failden yalnızca birinin tutuklandığını belirtmesi üzerine Arnaoutis, "bazı olaylarda tutuklamaya gerek olmadığı" yanıtını verdi.
Polis Genel Müdürü, aile içi şiddet mağdurlarına anında yardım sağlayan ELPIS uygulamasına ilişkin ise 457 kayıtlı kullanıcı bulunduğunu ve şu ana kadar uygulama üzerinden 27 şikayette bulunulduğunu söyledi.
Arnaoutis, son altı yıldaki kadın cinayetlerine ilişkin şu rakamları verdi: 2020'de 3 mahkumiyetle 5 kurban; 2021'de 4 mahkumiyetle 5 kurban; 2022'de 2 mahkumiyetle 2 kurban; 2023'te faili aranan 1 kurban; 2024'te soruşturması devam eden 1 kurban; 2025'te ise soruşturması süren 3 kurban.
Polisin Kırılgan Kişiler biriminin başkanı Eleni Nikolaou, polisin her yıl yaklaşık 3 bin aile içi şiddet şikayeti aldığını söyledi. Vakaların yüzde 45'inde ceza dosyası açıldığını ve bunların yüzde 75'inin mahkemeye sevk edildiğini belirtti.
Sosyal Refah Hizmetleri Müdürü Maria Kyratzi ise Kadın Evi'ne ilişkin rakamları açıkladı. 2022'de 277, 2023'te 237 ve 2024'te 236 mağdurun Kadın Evi'ne yönlendirildiğini aktaran Kyratzi, evin 2020'den beri Lefkoşa'da hizmet verdiğini ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
SPAVO'nun bilimsel direktörü Andri Andronikou, her yıl 3 binden fazla aile içi şiddet vakası kaydedildiğini açıkladı. 2025 yılında yardım hattına aile içi şiddetle ilgili 110 çağrı geldiğini, SMS, canlı sohbet ve merkezi e-posta yoluyla 20 ek talep alındığını belirtti. SPAVO'nun halihazırda 17 hizmet ve program yürüttüğü, 2025 yılında 1440 yardım hattına yaklaşık 6 bin çağrı geldiği kaydedildi.
Andronikou, danışmanlık hizmetinin ayda 7 kadın mağdura destek sağladığını ve yılı 374 vakayla kapattıklarını ifade etti. Barınma evlerinin ise 30'u kadın ve 34'ü çocuk olmak üzere ayda yaklaşık 64 mağdura baktığını kaydetti.
Andronikou ayrıca, Kıbrıs'ın, mahkemelerin fail hakkında uzaklaştırma kararı vermeden önce Sosyal Refah Hizmetleri'nden fail için konut bulmasını talep eden tek Avrupa Birliği ülkesi olduğunu eleştirdi.
Yetkililerin yıllar içinde sorunu ele almak için çeşitli adımlar attığı belirtildi. Adalet Bakanlığı bünyesinde kadına yönelik şiddeti önleme ve mücadele birimi kurulduğu, yaklaşık 200 kamu görevlisinin özel eğitimden geçtiği ve yakında 100 polis memurunun daha bu eğitimi alacağı ifade edildi. 2024 yılında yapılan yasa değişikliğiyle toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağdurlarının adli yardımdan yararlanabilmesi de önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Polis Memurlarına Psikometrik Test Yapılmıyor
Polis Genel Müdürü'nün, Limasol'deki son olayın ardından gündeme gelen, polis memurlarına sadece ilk işe alımda psikometrik test yapıldığı, silah taşımak için ise bu testin yapılmadığı yönündeki açıklaması büyük yankı uyandırdı.
Arnaoutis bu uygulamadan uzak olduğunu belirterek bunun yapılması gerektiğini söyledi. Polisin, şiddet şikayetinin olduğu her durumda, ister av tüfeği ister başka bir silah olsun, silahları almaktan çekinmediğini, bazı memurların silahlarını gönüllü olarak teslim ettiğini belirtti.
Adalet Bakanı Costas Fytiris ise Bakanlığın polisle iş birliği içinde, silah taşıyan polis memurlarına her üç yılda bir psikometrik test yapılması için yasal düzenleme yapmayı planladığını söyledi. "Niyetimiz bunu mümkün olan en kısa sürede gündeme getirmek çünkü konuyu son derece ciddi buluyoruz" dedi.
Fytiris, Kıbrıs'ın yasal açıdan çok iyi bir seviyede olduğunu ancak önleme mekanizmalarının iyileştirilmesi gerektiğini kabul etti. "Polisle iş birliği içinde, bir şikayet aldığımız andan itibaren en kısa sürede yanıt vermeye odaklanacağız" diye konuştu.
Bakan, davaların karara bağlanması ve cezaların uygulanmasına öncelik verilmesi gerektiğini belirterek bu konuda Hukuk Servisi ve yürütme yetkisiyle temasa geçeceğini söyledi. Limasol'deki olay yerine ait görüntülerin sızmasıyla ilgili olarak soruşturma talimatı verildiğini belirten Fytiris, "bu tür olaylar suç sayılmalı" diye ekledi.
Bakan, Kıbrıs'ın halihazırda üst düzey bir yasal çerçeveye sahip olduğunu ancak GREVIO'nun gözlemlerine dayanarak bazı değişikliklerin yapılması gerektiğini söyledi. Bakanlığın, polis ve diğer ilgili birimlerle iş birliği içinde uygun şekilde eğitilmiş personelle "minimum sürede" yanıt vermeye odaklanacağını, kamuoyu bilinçlendirmenin de bir diğer kilit konu olduğunu ekledi.
Adalet Bakanı, en kısa zamanda bir koordinasyon veri tabanı oluşturulmasını inceleyeceğini taahhüt etti. Kıbrıs Barolar Birliği temsilcisi Alexia Kountouri, 2021'de Ergates'teki çifte cinayetin ardından bir koordinasyon veri tabanı oluşturulmasına karar verildiğini ancak bunun beş yıl sonra hala beklemede olduğunu söyledi. Fytiris "hiçbir mazeret yok, konuyu en kısa sürede inceleyeceğime söz veriyorum. Kamu sektöründe irade olduğunda işler hızlı ilerleyebilir" dedi.
Eylül'de Yeni Toplantı
İnsan Hakları Komitesi, durumu ve konuyla ilgili yapılan çalışmaları yeniden değerlendirmek üzere Ağustos sonu veya Eylül başında yeniden toplanacak.
Komite Başkanı Christos Christofides, tartışmanın belirli davalar için cezai sorumluluk atamayı amaçlamadığını ancak devletin bir can kaybı yaşanmadan önce şiddeti önleyecek mekanizmalara sahip olup olmadığını incelemeyi hedeflediğini söyledi. "Her kadın cinayeti girişimi kritik bir soruyu gündeme getiriyor: Devlet daha erken müdahale edebilir miydi? Belki de daha önemli olan soru şu: Bir kadının ölümcül bir tehlikede olduğunu zamanında fark edebilecek bir devleti nasıl organize ederiz? Önlemenin gerçek anlamı budur. Kıbrıs Cumhuriyeti'nin onayladığı İstanbul Sözleşmesi son derece açıktır. Devletin yükümlülüğü suç işlendiğinde başlamaz. Çok daha önce başlar" dedi.