Avrupa İlaç Ajansı (EMA), geçtiğimiz Cuma günü bazı yaygın kullanılan doğum kontrol ilaçlarının güvenli kullanımına ilişkin yeni bir kılavuz yayımladı. Bu karar, EMA'nın Farmakovijilans Risk Değerlendirme Komitesi'nin (PRAC) yeni bilimsel kanıtları değerlendirmesinin ardından alındı.
Değişiklikler, desogestrel veya etonogestrel maddelerini içeren doğum kontrol yöntemlerini kapsıyor. PRAC, bu maddelerden birini içeren doğum kontrol haplarının bir yıldan uzun süre kullanılmasının, beyin ve omuriliği çevreleyen dokuda gelişen bir tümör türü olan menenjiyom riskinde küçük bir artışa yol açtığı sonucuna vardı.
Menenjiyom çoğu durumda iyi huylu bir tümör olsa da, boyutuna ve konumuna bağlı olarak ciddi nörolojik sorunlara neden olabiliyor.
EMA, genel riskin çok düşük olduğunu vurguladı. Mevcut verilere göre, bu ilaçları kullanan 67 bin 300 kadından yaklaşık birinde ek bir menenjiyom vakası görülebileceği tahmin ediliyor. Yeni tavsiyeler doğrultusunda, desogestrel veya etonogestrel içeren doğum kontrol haplarının, menenjiyomu olan veya daha önce bu tümörü geçirmiş kadınlarda kullanılması artık kontrendike olarak kabul ediliyor.
Doktorlardan ayrıca tedaviye başlamadan önce her hastanın geçmişini değerlendirmeleri isteniyor. Özellikle daha önce menenjiyom riskini artırdığı bilinen diğer progestojenlerin kullanılıp kullanılmadığına bakılması gerekiyor. Tedavi sırasında menenjiyom tanısı konulması halinde ilaç derhal kesilmeli.
Tıbbi değerlendirme gerektiren belirtiler
EMA'nın ilgili komitesi, bu doğum kontrol haplarını kullanan kadınların menenjiyomla ilişkili olabilecek belirtiler konusunda bilgilendirilmesini öneriyor. Bu belirtiler şunları içeriyor:
- Görmede değişiklikler
- İşitme kaybı veya kulak çınlaması
- Koku kaybı
- Geçmeyen veya kötüleşen baş ağrıları
- Hafıza sorunları
- Nöbetler
- Kol veya bacaklarda güçsüzlük
Bu tür belirtilerin ortaya çıkması mutlaka menenjiyom olduğu anlamına gelmiyor, ancak tedaviyi yürüten doktor tarafından acilen değerlendirilmesi gerekiyor.
EMA, yeni tavsiyelerin bu ilaçların olumlu fayda-risk dengesini değiştirmediğini belirtti. Ajansın açıklamasına göre amaç, doktorlar ve hastalar için bilgileri iyileştirerek tedavi kararlarının en güncel bilimsel kanıtlara ve her hasta için bireyselleştirilmiş risk değerlendirmesine dayanarak alınmasını sağlamak.