Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Umman, Basra Körfezi'nde mahsur kalan ticari gemileri ve 11 binden fazla denizciyi bölgeden tahliye etmek amacıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçen geçici deniz yollarını trafiğe açtı. IMO sözcüsü Çarşamba günü yaptığı açıklamada, gemilerin bu plan kapsamında geçişlere zaten başladığını doğruladı.
Bu operasyon, 28 Şubat'ta başlayan çatışmaların ardından dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından birinde aylarca süren aksamaların yaşandığı bir dönemde, İran ile ABD arasında bir ateşkes çerçevesi üzerinde anlaşılmasının ardından hayata geçirildi.
IMO ve piyasa tahminlerine göre, aralarında 100'e kadar petrol tankeri de bulunduğu 500 ila 600 gemi Körfez içinde mahsur kalmış durumda. Son haftalarda ABD ordusu da gemilerin boğazdan çıkmasına yardımcı olmak için bir operasyon başlatmıştı.
LSEG gemi takip verilerine göre, son 12 saat içinde en az iki kuru yük gemisi ve bir kargo gemisi bu şema kapsamında boğazı geçti. Ayrıca, ikisi Asya'ya yönelen ve 5 milyon varil ham petrol taşıyan üç mahsur kalmış tanker de boğazdan çıkış yaptı. LSEG ve MarineTraffic verilerinin Reuters analizine dayanarak yaptığı açıklamaya göre, çoğu kuru yük, kargo ve konteyner gemisi olmak üzere en az 35 küçük gemi ile beş petrol tankeri ve römorkör da boğazdan geçiş için hazırlanıyor.
IMO'nun planına göre tahliye işlemi; İran, Umman, bölgedeki diğer kıyı devletleri, ABD ve denizcilik sektörünün işbirliğiyle yürütülecek. Gemiler, kuzeyde İran sularından, güneyde ise Umman ve ABD koordinesindeki sulardan geçen iki geçici güzergahı kullanacak. Umman Ulusal Hidrografi Ofisi'nin 23 Haziran tarihli uyarısında, normalde boğazdan geçişi sağlayan mevcut Trafik Ayırma Sistemi'nin denizcilik ve güvenlik kaynaklarına göre mayın riski nedeniyle mevcut koşullarda kullanıma uygun olmadığı belirtildi.
Güney güzergahı için bekleme alanları, koordinatlar ve iletişim protokolleri gibi detaylı talimatlar yayımlanırken, kuzey geçişi için İran makamlarından ek talimatlar bekleniyor. İngiliz denizcilik risk yönetimi grubu Vanguard, bu çerçevenin boğazdaki denizcilik güvenliğinin bozulması ve artan çarpışma riskleri endişeleri nedeniyle geliştirildiğini belirtti. Vanguard, gemi hareketlerinin güvenlik, emniyet veya denizdeki askeri çatışmaların önlenmesi amacıyla herhangi bir anda askıya alınabileceği uyarısında bulundu.
Tahliye süreci kademeli olarak işleyecek. Gemilere aynı anda ayrılma izni verilmek yerine, her gemiyle ayrı ayrı iletişime geçilerek belirli bir geçiş günü atanacak. Umman'ın bildirisinde gemilerin AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) cihazlarını açık tutması şart koşulsa da, bazı gemilerin AIS sinyallerindeki büyük kesintiler veya hareketlerini gizleme girişimleri nedeniyle tespit edilemediği belirtiliyor.
Kpler analizine göre, son günlerde diğer Hürmüz trafiği de artış göstererek günlük ortalama 25 gemiyi aştı; ancak bu rakam, çatışmalar öncesi günlük ortalama 125 gemilik seyirlerin hala çok altında. Öte yandan, IMO çerçevesi Körfez'e petrol yükü almak üzere girecek gemileri kapsamıyor. Gemi mevcudiyetindeki darlık ve yüzen mayınlar gibi güvenlik endişeleri nedeniyle petrol tankeri navlun oranları son günlerde sert bir şekilde yükseldi.
IMO Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, örgütün tahliyeyi desteklemek için gerekli güvenlik garantilerini sağladığını açıkladı. Dominguez, çatışmalar sırasında hayatını kaybeden 14 denizciyi de anarak, küresel ticarete yaptıkları hizmetin unutulmayacağını sözlerine ekledi.
Bu gelişme denizcilik sektörü için önemli bir adım olsa da, durum Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılmasından ziyade, kontrollü bir tahliye süreci olarak nitelendiriliyor. Gemi sahipleri ve kaptanlar için sorumluluk da ortadan kalkmış değil; her gemi sahibi ve kaptanın denize açılmadan önce bağımsız bir risk değerlendirmesi yapması gerektiği hatırlatıldı. Şimdilik öncelik net: Mürettebatı ve gemileri güvenli bir şekilde bölgeden çıkarmak, yeni olayların önüne geçmek ve küresel ticaretin en hassas deniz koridorlarından birinin yeniden bir krize sürüklenmesini engellemek.