Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da binlerce kişi, soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan müebbet hapis cezası çekerken geçen hafta hayatını kaybeden eski Bosnalı Sırp General Ratko Mladic için bir araya geldi. 1990'dan bu yana ülkedeki en büyük cenaze törenlerinden biri olan etkinlik, Avrupa Birliği (AB) yetkililerinden sert tepkiler çekerken, Bosna'da savaşın acı hatıralarını yeniden gün yüzüne çıkardı.
Pazartesi sabahı, Bosna'dan ve Sırbistan'ın çeşitli kasabalarından ücretsiz otobüslerle gelen kalabalıklar, Sırp bayrakları ve Mladic'in geleneksel askeri şapkasıyla çekilmiş fotoğraflarıyla kilisenin önüne akın etti. Mladic'in tabutu, üniformalı silahlı askerler tarafından çevrildi ve bir bando takımı eşliğinde, ismini haykıran kalabalıkların arasından sokaklarda taşındı. Tabutun etrafında Sırbistan ve Bosna'dan gelen, çoğunluğu savaş gazilerinden oluşan altı erkek nöbetleşe nöbet tuttu.
Törene, katılmayacağını açıklayan Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic'in oğlu Danilo'nun yanı sıra Savunma Bakanı Bratislav Gasic ve Adalet Bakanı Nenad Vujic de katıldı. Cenazeye saygı duruşunda bulunmak için Prijepolje'den gelen 34 yaşındaki Djordje, "O bir kahraman. Harika bir askeri stratejistti" dedi. Belgrad sakinlerinden Jovan Vincic ise "Zaman gösterecek, zaman en iyi yargıçtır ve kimin ne olduğunu o gösterecek" ifadelerini kullandı.
Törendeki resmi destek ve üst düzey Sırp yetkililerin varlığı, AB'den sert tepki çekti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X platformundan yaptığı paylaşımda cenazedeki kalabalığın görüntülerinin "şok edici" olduğunu belirterek, "Bazı üst düzey Sırp yetkililerin cenazeye katılımı derin bir hayal kırıklığı yaratıyor. Bu durum, Avrupa'nın yakın tarihindeki karanlık bir yüzleşme başarısızlığını gösteriyor ve Sırbistan'ın AB yolundaki değerleriyle çelişiyor" dedi. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa da bu görüşleri yankılarken, bir AB sözcüsü "Savaş suçlularının yüceltilmesi, soykırımın inkarı ve revizyonizm en temel Avrupa değerleriyle çelişmektedir ve AB'de veya aday ülkelerde yeri yoktur" açıklamasını yaptı.
Mladic'in ölümü, Yugoslavya'nın dağılmasıyla Balkanlar'da patlak veren etnik çatışmalara uzanan güçlü duyguları yeniden alevlendirdi. Birleşmiş Milletler Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Mladic'i, BM güvenli bölgesi Srebrenitsa'da yaklaşık 8 bin Boşnak Müslüman erkek ve çocuğun öldürülmesinden dolayı soykırımdan suçlu bulmuştu. Mladic, ayrıca yaklaşık 10 bin kişinin hayatını kaybettiği 43 aylık Saraybosna Kuşatması'ndan dolayı da mahkum edilmişti.
Saraybosna'da ise cenaze töreni, savaşın acı hatıralarını yeniden depreştirdi. Bosna Hersek'in Boşnak-Hırvat Federasyonu'ndaki telekomünikasyon şirketleri, cenaze törenini ve korteji canlı yayımlayan iki Bosnalı Sırp televizyonunun sinyalini kesti. Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konakovic, Sırbistan'ın cenazeyi yürütme biçimi, askeri eskort ve hükümet yetkililerinin katılımını protesto etmek amacıyla Belgrad Büyükelçiliğindeki büyükelçi ve konsül hariç tüm personeli geri çekeceklerini duyurdu.
Saraybosna Kuşatması sırasında Mladic komutasındaki güçlerin attığı bir el bombasıyla 9 yaşındaki oğlunu kaybeden emekli eczacı Zdravka Gvozdjar, "Orada bunların yaşanması gerçekten çok korkunç, çünkü buna karşı çıkan normal insanlar olduğunu biliyorum" dedi. Gvozdjar sözlerini şöyle sürdürdü: "Mladic sadece hafızalardan tamamen silinmeyi hak ediyordu, bir kahraman olarak yüceltilmeyi değil. O, sadece bir kasap olarak hatırlanmalı."
Sırp Ortodoks Kilisesi Patriği Porfirije tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Mladic, 1994 yılında hayatını kaybeden kızının yanına, yakındaki bir mezarlığa defnedildi.