Eski Ukraynalı tutuklular ve Ukrayna yetkilileri, Pazartesi günü Rusya'yı savaş esirlerini ve sivil tutukluları sistematik olarak işkenceye tabi tutmak, dış dünyayla bağlantılarını keserek alıkoymak, dövmek, elektrik şokları uygulamak ve cinsel istismara uğratmakla suçladı. Binlerce kişi hâlâ esaret altında.
Rusya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gayriresmi toplantısında ortaya atılan iddiaları reddetti. Rusya'nın BM Nezdindeki Yardımcı Temsilcisi Maria Zabolotskaya, bu suçlamaları "bir dezenformasyon kampanyası" olarak nitelendirdi ve Ukrayna'daki Rus esirlere de "işkence, aşağılama, manevi ve fiziksel taciz" uygulandığını öne sürdü.
Hâlâ Ukrayna ordusunda aktif görev yapan Khuan Alberto Levya Garsiya, Rus birliklerinin kendisini bin 183 günlük esaret süresince akla gelebilecek her türlü işkenceye tabi tuttuğunu anlattı.
“Evet… İşkence gördüm,” dedi BM toplantısının ardından gazetecilere. “Bir insana zarar vermek ve onu aşağılamak için aklınıza gelebilecek her şeyi zorla yaptılar. Sadece sözlü değil, fiziksel taciz, günlük dayak, elektrik çarpması, eksi derecelerde aşırı ve yorucu egzersizler, cinsel istismar… Bir insanı zihnen çökertmek için uygulanabilecek ne varsa hepsi bana ve silah arkadaşlarımın çoğuna uygulandı.”
Garsiya hayatta kaldığı için şanslı olduğunu, ancak iki arkadaşının Donetsk bölgesindeki gözaltı merkezlerinde dövülerek öldürüldüğünü belirtti. Tutukluların "yeterli koşulları olmayan tıklım tıklım dolu kışlalarda" tutulduğunu, "neredeyse tüm savaş esirlerinin dizanteri hastası olduğunu" ve birçok kişinin açlık çektiğini BM toplantısında dile getirdi.
Kübalı bir babaya sahip Ukraynalı Garsiya, gardiyanların özellikle Latin ismi nedeniyle onu hedef aldığını ve kendisini "paralı asker ve Amerikan casusu" olmakla suçladığını aktardı.
2024 yılında bir esir takasıyla serbest bırakılan Kırım Tatarı aktivist Leniie Umerova, Kırım'da ağır hasta olan babasını ziyaret etmeye çalışırken gözaltına alındığını belirtti.
"Baskı atlıkarıncası" olarak nitelendirdiği yedi farklı gözaltı tesisi arasında nakledildiğini anlatan Umerova, Rusya'yı esaret altındaki Ukraynalılara işkence uygulamakla suçladı.
Ukrayna hükümetinin Savaş Esirleriyle İlgili Koordinasyon Merkezi'nden Oleg Gushin, Ukraynalı esirlerin gözaltında "öldürüldüğünü ve işkence gördüğünü" ifade etti.
Kiev'in Rusya'da ve işgal altındaki Ukrayna topraklarında 300'den fazla gözaltı yeri belirlediğini aktaran Gushin, takaslarla 9 binden fazla Ukraynalının geri getirilmiş olmasına rağmen "binlerce" kişinin hâlâ Rus esaretinde bulunduğunu kaydetti.
Ukrayna'nın Maslahatgüzarı Volodymyr Pavlichenko, Rusya'nın esirlere yönelik muamelesi karşısında daha fazla uluslararası baskı kurulması ve hesap sorulması çağrısında bulundu.
“YAYGIN VE SİSTEMATİK”
BM İnsan Hakları Yardımcı Genel Sekreteri Claudia Fuentes Julio, BM izlemelerinin "Rusya Federasyonu yetkilileri tarafından Ukraynalı savaş esirlerine ve sivil tutuklulara yönelik yaygın ve sistematik işkence ile kötü muamelenin, cinsel şiddet de dahil olmak üzere devam ettiğini" ortaya koyduğunu belirtti.
Şubat 2022'den bu yana BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi, esaretlerinin başında 129 Ukraynalı savaş esirinin infaz edildiğini ve işkence, tıbbi bakımdan mahrum bırakma ya da diğer insanlık dışı gözaltı koşulları sonucu 48 kişinin gözaltında hayatını kaybettiğini belgeledi.
Görüşmelerde, Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95'inden fazlasının işkence veya kötü muameleye maruz kaldığını bildirdiğini aktardı.
Esirlerin yarısından fazlası ise "tecavüz, toplu tecavüz, çıplakken dayak, cinsel organlara dayak, cinsel organlara ve meme uçlarına elektrik şoku uygulanması ve cinsellik içeren aşağılayıcı muameleler" dahil olmak üzere cinsel şiddete maruz kaldıklarını anlattı.
BM'nin "coplar, ağır kemerler ve odun gibi nesnelerle şiddetli dayak, elektrik şokları, köpek saldırıları, sahte infazlar ve diğer işkence biçimleri"ne dair tutarlı ifadeler topladığını dile getirdi.
Fuentes Julio, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin ayrıca Ukrayna tarafından tutulan Rus ve üçüncü ülke uyruklu savaş esirlerinin de işkence ve kötü muameleye uğradığını belgelediğini, ancak bunun "temelde çok farklı bir ölçekte" yaşandığını ifade etti.
Görüşülen Rus ve üçüncü ülke esirlerinin yaklaşık yarısı ise esaretin ilk aşamalarında tacize uğradıklarını bildirdi.