Icerige atla
Politika ⭐ 72/100

Üstel, AB'nin Türkiye Raporu Karşısında 'Şaşkınlık ve Üzüntü' Duyduğunu Belirtti

Üstel, AB'nin Türkiye Raporu Karşısında 'Şaşkınlık ve Üzüntü' Duyduğunu Belirtti

Kuzey Kıbrıs 'Başbakanı' Ünal Üstel, Perşembe günü Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye hakkındaki son yıllık raporunda Kıbrıs'a yapılan atıflara ilişkin 'şaşkınlık ve üzüntü' duyduğunu belirtti. Rapor, Türkiye'den Kıbrıs Türk toplumuna kendi siyasi yönünü belirlemesi için "gerekli alanı" tanımasını talep ediyordu.

Üstel, "Bu ifade, Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının iradesine müdahale ettiğine dair açık bir ima içeriyor. Bu yaklaşım ne tarihsel gerçeklerle örtüşüyor ne de kabul edilebilir" dedi.

Üstel, "Kıbrıs Türk halkı kendi devletine, demokratik kurumlarına ve özgür iradesine sahip bir halktır" ifadesini ekledi.

"Halkımız hiçbir baskı olmaksızın tercihlerini özgürce yapıyor ve demokratik haklarını kullanıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin desteği bir müdahale değil, tarihsel ve kültürel bağların yanı sıra garantör güç olarak üstlendiği sorumlulukların doğal bir sonucudur" diye konuştu.

Üstel, rapordaki Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalara yapılan atıfların "Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüye dayanan meşru pozisyonunu görmezden gelerek" kaleme alındığını vurguladı.

Ancak Üstel'in Kıbrıs sorunu konusundaki tutumu, Kıbrıs Türk toplumunun resmi pozisyonuyla örtüşmüyor. Seçilmiş lider Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununa federal bir çözümü savunuyor.

Buna rağmen Üstel, raporun Erhürman'ın seçilmesine yönelik olumlu atıflarının "halkın iradesine saygı ilkesinden uzak bir yaklaşımı ortaya koyduğunu" söyledi.

Üstel ayrıca raporda yalnızca Türkiye tarafından gerçekleştirilen tampon bölge ihlallerine atıfta bulunulmasının "tek taraflı" ve "gerçeklikten uzak" olduğunu belirtti.

"Tampon bölgedeki iddia edilen olayların tek taraflı bir anlatıyla aktarılması, gerçeklik ilkesine gölge düşürüyor" diyen Üstel, tampon bölgedeki Pile köyünde planlanan iki toplumlu inşaat projelerine ilişkin karşılıklı mutabakatın uygulanmasındaki çıkmaz hakkında da "anlaşmayı uygulama sorumluluğu tek taraflı değildir" ifadesini kullandı.

Raporun Türkiye'ye adadan askerlerini çekmesi çağrısına ilişkin Üstel, "adadaki mevcut gerçekliklerin 'işgal' merceğinden değerlendirilmesinin Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı saldırıları ve güvenlik ihtiyaçlarını tamamen görmezden geldiğini" söyledi. Üstel, bu durumun 1963'te adada toplumlar arası çatışmanın başlamasından bu yana süregeldiğini ifade etti.

"Kıbrıs Türk halkının güvenliği bizim için tartışma konusu değildir" diyen Üstel, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda tarafsız davranmadığı geçmiş örneklere dikkat çekti.

Üstel, "Kıbrıs Türk halkı Annan Planı sürecinde çözüm iradesini güçlü bir şekilde ortaya koyarken, Rum tarafının çözüm umutlarını yok eden 'hayır' oyu, AB'nin Rum yönetimini adanın tek ve meşru hükümeti olarak kabul edip birliğe dahil etmesiyle birleşerek çözüm dengesini temelden bozmuştur" dedi.

Üstel, 2004'te Rum liderliğindeki Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kıbrıs Türkleri olmadan AB'ye alınmasının "Rum tarafının aksi halde hissedebileceği çözüm ihtiyacını ortadan kaldırdığını" ekledi.

Ayrıca bu durumun "Rum yönetimlerinin müzakere masasında maksimalist bir yaklaşımla hareket etmesinin önünü açtığını ve Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözüm umutlarını ciddi şekilde zayıflattığını" belirtti.

Paylaş: