Icerige atla
Yaşam ⭐ 78/100

Yunuslar Balıkçıların Dostu Değil, Kabusu Oldu

Yunuslar Balıkçıların Dostu Değil, Kabusu Oldu

Sevimli, zeki ve turistlerin dostu olarak bilinen yunuslar, balıkçılara göre aslında büyük bir tehdit oluşturuyor.

Mağusa bölgesinde balıkçılık yapan Antonis Zampas, durumu "Bu bir SOS çağrısıdır" sözleriyle özetliyor. Zampas, giderek pervasızlaşan ve kendi ifadesiyle sayıları artan yunusların öyle büyük tahribata yol açtığını söylüyor ki, kendisi ve birçok meslektaşı denizden tamamen çekilmek zorunda kalabilir.

Zampas'ın aktardığına göre Kıbrıs kıyılarında görülen tür olan şişe burunlu yunuslar üç metre uzunluğa ulaşabiliyor ve sürüleri 10 bireye kadar çıkabiliyor. Balıkçı ağlarını parçalarken yol açtıkları zarar ise oldukça büyük.

Zampas, Cyprus Mail'e yaptığı açıklamada "Bu çifte darbe" dedi. "Hem balıklarımızı yiyorlar, böylece geçimimizi sağlayamıyoruz, hem de ağlarımızı parçalıyorlar."

Balıkçı, kısa süre önce tek bir günde yaklaşık 1.900 euro zarara uğradığını belirtti.

Devlet bir miktar tazminat ödüyor. Ancak Zampas, meselenin para değil, soruna çözüm bulmak olduğunu vurguluyor.

"Tek kuruş bile vermesinler, yeter ki yunuslardan kurtulsunlar" diyor balıkçı.

Balıkçılık ve Deniz Araştırmaları Dairesi ise bunun mümkün olmadığını söylüyor.

Daire, yunus görülme sıklığının arttığını kabul ediyor ve geçen hafta bu yönde bir açıklama yayımladı. Ancak yetkililere göre genel popülasyon artmadı ve oldukça düşük seviyede kalmaya devam ediyor. Kıbrıs sularında 100'den az şişe burunlu yunus bulunuyor; daha kesin bir sayım için ise bir çalışma yürütülüyor.

Yunusların neden daha sık görüldüğü ise belirsizliğini koruyor. Bir teoriye göre insanlar, çoğu zaman tur teknelerinin de etkisiyle yunusların varlığının daha fazla farkına varıyor. Bir diğer olasılık ise iklim değişikliğinin bu memelileri daha sığ sulara itmiş olması.

Üst düzey yetkili Myrto Ioannou, "Yunuslar korunan bir türdür, onlardan kurtulamayız" diyor.

Ioannou sözlerini şöyle sürdürüyor: "Onlar kendi doğal ortamlarında ve koruma altındalar, onlara saygı göstermeliyiz. Aslında biz yunusları denizde görmek istiyoruz. Sağlıklı bir deniz ortamı için yunuslara ihtiyacımız var."

Kıbrıs, devletin yunusların verdiği zarar için tazminat ödediği tek AB ülkesi. Diğer ülkeler kendi yöntemleri olmadığı için Kıbrıs'ın uygulamasını incelemek istiyor.

Üstelik AB balıkçılık fonu üzerinden ödenen bu tazminat yalnızca kaybedilen avı kapsıyor, balıkçılık ekipmanlarını değil. Yani Zampas ve diğer balıkçılar yalnızca yunuslara kaptırdıkları balık için para alabiliyor, parçalanan ağları için değil.

Bunun yeterli olmayacağı açık. İki tarafın öncelikleri birbiriyle çeliştiğinden çıkmaza girilmiş görünüyor.

Yunusların sonarını bozmak için sinyal gönderen "pinger" cihazları gibi çözümler de denendi. Onlarca cihaz satın alınıp balıkçılara dağıtıldı ve birkaç ay boyunca işe yaradı.

Ancak şişe burunlu yunuslar son derece zeki çıktı ve kandırıldıklarını kısa sürede anladı. Ioannou'ya göre cihazlar artık hayvanları uzaklaştırmak bir yana, "yemeğin varlığını haber veren küçük bir çan" gibi işliyor.

Zampas, devletin tur tekneleri ve operatörlere korunan türü rahatsız etmemeleri çağrısında bulunmak yerine "meseleyi ciddiye almasını" ve bir çözüm bulmasını istiyor.

"Bu arada balıkçılar mahvoluyor" diye yakınıyor. "Peki bizi kim koruyacak?"

Paylaş: