Icerige atla
Politika 📰 60/100

AB Komisyonu'ndan Ankara'ya sert rapor: Kablo, Türkiye-Libya mutabakatı ve casus belli'ye üçlü sarı kart

AB Komisyonu'ndan Ankara'ya sert rapor: Kablo, Türkiye-Libya mutabakatı ve casus belli'ye üçlü sarı kart

AB Komisyonu, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecini değerlendirdiği raporda Ankara'ya net mesajlar gönderiyor. Komisyon, üye devletlerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesini ve iyi komşuluk ilişkilerini zedeleyen eylemlerden kaçınılmasını istiyor. Ayrıca anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiğini vurguluyor.

Kıbrıs sorunu ve iki farklı yaklaşım

Komisyonun Türkiye'nin Kıbrıs'taki tutumuna yönelik eleştirisi açık. Rapora göre Ankara, hâlâ Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımıyor ve onunla iş birliği yapmıyor. Bunun yanında iki devletli çözüme ısrar ediyor. Oysa bu tutum, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarıyla çelişiyor.

Komisyon, adada AB tarafından tanınan tek devlet yapısının Kıbrıs Cumhuriyeti olduğunu yineliyor. Türkiye'nin Birleşmiş Milletler çerçevesinde adil, kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözümü aktif olarak desteklemesini istiyor. Ayrıca gerilimi artıran ya da müzakerelerin yeniden başlamasını zorlaştıran tek taraflı adımlardan kaçınılmasını talep ediyor.

Raporda Maraş'a da özel bir atıf yapılıyor. Komisyon, Türkiye'nin 2021 temmuzunda duyurduğu tek taraflı adımları ve 2020 ekiminden bu yana attığı önlemleri geri çekmesini istiyor. Bu talep, 550 ve 789 sayılı Güvenlik Konseyi kararlarına uyulması gerektiği gerekçesine dayanıyor.

Raporda ayrıca Türkiye ile uluslararası toplum tarafından tanınmayan, işgal altındaki bölgelerdeki bir oluşum arasında 2026 temmuzunda imzalanan iş birliği mutabakatına dikkat çekiliyor. Mutabakat, deniz altı doğal gaz boru hattına ilişkin olup Kıbrıs Cumhuriyeti'nin onayı alınmadan yapıldı. Rapor, Türkiye'nin adadaki askeri varlığının güçlendirilmesine, insansız hava aracı uçuşlarına ve Kıbrıs'ın deniz yetki alanlarındaki tatbikatlara da değiniyor.

Komisyonun bugün sunduğu raporun temel noktalarına göre, iletişim kanalları açık tutuluyor ve Yunanistan-Türkiye diyaloğu yeniden başladı. Buna rağmen Komisyon bazı alanlarda kötüleşme kaydediyor. Öne çıkan başlıklar arasında Türk savaş uçaklarının Yunan adaları üzerinden yeniden uçuşları, Yunanistan'ın ulusal hava sahası ve karasularının ihlalleri, Ege ve Doğu Akdeniz'deki Türk itirazları yer alıyor. Komisyon ayrıca, yasa dışı Türkiye-Libya mutabakatının üçüncü devletler açısından hukuki sonuç doğurmadığı yönündeki görüşünü değiştirmeden koruyor.

Rapor, 2023'ten bu yana Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde genel bir iyileşme kaydedildiğini ve Doğu Akdeniz'de yetkisiz Türk sondajlarının yapılmadığını belirtiyor. Ancak Ege'deki tablonun hâlâ karmaşık olduğunu vurguluyor. Türk savaş uçaklarının Yunan adaları üzerindeki uçuşları yeniden başladı ve Yunanistan'ın hava sahası ile karasularının ihlallerinde belirgin bir artış var. Hatta uçuşlar yerleşim bulunan adaları da kapsıyor ve bu olaylar 2026 eylülüne kadar kaydedildi.

Rapor, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1995'ten beri ilan ettiği casus belli'ye de ayrıca değiniyor. Bu casus belli, Yunanistan'ın Ege'de karasularını 12 deniz miline genişletmesi halinde devreye giriyor. Komisyon, bu olasılığın Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin (UNCLOS) 3. maddesinde öngörüldüğünü hatırlatıyor. Türkiye'nin casus belli'sinin ikili ilişkileri ağırlaştırmaya devam ettiğini de not ediyor.

Rapor ayrıca Türkiye'nin Yunan adalarının askerden arındırılmasına yönelik iddialarını, Ankara'nın yayımladığı genel seyir uyarılarını ve egemenlik, egemenlik hakları ile yetki alanına dolaylı olarak yönelik itirazlarını kaydediyor. Mavi Vatan teorisinin Türk okul kitaplarına dahil edilmesi de bir endişe kaynağı olarak nitelendiriliyor.

Rapor, 2019'da imzalanan Türkiye-Libya mutabakatına da değiniyor. Komisyon, Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi'nin mutabakatı uzun bir bekleyişin ardından 2026 ekiminde onayladığını not ediyor. Buna rağmen AB'nin değişmeyen görüşünü yineliyor: Mutabakat üçüncü devletlerin egemenlik haklarını ihlal ediyor, Deniz Hukuku ile bağdaşmıyor ve üçüncü ülkeler için hukuki sonuç doğuramaz.

ad82d149b40ae536bc66d7fd4a43fb6c.jpg

Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısına yönelik müdahaleler de gündemde

Raporda özellikle Great Sea Interconnector (GSI) projesi ele alınıyor. Bu elektrik bağlantısı, AB'nin ortak çıkar projesi (PCI) niteliğinde. Avrupa Komisyonu, Türkiye'nin projenin hayata geçirilmesi için yapılan araştırma faaliyetlerini engellemeye devam ettiğini kaydediyor. Komisyon, konuyu enerji iş birliğini etkileyen daha geniş sorunlar bağlamında değerlendiriyor.

Rapor, Türkiye'nin Yunan adası Karpathos'a (Karpathos) konuşlandırılan Patriot bataryasına tepkisine de değiniyor. Bu bataryanın İran'dan gelen füze tehdidine karşı yerleştirildiği belirtiliyor. Ayrıca İngiliz üslerine yönelik İHA saldırısının ardından Yunanistan'ın F-16'larını Kıbrıs'a konuşlandırmasıyla ortaya çıkan gerilime yer veriyor. Bu olaylar, bölgesel krizlerin Yunanistan-Türkiye ilişkilerini yeniden nasıl zorlaştırabileceğini gösteriyor.

Komisyonun sonucuna göre Türkiye, iyi komşuluk ilişkileri, uluslararası hukuk ve anlaşmazlıkların barışçıl çözümü konusunda açık bir taahhütte bulunmalı. Gerektiğinde Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na başvurmalı. Özellikle üye devletlerle ilişkileri zedeleyen tehdit ve eylemlerden kaçınmalı, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmeli ve AB'nin tüm üye devletlerinin egemenliğine ve egemenlik haklarına saygı göstermeli.

Raporun mesajı iki yönlü. Ankara ile iletişim kanalları açık kalıyor ve gerilimin azaltılması gerekli görülüyor. Ancak bu tek başına yeterli değil. Avrupa Komisyonu, Türkiye'den uluslararası hukuka somut olarak saygı göstermesini ve Ege ile Doğu Akdeniz'de istikrarı zedeleyen eylemlerden kaçınmasını talep ediyor.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü