Çarşamba akşamı Alpha TV'nin 'Countdown' programında yayınlanan siyasi liderler arası tartışma, Akel Genel Sekreteri Stefanos Stefanou ile Elam lideri Christos Christou arasında çıkan anlaşmazlığın faşizm, komünizm, Eoka B ve 1974 Türk müdahalesi suçlamalarına dönüşmesiyle alevlendi.
Tartışma, bir Elam milletvekili adayının Akel, Volt ve Doğrudan Demokrasi gibi partileri izlemek için bağımsız bir otorite kurulmasını öneren sosyal medya paylaşımı gündeme geldiğinde patlak verdi.
Stefanou bu öneriyi değerlendirirken 'aşırı sağdan bahsederken karşılaştığımız tehlikeleri' gözler önüne serdiğini söyledi ve bu tür uygulamaların demokrasiyle bağdaşmadığını savundu.
Christou ise Elam'ı bu öneriden uzaklaştırarak, 'adayın kişisel görüşü hiçbir şekilde partinin görüşünü temsil etmiyor' dedi ve Elam'ın siyasi ifade özgürlüğünü 'kısıtlama olmaksızın' desteklediğini vurguladı.
Söz konusu adayın listede kalıp kalmayacağı sorulduğunda ise konunun parti içinde değerlendirileceğini belirtti.
Tartışma kısa sürede daha geniş bir ideolojik çatışmaya dönüştü.
Christou, 2008-2013 yılları arasındaki Dimitris Hristofyas yönetimi döneminde siyasi solun hoşgörüsüz davrandığını öne sürerek, 'bir kamuoyu açıklaması ya da bir paylaşım, polisin evinize gelmesi, bilgisayarınıza el koyması ve sizi gözaltı merkezlerine götürmesi için yeterliydi' iddiasında bulundu.
Elam'ın 'herhangi bir totaliter ideolojiyi benimsediği' suçlamasını reddeden Christou, ardından Akel'i 'Stalin, Lenin ve Çavuşesku'nun torunlarını' temsil etmekle suçladı.
Stefanou ise Elam'ın siyasi geçmişine ve şu anda kapatılmış olan Yunan aşırı sağ partisi Altın Şafak ile bağlantılı referanslara saldırarak yanıt verdi.
Hapisteki eski Altın Şafak liderlerinden Ilias Kasidiaris'e atıfta bulunan Stefanou, 'Kasidiaris'in dostlarına ve Nazi selamı verenlere ne cevap vermem gerekiyor' dedi.
Stefanou, Kıbrıs'ın faşizmin sonuçlarını zaten yaşadığını ekleyerek, kuzeydeki Girne dağ silsilesine boyanmış dev bayrağa atıfla 'sonucunu Beşparmaklar'ın hilalinde görüyoruz' ifadesini kullandı.
Tartışma daha sonra General Grivas'ın paramiliter gücü Eoka B ile 1974 darbesi ve müdahalesine ilişkin tarihsel anlatılara döndü.
Stefanou, 'Elam'ın ruhsal atalarının' Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesinin yolunu açan olaylara katkıda bulunduğunu savundu.
Akel üyelerinin darbe sırasında eski cumhurbaşkanı ve etnarh Başpiskopos Makarios'u savunduğuna da değindi.
'Akel, Beşparmaklar'da ya da Cunta ile Eoka B'nin saldırdığı Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda, her zaman Kıbrıs'ı ve demokrasiyi savundu sevgili Bay Christou.'
Christou, Elam'ın 1974 olaylarından sorumlu olduğu yönündeki imaları reddederek hareketin onlarca yıl sonra kurulduğunu ve üyelerinin büyük çoğunluğunun savaş sonrası kuşağa ait olduğunu belirtti.
'Bu suçlamaları tamamen asılsız olarak reddediyorum,' dedi.
Eoka B'yi 'hain bir örgüt' olarak görüp görmediği doğrudan sorulduğunda Christou kesin bir yanıt vermekten kaçındı ve 'yanlışlıkla bir iç çatışmaya sürüklendik ve ne yazık ki Türkiye'ye bunu istismar etme fırsatı verdik' dedi.
Christou son olarak 'herkesi aynı sepete koymayacağını' da sözlerine ekledi.