ALMA Partisi, 'Mafya Devleti' davasında Ilias Anagnostopoulos'un ceza soruşturmacısı olarak atanma ihtimaline ilişkin sert bir tavır aldı. Parti, hükümetin raporlarda bir fiyasko olarak tanımlanan olaydan ders almak yerine, Yunanistan'da Tal Dilian'ı temsil eden savunma avukatını atamaya yöneldiğini vurguladı.
Ayrıca parti, söz konusu kişinin yalnızca eski bir ceza savunma avukatı olmadığını ve şimdi farklı bir kurumsal konumdan hizmet vermeye çağrıldığını belirtiyor. ALMA, onu halen faaliyet gösteren bir özel avukat olarak tanımlıyor ve mesleki geçmişinin, bazıları Kıbrıs boyutu da içeren yüksek profilli yolsuzluk davalarıyla bağlantılı olduğunu ifade ediyor. Bunlar arasında, ünlü Tsochatzopoulos davasında Kıbrıslı bir iş insanını savunması ve Koshi çöplük skandalında Leonidas Bobolas'ı temsil etmesi yer alıyor.
Kurumsal Tarafsızlık ve Çıkar Çatışması Endişeleri
ALMA'nın yayınladığı resmi açıklamaya göre, 'Mafya Devleti' skandalını soruşturmak üzere bağımsız ceza soruşturmacılarının atanmasıyla ilgili son gelişmeler, hükümetin ve özellikle Cumhurbaşkanı'nın çıkar çatışması ve kurumsal güvenilirlik gibi temel kavramları hâlâ anlamadığını doğruluyor.
Muhalefet partisi, ilk atanan soruşturmacının istifasına kadar hükümetin herhangi bir çıkar çatışması olmadığında ısrar ettiğini ve bariz olanı işaret edenlere saldırdığını belirtiyor. Bugün hükümetin kendi tutumu bunun yanlış olduğunu kanıtladı. Ancak raporlara göre, hükümet bu hatadan ders almak yerine Tal Dilian'ın Yunan savunma avukatını atamaya yöneliyor.
ALMA, bu tercihin uygun kurumsal uygulamayla bağdaşmadığını savunuyor. Parti, bu tür hassas ve yüksek profilli soruşturma görevleri için devletin, artık yolsuzluk davalarında aktif olarak savunma avukatlığı yapmayan kişileri kullanması ve böylece tam kurumsal tarafsızlık sergilemesi gerektiğini belirtiyor. Bu, avukatın halen aktif olarak avukatlık yapıyor olması ve Yunanistan'da Dilian'ın dinleme skandalındaki savunma avukatlığını üstlenmesi nedeniyle özellikle kritik önem taşıyor.
Yürütmenin Bağımsızlığı Sorgulanıyor
Açıklamada ayrıca, Cumhurbaşkanı'nın, partinin bariz bir çıkar çatışması olarak nitelendirdiği duruma rağmen, soruşturmacıların atanmasına bizzat karar vereceğinde ısrar ettiği vurgulanıyor.
Metinde, Cumhurbaşkanı'nın Anastasiades yönetiminde bakan olarak görev yaptığı, soruşturma konusu davada tanık olduğu ve siyasi kariyerinin Nicos Anastasiades ile ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğu belirtiliyor. Parti, bu nedenle Cumhurbaşkanı'nın bu özel soruşturmanın bağımsızlığının garantörü olarak kendini konumlandıramayacağı sonucuna varıyor.