Bir zamanlar her şeyin ya kusursuz yapılması ya da hiç yapılmaması gerekirdi. Mükemmeliyetçilerin yüzünde tebessüm uyandıran bu anılar artık geçerli değil. Teknolojinin, özellikle de farklı biçimlerdeki yapay zekanın hızlı yükselişiyle birlikte el yapımı nesneler, hatta kusurlu olanlar bilinçli olarak öne çıkıyor. Bu durum video çekimlerinde ve sosyal medya paylaşımlarında da kendini gösteriyor.
İnsani Kusurlara Duyulan Psikolojik Özlem
Kusurluluğa duyulan bu tuhaf özlem hiç de mantıklı görünmüyor. İnsanlar on yılı aşkın süredir her şeyi daha temiz, keskin, pürüzsüz ve profesyonel hale getirmeye çalıştı. Şimdi ise birden bitmemiş, hatta biraz kötü görünen şeylere garip bir ilgi duyuyorlar. Bir zamanlar amatörce diye reddedilen şeyler geri dönüyor.
Bu geri dönen unsurların başında şunlar geliyor:
- El yazısıyla yazılmış bültenler
- Film kameraları
- Dağınık ev videoları
- Kötü çizimler
- Düzenlenmemiş ses kayıtları
- Podcast'lerde bırakılan garip duraklamalar
- Görünür fırça darbeleri
- Bulanık, grenli ve kötü ışıklı fotoğraflar
Beş yıl önce çoğu içerik üreticisi bu unsurları yok etmeye çalışıyordu. Bugün ise bunları korumak bir tarz haline geldi. Belki bu özlem hep içimizdeydi ve yapay zeka sadece bizi sınırın ötesine itti.
İnsanlar mide bulandırıcı düzeydeki cilalı mükemmellik takıntısının ardından bir tür "özgünlük yorgunluğu" geliştirdi. Fotoğraflar artık renk düzeltmeden geçiyor. Podcast sesleri medya eğitimi almış gibi geliyor. Videolar sanki editörü kurtlar kovalıyormuş gibi her 1,7 saniyede bir kesiliyor.
Bir noktada insan beyni daha keskin köşeler, biraz pürüz, biraz doku arzulamaya başlıyor. Küçük kusurlar görmek istiyoruz ki gerçekten insani bir şeyi izlediğimizden emin olalım. Kusurluluğun psikolojik olarak rahatlatıcı bir yanı da var. Mükemmel içerik mesafeli durur. Bu durum analog hobilerin neden yeniden patladığını da kısmen açıklıyor: vinil plaklar, çömlek dersleri, tek kullanımlık kameralar, dikiş, küçük el sanatları fuarları... Bunların hiçbiri teknik olarak dijital mükemmellikle yarışmıyor. Ama mesele artık bu değil.
Analog Dijitale Karşı: İstatistikler Konuşuyor
Yapay zekanın yükselişiyle yeniden hız kazanan analog-dijital mücadelesini destekleyen istatistiksel veriler mevcut. İşte rakamlar:
Analog hobiler yükselişte. Michaels şirketinin 2026 Yaratıcılık Trend Raporu'na göre örgü, kroşe, nakış, günlük tutma ve resim gibi analog hobilere yönelik aramalar altı ayda yüzde 136 arttı. İplik aksesuarı satışları ise yıllık bazda yüzde 40 büyüdü. Elleri meşgul eden ve beynin tamamını yormayan bu hobiler rahatlama sağlıyor; dış dünyanın kaygılarından, haberlerden ve sürekli ekran kaydırmaktan uzak bir sığınak sunuyor.
Zanaat sadece büyükanne nostaljisi değil. Wall Street Journal'ın aktardığı Mintel anketi 2 bin Amerikalı yetişkin üzerinde yapıldı. Sonuçlara göre katılımcıların yüzde 71'i 2024'te bir zanaat projesinde yer aldı. Z Kuşağı'nda bu oran yüzde 86'ya çıktı; yüzde 30'u ise yüz yüze el sanatları sınıfına katıldı.
Yaratıcı sosyal etkinlikler büyüyor. Eventbrite verilerine göre çömlekçilik ve çelenk yapımı gibi kendin yap (DIY) ve zanaat etkinlikleri yüzde 55 arttı. Bu da insanların amatör üretimi yalnızca kişisel terapi olarak değil, sosyal bir format olarak da kullandığını gösteriyor.
Hobilere ayrılan zaman artıyor. CivicScience araştırmasına göre 2023'ten bu yana hobilere haftada 6-10 saat ayıranların oranı 8 puan yükseldi. Bu süreyi en çok harcayan grup Z Kuşağı oldu. Michaels'ın 2026 raporu "zanaat geceleri" etkinliklerinin yüzde 103, dikiş ve iğne işi aramalarının yüzde 251, kusurluluğu kucaklayan ev dekorasyonu projelerinin ise yüzde 79 arttığını ortaya koydu.
Yapay zeka, insani kusurlara olan iştahı besliyor mu? Melbourne Üniversitesi ve KPMG'nin 2025'te 47 ülkede 48 bin 340 kişiyle yaptığı küresel araştırmaya göre yapay zekaya duyulan güven hâlâ büyük bir sorun. KPMG'nin özetine göre her beş kişiden dördü yapay zeka risklerinden endişe ediyor. Yüzde 64'ü ise seçimlerin yapay zeka botları veya yapay zeka tarafından üretilen içeriklerle manipüle edilebileceğinden korkuyor.
İnsanlar yapay zeka çıktısını giderek sahte ve ruhsuz buluyor. Ipsos verilerine göre Amerikalıların yapay zeka içeriğine yönelik algıları 2023'te "fütüristik, yenilikçi, yaratıcı" iken bugün "sahte, ruhsuz ve gerçek sanat değil" yönüne kaydı.
Müzik dünyasında bile özgünlük sorunu var. Deezer ve Ipsos'un sekiz ülkede 9 bin kişiyle yaptığı anket çarpıcı bir sonuç verdi: Katılımcıların yüzde 97'si tamamen yapay zeka tarafından üretilen müziği insan yapımı müzikten ayırt edemedi. Buna karşın yüzde 73'ü yapay zeka şarkılarının açıkça belirtilmesini istedi; yüzde 40'ı ise yapay zeka şarkılarından tamamen uzak duracağını söyledi.
İçerik üretici ekonomisi büyüyor. The Guardian'ın aktardığı WPP Media araştırmasına göre içerik üreticileri tarafından oluşturulan içeriklerden elde edilen reklam gelirinin 2025'te yüzde 20 büyümesi bekleniyor. 2030'da ise bu rakamın iki katından fazla artarak 376,6 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.
Fiziksel ve analog formatlar geri dönüyor. RIAA verilerine göre ABD'de vinil plak geliri 2025'te 1 milyar doları aştı. Vinil plak böylece üst üste 19'uncu büyüme yılını tamamladı. Bu durum daha geniş anlamda kusurlu, dokunulabilir ve sahip olunabilir medyanın yeniden yükselişini destekliyor.
Bu veriler insanların yeni oyun arkadaşına uyum sağlamakta zorlandığını ve insanlarla oynamayı tercih ettiğini gösteriyor. Sonuç olarak kusurlar ruhumuzu yatıştırıyor ve elimizden geldiğince insanlığı savunmaya devam edeceğiz.