ABD Başkanı Donald Trump ile NATO müttefikleri arasında büyüen çatlak, Batı dünyası için son derece endişe verici bir gelişme. Polonya Başbakanı Donald Tusk, İngilizce kaleme aldığı bir sosyal medya paylaşımında durumu çarpıcı biçimde özetledi: "NATO'nun dağılma tehdidi, Rusya'ya yönelik yaptırımların gevşetilmesi, Avrupa'da büyük bir enerji krizi, Ukrayna'ya yardımın durdurulması ve Macaristan Başbakanı Victor Orban'ın AB kredisini engellemesi — tüm bunlar Putin'in hayal planına benziyor."
Tusk, Trump'ın NATO'ya yönelik son çıkışına yanıt veriyordu. Amerikan başkanı çarşamba günü, İran'daki savaşa müttefiklerden yeterli destek gelmemesi nedeniyle ABD'nin NATO'dan çekilmesini "kesinlikle" değerlendirdiğini söyledi. Trump, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü İran'dan almak için Avrupa ülkelerini savaşa asker göndermeye çağırmıştı. Ancak bu çağrılar haklı gerekçelerle karşılıksız kaldı. Trump, İran savaşını NATO müttefiklerinin hiçbirine danışmadan başlatmıştı ve şimdi onlardan savaşa katılmalarını istiyordu.
Trump ile müttefikleri arasındaki gergin ilişkiler geçen yaz savunma harcamaları konusunda başlamıştı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, önümüzdeki on yıl için harcama artışı düzenleyerek Trump'ı yatıştırmayı başarmıştı. Ancak son kriz için belirgin bir çözüm görünmüyor. Rutte, olayları yatıştırmak amacıyla önümüzdeki günlerde Washington'u ziyaret edeceğini açıkladı.
Avrupalılar sonunda Trump'a karşı durma kararı aldı. Sadece İran'daki ABD operasyonlarına destek vermeyi reddetmekle kalmıyorlar, aynı zamanda üslerini ve hava sahalarını ABD'ye açmayı da reddediyorlar. Amerika'nın geleneksel müttefikleri, İran savaşını o kadar düşüncesiz buluyorlar ki bu savaşın hiçbir parçasında yer almak istemiyorlar. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İspanyol hava sahasını ABD askeri uçaklarına kapattı ve topraklarındaki askeri üslerin ABD tarafından kullanılmasını yasakladı. Fransa'nın da silah taşıyan ABD askeri uçaklarının hava sahasından geçmesine izin vermediği iddia edildi. ABD yanlısı tutumlarıyla bilinen Polonya bile Orta Doğu'ya hava savunma sistemleri gönderme talebini reddetti.
Tusk'un da belirttiği gibi, NATO'daki bu bölünme Rusya tarafından memnuniyetle karşılanmış olmalı. Trump'ın Batılı müttefikleriyle olduğundan daha dostane ilişkiler sürdürdüğü Rusya için bu durum büyük bir fırsat. Bu tablo Batı için iyi bir görüntü değil, ancak Avrupa devletlerinin ABD'nin uydularıymış gibi davranmayı bırakıp Trump'a karşı durmasının zamanı gelmişti. Avrupalılar, Amerika'nın İran savaşına karşı çıkma ve Trump'ın zorbalık ve tehditlerle kendilerini bu savaşa sürüklemesini reddetme hakkına tamamen sahipler. Bu savaş Amerika ve İsrail'in savaşıdır; ne NATO'nun ne de tek tek üye devletlerin bu konuda söz hakkı olmuştur. Avrupalılar bu savaşta yer almayı reddetmekte kesinlikle haklılar.