Icerige atla
Genel ⭐ 85/100

BM Genel Merkezi Önünde Kendini Ateşe Veren Tibetli Hayatını Kaybetti

BM Genel Merkezi Önünde Kendini Ateşe Veren Tibetli Hayatını Kaybetti
Havuz Partisi + İngilizce

New York polisi, Perşembe günü Birleşmiş Milletler genel merkezi yakınlarında bir kişinin ağır yanıklar sonucu hayatını kaybettiğini açıkladı. Aktivistler ve sürgündeki Tibetlilere ait bir medya kuruluşu, ölen kişinin bağımsızlık çağrısıyla kendini ateşe veren bir Tibetli olduğunu duyurdu.

New York Polis Departmanı'ndan bir sözcü, saat 18.30 sıralarında gelen acil çağrı üzerine olay yerine giden ekiplerin, ağır yanık halde bir adam bulduğunu belirtti. Sözcü, adamın Bellevue Hastanesi'ne kaldırıldığını ve burada hayatını kaybettiğini, soruşturmanın sürdüğünü ekledi. Polis ne adamın ismini ne de olası bir gerekçeyi açıkladı.

Sürgündeki Tibetlilere ait Voice of Tibet medya kuruluşu, Tibetli aktivist Lobga Rangzen'in 'BM genel merkezi önünde Tibet'in bağımsızlığı ve birliği için canlı bir çağrı yaptıktan sonra kendini ateşe verdiğini' duyurdu.

Yerel haber sitesi amNewYork'a göre, Rangzen bir Uber şoförüydü ve olay yerine Tibet bayrağıyla gitmişti. Site, aynı zamanda Uber şoförü olan Lobsang Paljor'un, Rangzen'i Tibet topluluğundaki buluşmalardan tanıdığını belirtti. Paljor, siteye yaptığı açıklamada Rangzen'in 'Çin hükümetinin halkına getirdiği kısıtlamalara öfkelendiğini' söyledi.

ETNİK BİRLİK YASASI YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

ABD ve Avrupa Birliği, bu hafta yürürlüğe giren Çin'in yeni etnik birlik yasasına ilişkin endişelerini dile getirdi. Yasa, Pekin'e sınırları dışındaki kişilere karşı harekete geçme yetkisi veriyor. Yasa, Tibetliler ve Uygurlar da dahil olmak üzere ülkedeki 55 etnik azınlık grubu arasında 'ortak' bir ulusal kimlik oluşturmayı hedefliyor. Bu gruplardan bazıları Çin yönetiminden rahatsızlık duyuyor. Dünyanın dört bir yanındaki Tibetliler yasaya tepki gösterdi.

Tibetliler daha önce de Pekin'in Tibet ve çevresindeki Tibet nüfusunun yoğun olduğu bölgelerdeki politikalarını protesto etmek için kendini yakma eylemleri gerçekleştirmişti.

Çin, 1950'de Tibet'in kontrolünü ele geçirerek bunu feodal serflikten 'barışçıl bir kurtuluş' olarak tanımlıyor. Uluslararası insan hakları örgütleri ve sürgündekiler ise Çin'in Tibet bölgelerindeki yönetimini 'baskıcı' olarak nitelendiriyor. Çin bu değerlendirmeleri reddediyor.

Etnik azınlık meseleleri Çin'de oldukça hassas. Tibetliler ve diğer azınlıklar, 'ayrılıkçılık' belirtilerine karşı ağır gözetim altında tutuluyor. Pekin, Xi Jinping'in 2012'de cumhurbaşkanı olmasından bu yana Tibet'te kurumsal kontrolünü artırdı.

Uluslararası Tibet Kampanyası Başkanı Tencho Gyatso, Rangzen'i 'Tibet için yorulmak bilmeyen bir savunucu' olarak tanımladı ve ölümünden 'derin üzüntü duyduğunu' ifade etti. Uluslararası Tibet Kampanyası, 2009-2022 yılları arasında 150'den fazla Tibetlinin kendini yaktığını belirtiyor. Örgütün verilerine göre, sürgünde bulunan Tibetliler tarafından 10 kendini yakma eylemi gerçekleştirildi.

Malta'da Eğlen, İngilizce Öğren
Paylaş: