BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, Cuma günü düzenlenen BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında Washington'dan İran'daki bir ilkokula yönelik ölümcül saldırıya ilişkin soruşturmayı tamamlamasını istedi. Bazı devletler olay karşısında öfkelerini dile getirdi.
Cenevre'deki acil oturumu İran talep etti. Oturum, Shajareh Tayyebeh Okulu'na düzenlenen saldırıyı ele aldı. Tahran'ın açıklamasına göre saldırıda 175'ten fazla çocuk ve öğretmen hayatını kaybetti. Saldırı, 28 Şubat'ta ABD-İsrail ortak hava operasyonlarıyla başlayan ve yaklaşık bir ay süren bölgesel savaşın ilk gününde gerçekleşti.
Reuters, 5 Mart'ta ABD askeri müfettişlerinin saldırıdan büyük olasılıkla ABD kuvvetlerinin sorumlu olduğuna inandığını ancak henüz kesin bir sonuca ulaşmadığını ve soruşturmayı tamamlamadığını ilk kez duyurmuştu. Pentagon o tarihten bu yana soruşturmanın kapsamını genişletti. İsrail de olayı soruşturduğunu açıkladı.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk, Washington'dan soruşturmayı en kısa sürede tamamlamasını ve sonuçları kamuoyuyla paylaşmasını istedi.
Turk, bu hafta Washington'da ABD yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin ardından video bağlantısıyla yaptığı açıklamada "Verilen korkunç zararın hesabı sorulmalıdır" dedi.
İsrail'in Cenevre'deki BM diplomatik misyonu ise İran'ı bölge genelinde sivillere yönelik saldırıları nedeniyle eleştirdi. Misyon sözcüsü, "İnsan hakları ihlallerinin simgesi olan bir ülkenin bu acil oturumu toplaması bir maskaralıktır ve BM İnsan Hakları Konseyi'nin istismarıdır" dedi.
ABD misyonu, olayla ve soruşturmanın durumu ile ilgili soruları Dışişleri Bakanlığı'na yönlendirdi. Bakanlık yorum talebine hemen yanıt vermedi.
ABD ve İsrail'in konseydeki koltukları boş kaldı. Her iki ülke de İsrail karşıtı bir önyargı olduğunu ileri sürerek konseyden çekilmişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, video bağlantısıyla konseye hitap ederek "Bu vahşet ne haklı çıkarılabilir, ne gizlenebilir ne de sessizlik ve kayıtsızlıkla karşılanmalıdır" dedi.
Pakistan'ın Cenevre BM Büyükelçisi Bilal Ahmad, okul çocuklarının ölümünün vicdansızlık olduğunu söyledi. Çin'in büyükelçisi Jia Guide ise derin şok yaşadığını belirtti.
Çin Büyükelçisi Jia, "Bu olay insani ahlakın en alt sınırının çiğnenmesidir, en ağır insan hakları ihlalidir ve uluslararası insancıl hukuka açık bir meydan okumadır" dedi.
İngiltere dahil birçok ülke olaydan dehşete düştüklerini ifade ederken, İran'ın Ocak ayındaki kitlesel protestolar sırasında kendi insan hakları ihlallerine de dikkat çekti.
Diğer ülkeler ise 28 Şubat'ta başlayan savaştan bu yana İran'ın misilleme saldırılarını kınadı. Bu saldırılar arasında İsrail'e, ABD üslerine ve Körfez ülkelerine yönelik operasyonlar yer alıyordu. Konsey bunları haftanın başlarında ele almıştı.
Brezilya Büyükelçisi Tovar da Silva Nunes, bölgesel savaş sırasındaki ihlallere ilişkin bütüncül bir tartışma yapılmamış olmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Bu ifade, insan hakları örgütlerinin "seçici öfke" konusundaki endişelerini yansıtıyordu.
Evladını kaybeden bir anne olan Mohaddeseh Fallahat da 47 üyeli konseye seslenerek "Dünyanın çocukların hayatının değersiz olmadığını bilmesi için adalet istiyorum" dedi.