Icerige atla
Politika ⭐ 88/100

Kıbrıs BM'ye seslendi: Türkiye'nin politikaları Kıbrıslı Türklere de zarar veriyor

Kıbrıs BM'ye seslendi: Türkiye'nin politikaları Kıbrıslı Türklere de zarar veriyor

Kıbrıs Cumhuriyeti, Türkiye'yi adadaki askeri varlığı aracılığıyla uluslararası hukuku ve insan haklarını ihlal etmeye devam etmekle suçladı. Hükümet, Ankara'nın politikalarının hem Kıbrıslı Rumlara hem de Kıbrıslı Türklere zarar verdiğini ve yeniden birleşme umutlarını zayıflattığını savundu.

Kıbrıs, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları (UNHR) Konseyi'ne sunduğu resmi yanıtta, Türkiye'nin konseyin 61. oturumunda dile getirdiği ve "asılsız" olarak nitelediği tutumlarını reddetti. Hükümet ayrıca uluslararası insan hakları sistemine bağlılığını yeniden teyit etti.

İnsan Hakları Konseyi'nin resmi belgesi olarak dağıtılan yanıt, Kıbrıs'ta süregelen uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları ihlallerinin "egemen bir BM üye devletinin topraklarının üçte birinin Türkiye tarafından askeri işgalinin doğrudan sonucu" olduğunu belirtti.

Lefkoşa, uluslararası toplumun "tüm Kıbrıslıların, yabancı askeri saldırı ve işgal içeren diğer durumlarda sağlanan korumayı aynı şekilde almasını" sağlaması gerektiğini söyledi.

Hükümet ayrıca, "Türkiye gibi saldırgan devletlerin" zamanın geçmesiyle hesap vermekten kurtulmasına izin verilirse, uluslararası hukukun ve BM sisteminin güvenilirliğinin zayıflayacağı uyarısında bulundu.

BM İnsan Hakları Komiseri'nin Kıbrıs'a ilişkin yıllık raporuna atıfta bulunan hükümet, belgenin "işgalden kaynaklanan süregelen ihlalleri" ayrıntılı biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.

Kıbrıs, Türkiye'nin yönelttiği suçlamaları "kategorik olarak reddetti". Hükümet ayrıca Ankara'nın, BM Güvenlik Konseyi tarafından kınanan "ayrılıkçı bir varlığa" verdiği desteği eleştirdi.

Yanıta göre bu eylemler, Türkiye'nin Kıbrıs'taki insan hakları ihlallerine ilişkin sorumluluğundan dikkati başka yöne çekmeyi amaçlıyor.

Yanıt, 1974 işgalini "bir saldırı eylemi ve uluslararası hukukun, BM Şartı'nın ve Garanti Antlaşması'nın açık bir ihlali" olarak tanımladı.

Belge ayrıca, "işgal, ardından gelen ayrılıkçı eylemlerin" BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen kararlarla defalarca kınandığını ekledi.

Kıbrıs, "işgalin sonuçlarının" adadaki tüm toplulukları etkilemeye devam ettiğini belirtti.

Hükümet, kuzeydeki "sıkışmış sakinlere yönelik süregelen baskıya" ve "sistematik bir demografik ve kültürel değişim politikasına" dikkat çekti.

Sunuma göre bu politika, "Türkiye'den yerleşimci transferini" ve "kültürel ve dini miras alanlarının tahrip edilmesini veya değiştirilmesini" içeriyor.

Hükümet ayrıca, Kıbrıslı Türklerin Ankara'nın politikalarından olumsuz etkilendiğini öne sürdü. Bu politikaların "onların kimliklerini zayıflattığını, özgürlüklerini sınırladığını ve Kıbrıs ile Avrupa vatandaşı olarak haklarını tam anlamıyla kullanmaktan yoksun bıraktığını" belirtti.

Belgede ayrıca, Kıbrıslı Türklerin "Türkiye'nin kuzey için uluslararası tanınma arayışı nedeniyle izole halde tutulduğu" vurgulandı.

Kıbrıs, sunumunu sonlandırırken Türkiye'yi adadan askerlerini çekmeye, "iki devletli" politikasını terk etmeye ve Kıbrıs ile halkının yeniden birleşmesine izin vermeye çağırdı.

Paylaş: