Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorununa çözüm bulmak amacıyla müzakerelerin yeniden başlatılması için atılacak adımlara dair çok net bir planı olduğunu Pazar günü açıkladı.
Christodoulides, Baf bölgesindeki Emba köyünü ziyareti sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Guterres'in Mart ayında kendisine niyetlerini bildirdiğini söyledi.
"Çok net bir planı, belirli bir tasarımı var ve ben de onun yaklaşımlarını ve görüşlerini paylaşıyorum. Şu anda yürütülen çaba budur; Guterres'in mantığı çok somut bir şeye dönüşecek ve bu da genişletilmiş bir toplantının düzenlenmesine, yani esasen görüşmelerin yeniden başlatılmasına yol açacak" dedi.
BM Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in Pazartesi günü adaya geleceği ve hem Christodoulides hem de Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ile görüşmeler yapacağı bildirildi. Christodoulides, Holguin ile planlanan görüşmesini "çok önemli" olarak nitelendirdi.
"Bu toplantı, uzun zamandır süregelen ve Guterres'in Türkiye ziyareti, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşme, ardından bizim toplantımız ve Mart ayında Brüksel'de ele aldıklarımızla başlayan birçok görüşmenin devamı niteliğindedir" dedi.
Christodoulides, Holguin'in ziyareti sırasında "durumun nerede olduğunu, nasıl daha fazla ivme kazandırılacağını göreceğini ve genişletilmiş bir toplantı düzenlenmesi hedefine ulaşabileceğimizi, bu toplantıda da görüşmelerin yeniden başlatılacağının duyurulacağını" sözlerine ekledi.
"Bu nedenle, yarınki toplantıyı sabırsızlıkla bekliyorum ve sonuç alınmasını umuyorum" dedi.
Holguin'in ziyareti, Cyprus Mail'e bilgi veren kaynakların Erdoğan'ın Kıbrıs sorununda resmi müzakerelerin yeniden başlatılmasını amaçlayan BM tarafından yürütülen "yeni girişime" yeşil ışık yaktığını aktarmasının ardından gerçekleşiyor.
Erdoğan'ın, Kıbrıs sorununa çözüm bulunamamasının son onyıllarda "Türkiye'ye kendi hatası olmadan gereksiz yere maliyet yüklediği" görüşünde olduğu bildirildi. Bu görüş özellikle, Erdoğan liderliğindeki Türk hükümetlerinin hem 2004 Annan Planı referandumunu hem de İsviçre'nin kayak merkezi Crans-Montana'daki 2017 müzakerelerini desteklemesi göz önünde bulundurulduğunda öne çıkıyor.
Kaynaklara göre Türkiye'nin hem 2004 referandumunu hem de Rum Kesimi tarafından reddedilen 2017 müzakerelerini desteklemiş olması, Erdoğan'ın "pragmatik ve yapıcı tutumunun" ve "Kıbrıs sorununa çözüm bulma umuduyla diyaloğa girme iradesinin" kanıtını oluşturuyor.
Kıbrıs sorununda "yeni girişimin" ne zaman başlatılacağı sorusu haftalardır gündemde. Erhürman bir ay önce, böyle bir girişimin Güney Kıbrıs'ın Avrupa Birliği Konseyi dönem başkanlığındaki altı aylık sürenin bitiminin ardından Temmuz ayında başlayacağını söylemişti.
Ancak Rum Kesimi, böyle bir girişimin "halihazırda devam ettiğini" savunuyor. Hükümet sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, Christodoulides'in Mart ayında Brüksel'de Guterres ile görüşmesinin ardından "bu girişimi kamuoyuyla paylaştığını" belirtmişti.
Holguin en son Ocak ayında Kıbrıs'a gelmiş ve iki liderle üçlü bir toplantı düzenlemişti. Toplantının ardından, adanın iki tarafı arasında "güven artırıcı önlemlerde sonuçlar" elde edilmeden Kıbrıs sorununa ilişkin genişletilmiş bir toplantının düzenlenemeyeceğini söylemişti.
Bazı kesimler, bir sonraki genişletilmiş toplantının önümüzdeki ay kadar erken bir tarihte yapılabileceğini öne sürüyor. Bu, geçen yıl 16-17 Temmuz tarihlerinde düzenlenen en son genişletilmiş toplantıdan tam bir yıl sonrasına denk gelecek. Ancak şu ana kadarki gelişmeler, bu takvimin ileriye atılma olasılığının yüksek olduğuna işaret ediyor.