Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, Antonio Guterres'in bu ay sonundaki ziyareti öncesinde Kıbrıs'taki siyasi parti liderlerini bir toplantıya çağırdı. Toplantıda, son diplomatik temaslar ve yeniden birleşme müzakerelerinin canlandırılması çabalarındaki son gelişmeler hakkında bilgi verilecek.
Hükümet, mevcut hassas dönemde böyle bir toplantının gerekli olduğunu ve asgari düzeyde bir iç mutabakat sağlanması gerektiğini belirtiyor.
Yetkililer, Rum tarafının BM Genel Sekreteri'ne hangi somut önerileri sunmayı planladığını veya müzakerelerin yeniden başlaması için hangi tavizleri vermeye hazır olduğunu açıklamaktan kaçındı.
Yönetim, herhangi bir yeni çok taraflı toplantının, müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesini hedeflemesi gerektiğinde ısrar ediyor ve bu sürecin BM Güvenlik Konseyi kararları ile AB ilkelerine dayanması gerektiğini vurguluyor.
Diplomatlara göre asıl önemli soru, bu açıklanan tutumun gerçek bir siyasi ve müzakere hazırlığıyla örtüşüp örtüşmeyeceği.
Guterres, 27-29 Temmuz tarihleri arasında Kıbrıs'ta olacak ve gayri resmi bir beşli toplantı için asgari koşulların mevcut olup olmadığını değerlendirecek. Bu ziyaret, BM yetkililerinin, özel temsilci María Ángela Holguín'in iki toplum arasında ortak zemin bulma çabalarını anlattığı kapalı bir Güvenlik Konseyi brifinginin ardından gerçekleşiyor.
ABD, Fransa, Yunanistan, Danimarka ve Letonya'nın da aralarında bulunduğu Konsey üyeleri, siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyon temelinde bir çözüme desteklerini yineledi. Ancak Pakistan ve Somali, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı ekonomik eşitsizliklere ve izolasyona dikkat çekerek Konsey içinde devam eden görüş ayrılıklarını ortaya koydu.
Lefkoşa yönetimi, Türkiye'nin daha yapıcı bir tutum benimsemesi ve iki devletli çözüm talebinden vazgeçmesi halinde, yaz sonundan önce gayri resmi bir toplantının hâlâ mümkün olduğu görüşünü koruyor.