Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in adaya yapacağı ziyaretin, adadaki iki tarafın birbirini 'daha iyi anlamasına' olanak tanıyacağını söyledi. Erhürman, Guterres'in yaklaşan ziyaretini 'memnuniyetle karşıladığını' ve 'daha önce de [Guterres'in] çabalarına desteklerini ifade ettiklerini' belirtti.
Güney Kıbrıs'ta ana muhalefetteki Demokratik Seferberlik (DISY) Partisi lideri Annita Demetriou ise ziyareti 'kaçırılmaması gereken bir fırsat' olarak nitelendirerek, 'Kıbrıs sorununa kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması ortak ulusal hedefimize bağlılık gerektiriyor. Müzakerelerin yeniden başlaması bu yolda atılması gereken adımdır.' dedi. Demetriou, çözümün 'ada üzerinde işgalci askerlerin, anakronistik garantilerin ve müdahale haklarının olmadığı bir anlaşma olması gerektiğini' sözlerine ekledi.
Kıbrıs Türk tarafındaki Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkan Yardımcısı Asım Akansoy ise Guterres'in ziyaretinin, Kıbrıs sorununun değişen bölgesel ve küresel dengeler içinde yeniden önem kazandığını gösterdiğini belirtti. Akansoy, 'Doğu Akdeniz'in enerji, güvenlik, ticaret yolları ve bölgesel denklemler açısından kritik bir dönüşüm merkezi haline geldiğini' vurgulayarak, bu ziyaretin 'Kıbrıs meselesinin sadece iki toplum arasında bir sorun değil, bölgesel istikrarı doğrudan etkileyen stratejik bir konu olarak ele alındığını' ifade etti. Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesinin güçlendiği bir dönemde takınılacak siyasi tutumun büyük önem taşıdığını aktaran Akansoy, çözümün BM Güvenlik Konseyi kararları, uluslararası hukuk ve siyasi eşitlik temelinde olması gerektiğini söyledi.
Öte yandan, Kuzey Kıbrıs'ın 'dışişleri bakanlığı', Guterres'in ziyaretine ilişkin farklı bir tutum sergiledi. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in geçen yıl temmuz ayında taraflar arasında çözüm için ortak zemin bulunmadığını söylediğini hatırlatan 'bakanlık', 'KKTC'nin, Kıbrıs Türk halkının iradesini ipotek altına almayı amaçlayan bu yeni girişimleri tamamen reddettiğini' savundu. 'Daha önce başarısız olmuş modellerin farklı biçimlerde yeniden gündeme getirilmesinin anlaşma arayışına katkı sağlamadığı' belirtilen açıklamada, bunun 'Rumlara yarayan mevcut statükonun devamına hizmet ettiği' öne sürüldü. Tufan Erhürman'ın geçen ekim ayında Kıbrıs Türk lideri seçilmesi ve aralık ayında Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile siyasi eşitlik temelinde bir çözüm hedefinde mutabık kalmasının ardından Guterres'in son aylarda yeni bir girişim başlattığı belirtilirken, 'bakanlık' BM'den 'KKTC'nin izolasyonunun kaldırılması ve Kıbrıs adasında iki egemen eşit devletin varlığının tanınması' çağrısında bulundu.
Guterres, 27 Temmuz akşamı adaya varacak. Ardından hem Nikos Hristodulidis hem de Erhürman'ı resmi konutlarında ziyaret edecek, Kayıp Şahıslar Komitesi'ni (CMP) ziyaret edecek ve 28 Temmuz'da her iki liderle akşam yemeği yiyecek. 29 Temmuz'da ise her iki liderle üçlü bir toplantı gerçekleştirecek.