İngiliz Independent gazetesi, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs özel temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ın iki taraf arasındaki farkı kapatmak için yeni bir çözüm çerçevesi üzerinde fikirler araştırdığını yazdı.
Gazete, bu önerilerin resmi bir Birleşmiş Milletler planı olmadığını, sadece müzakereleri canlandırmak için değerlendirilen fikirler olduğunu belirtti.
Habere göre çerçeve, siyasi eşitliğe sahip iki kurucu devlet üzerine kurulacak ve federal hükümetin yetkileri önemli ölçüde sınırlandırılacak.
Günlük yönetim büyük ölçüde iki kurucu devlette kalacak, küçük bir merkezi yönetim ise yalnızca ayrı ayrı yürütülemeyecek yetkilerden sorumlu olacak.
Önerilen fikirler arasında şunlar yer alıyor: İki liderin başkanlık edeceği ve Rum tarafı lehine 2:1 veya 3:1 oranında dönüşümlü bir başkanlık konseyi; doğrudan seçilmiş federal parlamento yerine Rum ve Türk Kıbrıslı temsilcilerden oluşan bir yüksek konsey; dışişleri, savunma, içişleri ve vatandaşlık, maliye ve AB işlerinden oluşan beş veya altı bakanlıklı ortak bir kabine; siyasi eşitlik garantisi olarak kilit kabine kararlarında en az bir Türk Kıbrıslı bakanın belirleyici oy kullanması şartı. Gazete bu son önerinin tartışmalı olacağını belirtiyor.
Raporda ayrıca en zorlu konulardan birinin güvenlik olduğu belirtiliyor.
Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Türk askerlerinin adadan çekilmesini talep etmeye devam ettiği, Türk Kıbrıslı tarafın ise bu varlığın Türk Kıbrıslı toplumun güvenliği için gerekli olduğunu savunduğu kaydediliyor.
1960 garantörlük sistemiyle ilgili olarak gazete, tartışılan seçeneklerden birinin İngiltere, Yunanistan ve Türkiye'nin rollerinin NATO destekli bir güvenlik mekanizmasıyla değiştirilmesi olduğunu, bunun adada küçük bir çokuluslu askeri varlığı içerebileceğini iddia ediyor.
Rapora göre BM ayrıca iki veya üç yıllık bir geçiş dönemini de değerlendiriyor. Bu dönem Maraş'tan başlayarak toprak iadesi ve Türk Kıbrıslı tarafın uzun süredir talep ettiği doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar ve doğrudan uluslararası temasların kademeli olarak uygulanmasını içeriyor. Önerilerin ayrıca Türk kısıtlamalarının hafifletilmesini, Kıbrıs bayraklı gemilerin Türk limanlarına erişimine izin verilmesini öngördüğü belirtiliyor.
Gazete ayrıca, adanın açık deniz doğal gaz kaynaklarının işletilmesindeki ilerlemenin, AB-Türkiye Gümrük Birliği'nin modernizasyonu da dahil olmak üzere AB-Türkiye ilişkilerini içeren daha geniş bir pakete bağlanabileceğini öne sürdü.
İsimsiz kaynaklara dayandırılan haberde, Türk Kıbrıslı lider Tufan Erhurman'ın böyle bir çerçeveyi müzakere etmeye daha istekli göründüğü, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'in ise daha temkinli olduğu iddia edildi.
Ancak Kıbrıs'ın Londra Başkonsolos Yardımcısı Spyros Miltiades gazeteye resmi bir BM teklifi olmadığını söyledi.
“Bildiğim kadarıyla, iki taraftan herhangi birinin yanıt vermeye davet edildiği resmi bir Birleşmiş Milletler teklifi yok” dedi. “Dolaşan fikirler somut bir teklif veya plandan çok varsayımsal görünüyor. Anlamlı bir ilerleme, ancak yerleşik BM liderliğindeki süreç ve üzerinde anlaşılan BM parametreleri çerçevesinde ortaya çıkabilir.”
Holguin de bu ay başında benzer haberleri yalanlamıştı.
1 Temmuz'da konuşan Holguin, kendisinden kaynaklanan “tek bir yazılı kelime bile olmadığını” söyleyerek önceki haberleri “söylenti ve yanlış anlamaların ürünü” olarak nitelendirdi.
Odağının her iki tarafı da dinlemek ve resmi müzakerelerin yeniden başlaması için koşulları yaratabilecek seçenekleri araştırmak olduğunu ekledi.