Icerige atla
Politika ⭐ 82/100

Christodoulides: Türk tarafının eleştirilerine rağmen uluslararası anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz

Christodoulides: Türk tarafının eleştirilerine rağmen uluslararası anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz

Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides Salı günü yaptığı açıklamada, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin dış eleştirilerden bağımsız olarak uluslararası anlaşmalar imzalamaya devam edeceğini vurguladı. Christodoulides, Cumhuriyetin hem AB hem de BM üyesi bir devlet olarak tam egemenlik haklarına sahip olduğunu belirtti.

Christodoulides, "Herkesin artık Kıbrıs'ın bir AB üyesi devleti ve BM üyesi olduğunu anlamasının zamanı geldi. Cumhuriyetin uluslararası statüsünü öne çıkaran ve karşı karşıya olduğumuz sorunları ele alan anlaşmalar imzalamaya devam edeceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı, Kıbrıs'ın müzakerelere "ikili sıfatla" katıldığını da ekledi: hem Rum toplumunun fiili lideri olarak hem de garantiler dahil olmak üzere çeşitli konularda uluslararası alanda tanınan devlet otoritesi olarak.

Bu açıklamalar, Kıbrıs'ın genişleyen savunma ve diplomatik ortaklıklarına kuzeyden gelen yeni eleştirilerin ortasında geldi. Eleştirilerin odağında, Fransa ile planlanan ve Fransız askeri personelinin operasyonel ve insani amaçlarla adada bulunmasına olanak tanıyacak Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA) yer alıyor.

Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman Salı günü, Fransa ile yapılan anlaşma dahil olmak üzere son dönemdeki anlaşmalara sert tepki gösterdi. Erhürman sosyal medya paylaşımında Kıbrıs Türklerinin kilit karar alma süreçlerinden dışlanırken bir çözüme ulaşılıp ulaşılamayacağını sorguladı.

Erhürman, "Bu adada Kıbrıs Türklerini yok sayarak bir çözümün mümkün olduğunu gerçekten düşünen var mı?" diye sordu.

Kuzeyin 'Başbakanı' Ünal Üstel ise anlaşmayı "son derece tehlikeli, provokatif ve kabul edilemez bir adım" olarak nitelendirdi. Üstel, bu adımın "adadaki barış ve huzur ortamına ciddi zarar verebileceğini" savundu.

Üstel ayrıca Fransa'nın müdahil olmasının, adanın güvenlik yapısını etkileyen kararlarda Kıbrıs Türklerinin rızasının göz ardı edilmesinin daha geniş bir yansıması olduğunu ifade etti.

Hükümet ise tüm anlaşmaların Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenlik hakları ve uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde yürütüldüğünü savundu.

Christodoulides, Kıbrıs sorunu üzerinde birçok düzeyde hazırlık çalışmalarının sürdüğünü ve hükümetin kısa sürede yanıt vermeye hazır olduğunu da belirtti.

"Hazırız" diyen Christodoulides, "Davet gelecek hafta bile gelse Kıbrıs gecikmeden yanıt verecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı, iç siyasi döngülerin diplomatik gelişmelerin hızıyla ilişkilendirilmesini de reddetti. Kıbrıs'ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nın sona ermesi dahil bu tür iddiaların "müzakerelerin gerçekliğiyle kesinlikle hiçbir bağlantısı olmadığını" söyledi.

"Haziran'dan sonraya kalırsak, Türk tarafı kendi pozisyonunu pekiştirmek için oyalıyor demektir" diyen Christodoulides, Kıbrıs'ın çağrıldığında müzakerelere katılmaya hazır olduğunu yineledi.

Paylaş: