Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhurman, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides'in, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in geçen hafta adaya yaptığı ziyaret sırasında gündeme getirdiği, adada daha fazla mayın temizlenmesi önerisini reddettiğini söyledi.
Gazeteci Nazar Erişkin'e konuşan Erhurman, "Mayınları temizlemeyi kabul ettik, Rum tarafı reddetti" dedi ve planın, mayın temizleme çalışmalarının önce ara bölgede başlayıp ardından diğer bölgelere yayılmasını öngördüğünü belirtti.
Erhurman ayrıca, BM Güvenlik Konseyi'nin önceki kararlarında 'mayınsız bir Kıbrıs' hedefinin belirlendiğine dikkat çekti ve Christodoulides'in teklifi 'güvenlik gerekçeleriyle' reddettiğini söyledi.
Geçen yıl Cenevre ve New York'ta düzenlenen Kıbrıs sorununa ilişkin genişletilmiş toplantılarda, mayınların döşendiği bölgelerin temizlenmesine yönelik çalışmalar konusunda anlaşmalara varılmıştı.
Ancak, Kıbrıs'taki BM Barış Gücü (UNFICYP), adada 'mayın veya diğer savaş kalıntısı patlayıcılarla kirlenmiş olabilecek' toplam 47 tehlikeli alan bulunduğunu ve bu alanların yaklaşık 1,7 milyon metrekarelik bir araziyi kapsadığını tahmin ediyor.
UNFICYP sözcüsü Aleem Siddique daha önce Cyprus Mail'e yaptığı açıklamada, sivil alanların yakınındaki kara mayınlarının 'BM tarafından açıkça işaretlendiğini' ve en büyük mayın tarlalarının adanın her iki tarafındaki askeri tesislerde veya ara bölgede bulunduğunu söylemişti.
Ancak Siddique, bunun mayınların oluşturduğu tehlikenin var olmadığı anlamına gelmediğini belirtti.
Siddique'in verdiği örneklerden biri, Lefkoşa'nın batısında yer alan ve kısmen ara bölgede bulunan Mammari köyüydü. Siddique, 2015 yılında Mammari çevresindeki mayınları temizlemek için 29 kişilik bir Kamboçyalı mayın temizleme ekibinin getirildiğini, çünkü mayınların bölgedeki çiftçiler için ciddi bir tehlike oluşturduğunu söyledi.
Siddique, "Yağmur yağdığında, bölge eğimli olduğu için su mayınları işaretli alanın dışına sürüklüyordu. Çiftçiler de zaman zaman bu alana giriyordu ve bir seferinde bir traktör bir mayına çarptı, ancak neyse ki sürücü zarar görmedi" dedi.
Kamboçyalı mayın temizleme ekipleri, Mammari'deki çalışmalarının yanı sıra Lefka'nın güneyindeki mayın tarlalarını temizlemekle de görevlendirilmişti. Bu çalışmalar, 2018 yılında Apliki geçiş noktasının açılmasının önünü açarak Lefka ile Kalopanayiotis arasında doğrudan erişimi sağladı.
BM Mayın Eylem Servisi (UNMAS), 2016 yılında UNFICYP'in 'ayrılmaz bir bileşeni' haline gelerek doğrudan koordinasyon ve uzmanlık aktarımına olanak sağladı. Ayrıca UNMAS, faaliyet gösterdiği bölgelere güvenli erişimi kolaylaştırmak için Kayıp Şahıslar Komitesi'ne (CMP) yardım sağlıyor.
2024 yılında hükümet kaynakları, Rum tarafının ara bölgedeki mayın temizleme çalışmalarının kendi açılarından tamamlandığını düşündüğünü ve bildikleri tek mayın tarlalarının Cumhuriyet sınırları içinde bulunduğunu söylemişti.
Kaynaklar, bu mayın tarlalarının 'savunma düzenlemelerinin ayrılmaz bir unsuru' olduğunu belirterek, "Bunlar tehlikeli olmayan ve varlıklarını sürdürmelerinin gerekli olduğu alanlarda bulunuyor. Mayın temizliği konusunda anlaştığımızda, tüm mayın tarlalarının kaldırılmayacağı konusunda mutabık kalmıştık. Anlaşma, ara bölgedeki mayın tarlalarının kaldırılması yönündeydi" ifadelerini kullandı.
Kaynaklar, Cumhuriyet'te kalan mayınların tanksavar mayınları olduğunu ve 'birinin kolayca geçememesi' için yerinde bırakıldığını ekledi.
Ancak, tüm antipersonel mayınların artık kaldırıldığını söyleyen kaynaklar, "Hem mayın tarlalarındakileri hem de depolardakileri imha ettik, çünkü bu, antipersonel mayınların ortadan kaldırılmasına ilişkin Ottawa Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüğümüzdür" dedi.
Bu nedenle, "eğer hala varsa, bunlar ya mayın tarlalarında ya da depolarda bulunan Türk askerine aittir" ifadelerini kullandılar.
Kıbrıs'a mayınlar 1963, 1964 ve 1974 yıllarında döşendi. UNFICYP geçmişte 'kara mayınlarının etkisiz hale gelmediğini' ve zamanla daha tehlikeli hale gelebileceğini vurgulamıştı.