Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

Esnek Model ve Ona Uydurulan Masal

Esnek Model ve Ona Uydurulan Masal
İngilizcenizi Malta'da eğlenerek geliştirmek ister misiniz? Bilgi al →

Kıbrıs sorununa çözüm için 'esnek bir model' — işte şimdi buna böyle diyorlar. Çünkü bir İngiliz gazetesi yazdı. The Independent. Birdenbire herkes buna bayıldı. Oysa Nikos Anastasiades aynı şeyi söylediğinde kimse duymak istememişti. Ve yanlışlıkla, tabii ki yanlış olarak, iki devletten söz etmeye cüret ettiğinde onu paramparça etmişlerdi. Şimdi mi? Tek bir itiraz sesi yok.

Çünkü buna iki devletli çözüm denmiyor; gevşek bir federasyon biçimindeki esnek model deniyor. The Independent'ın gözümüzün içine baka baka bizi kandırması da cabası: Görünüşe göre María Ángela Holguín 'daha gevşek bir çözüm' hazırlıyor ('daha gevşek çözüm'ün ne anlama geldiğini kimse bilmiyor) ve 'yapının öyle olmasını umuyor ki, Kıbrıslı Rumlar buna federasyon, Kıbrıslı Türkler konfederasyon diyebilsin ve aradaki fark kasıtlı bir 'yapıcı belirsizlik' ile kapatılsın'.

İşin içine siyasi eşitlik ve geniş özerkliğe sahip iki kurucu devlet, dönüşümlü başkanlık konseyi (Annan Planı tarzı), çoğu hükümet yetkisinin iki kurucu devlet tarafından ayrı ayrı kullanılması ve merkezi hükümetin küçük bir rol üstlenmesi fikrini de ekleyin. Ortaya, dibini bir türlü bulamayacağımız bir çorba çıkar. The Independent ayrıca Tufan Erhurman'ın böyle bir çerçeveyi tartışmaya daha hazır göründüğünü, Nikos Hristodulidis'in ise daha temkinli ve iç siyasi baskı altında sıkışmış olduğunu düşünüyor.

Pes doğrusu. Hristodulidis 'iç baskı altında sıkışmış' ama nedense Erhurman'ın bu modele daha hazır görünmesinin sebebinin bunun onun modeli olduğunu söylemeyi unutmuşlar. Sadece Holguín'in masaya koyduğu için değil, Kıbrıslı Türk lideri olmadan çok önce. 17 Mayıs 2021'de Yenidüzen'e verdiği röportajda, iki taraf arasında Kıbrıs sorununun çözümü konusunda ortak zemin bulunabileceğini ve bunun yetkileri kurucu devletlere devreden adem-i merkeziyetçi bir federasyonda yattığını söylemişti.

Daha da öncesinde, Anastasiades'in 2018'de bu konuyu gündeme getirdiği sırada, o dönem 'başbakan' olan Erhurman şöyle demişti: 'Güçlü bir merkezi hükümet isteyen taraf Kıbrıslı Rum tarafıydı. Kıbrıslı Türk tarafı ne sorun çıkaracak ne de gevşek bir federasyon üzerinde uzun tartışmaları uzatacaktır' (25 Ekim 2018).

Yani İngilizlerin pazarladığı ve Holguín'e mal ettiği şey, aslında Türklerin en başından beri istediği şey: iki mevcut küçük devletten oluşan bir konfederasyon. Ve liderlerimizin yıllardır tartıştığı ve sessizce üzerinde anlaştığı, ancak hiçbir zaman yüksek sesle itiraf etmediği şey tam olarak bu. Siyasi sistemin unsurları, yani şeklini belirleyecek unsurlar üzerinde her anlaşmaya varılması gerektiğinde, iki taraf da iki bölgeli, iki toplumlu bir federasyondan bahsederken, ortaya çıktı ki Türklerin aklında bir şey, Kıbrıslı Rumların aklında başka bir şey vardı. Konfederal parmak izleri hem 2008 tarihli Hristofyas-Talat mutabakatında hem de 2014 tarihli Anastasiades-Eroğlu mutabakatında mevcut.

Peki bu hikâye hep nerede tıkandı? Barış Burcu'nun, Akıncı'nın sözcüsünün, Anastasiades'in bu 'esnek model'i ilk kez ortaya attığı dönemde yaptığı bir açıklamayla cevap vereyim. Burcu, Mustafa Akıncı'nın daha önceki açıklamalarına atıfta bulunuyordu; Akıncı, hangi yetkilerin kurucu devletlere devredileceği netleşmesi koşuluyla bu modeli dışlamayacağını söylemişti. Burcu, 'Kıbrıslı Türk tarafının ortaklaşa alınan her karara etkin katılımı pazarlık konusu değildir' dedi.

İşte tam da burada takılıyor. İster gevşek bir federasyonla ister konfederasyonla sonuçlanalım, bu 'etkin katılım' yani veto, her karar üzerinde garanti altına alınmak zorunda. Başka bir deyişle, tamamen özerk küçük devletleri ve neredeyse hiç yetkisi olmayan bir merkezi hükümeti kabul ediyoruz, ama bu sulandırılmış merkezin bile bir vetoya ihtiyacı var, böylece Ankara tüm Kıbrıs üzerinde, Kıbrıslı Rum küçük devleti de dahil olmak üzere, elini tutabilsin.

Tüm bu 'esnek model' masalının ötesinde, er ya da geç gerçek sorular masaya geliyor. Mesela: Tek bir ekonomi, tek bir merkez bankası, tek bir FIR, tek bir Münhasır Ekonomik Bölge olacak mı? Hangi topraklar geri verilecek? İşgal ordusu ve sözde garantiler ne zaman defolup gidecek? Holguín ve İngilizlerin bunun için de bir planı var mı?

Deniz, kum, güneş ve İngilizce — Malta'da bir dil tatili! Programı gör →
Paylaş: