Icerige atla
Ekonomi 📰 68/100

Eurobank Mumbai Ofisini Açıyor: Kıbrıs Cumhurbaşkanı Törene Katılacak

Eurobank Mumbai Ofisini Açıyor: Kıbrıs Cumhurbaşkanı Törene Katılacak

Eurobank CEO'su Fokion Karavias, Delphi Forumu'nda 'Jeopolitik Dayanıklılık İnşası' başlıklı panelde yaptığı konuşmada bankanın önümüzdeki ay Mumbai'de temsilcilik ofisini açacağını duyurdu.

Bu açıklama, bankanın Hindistan'ın Birleşik Ödemeler Arayüzü (UPI) sistemini Yunanistan'da devreye alma çalışmalarını sürdürdüğü bir dönemde geldi. Yunanistan, NPCI International ile iş birliği kapsamında UPI üzerinden havale gönderilen ilk Avrupa ülkesi olacak.

Karavias, "Bu, Hindistan'daki NPCI International ile iş birliğimizin sonucudur" dedi.

Karavias, "Önümüzdeki ay Hindistan'da Mumbai'deki ofisimizin açılışını yapma fırsatımız olacak" diye ekledi.

Eurobank CEO'su, "Aynı dönemde resmi ziyarette bulunacak olan Kıbrıs Cumhurbaşkanı'nın açılışa katılma onuruna sahip olacağız" ifadesini kullandı.

Karavias, "Bu etkinlik, Yunanistan, Kıbrıs ve Hindistan arasındaki ilişkilerin güçlü büyüme dinamiklerini ortaya koyan bir dizi iş duyurusunun öncüsü olacak" diye belirtti.

Bu gelişme, Kıbrıs'ı daha geniş bir jeopolitik ve finansal genişleme stratejisinin merkezine yerleştiriyor. Açılış döneminde üst düzey siyasi katılıma doğrudan atıfta bulunulması bu stratejinin önemini ortaya koyuyor.

Karavias, bankanın yaklaşımını açıklarken stratejinin büyüme ile risk arasında denge kurmaya dayandığını vurguladı ve bunu temel bir operasyonel zorluk olarak nitelendirdi.

Karavias, çeşitlendirmenin iki boyutu olduğunu açıkladı: coğrafi çeşitlendirme ve iş faaliyetleri genelinde çeşitlendirme.

Grubun faaliyet alanına değinen Karavias, bankanın şu anda Yunanistan, Kıbrıs ve Bulgaristan'da faaliyet gösterdiğini belirtti. Gelir dağılımının yüzde 50'si Yunanistan'dan, yüzde 35'i Kıbrıs'tan ve yüzde 15'i Bulgaristan'dan elde ediliyor.

İran'la ilgili gerilimlerden kaynaklanan enerji piyasası baskıları da dahil olmak üzere dış şokların küresel ekonomileri farklı şekillerde etkilediğini belirten Karavias, Bulgaristan'ın elektrik üretiminin ağırlıklı olarak nükleer enerjiye dayandığına dikkat çekti. Turizmin Bulgaristan'ın GSYİH'sine katkısının Yunanistan ve Kıbrıs'a kıyasla çok daha düşük olduğunu ve bunun ekonomiler arasında farklı dayanıklılık düzeylerine yol açtığını vurguladı.

Karavias'a göre gelirin büyük bölümü hâlâ çoğu Yunan bankasında olduğu gibi geleneksel bankacılık faaliyetlerinden geliyor.

Bankanın 2028'e kadar uzanan stratejik iş planının temel ayaklarından biri varlık yönetimi ve sigorta faaliyetlerinin güçlendirilmesi olarak belirlendi.

Karavias ayrıca bankanın Lüksemburg'daki yan kuruluşunda teknoloji ve iş modeli uygulamasında varlık yönetimi operasyonlarını güçlendirmeye yönelik önemli bir dönüşüm sürecine değindi.

Risk yönetimi konusunda Karavias, likidite ve kredi riskinin bankaların iş modelleriyle uyumlu olarak yönettiği temel geleneksel riskler olmaya devam ettiğini açıkladı.

Küresel mali kriz ve düzenleyici çerçevenin evriminden sonra bankaların bu riskleri yönetmede daha etkili hale geldiğini ekledi.

Eurobank CEO'su aynı zamanda özellikle siber güvenlik olmak üzere yeni risklerin ortaya çıktığını ve bu riskin son on yılda giderek daha önemli hale geldiğini söyledi.

Karavias'a göre kuruluşlar artık geleneksel ekonomik döngülerin ötesinde dış faktörlere daha fazla maruz kalıyor.

Karavias, Ukrayna'daki savaş ve İran'daki son gelişmelerin küresel ekonomiyi, iş dünyasını ve finans sektörünü etkileyen değişken bir jeopolitik ortam yarattığına değindi.

Herhangi bir krizde ekonominin giriş noktasındaki durumunun kritik önem taşıdığını vurgulayan Karavias, Yunanistan'ın 15 yıl önceki mali kriz deneyimini örnek gösterdi.

Eurobank CEO'su, Yunanistan'ın mevcut döneme geçmişine kıyasla çok daha güçlü bir konumdan girdiğini ve diğer Avrupa ortaklarıyla karşılaştırıldığında da iyi durumda olduğunu belirtti.

Mali gücün ötesinde, Yunanistan'ın artık toparlanmış ve sağlam bir konumda duran bir bankacılık sistemine sahip olduğunu ifade eden Karavias, bu dayanıklılığın olumlu dönemlerde inşa edildiğini vurguladı.

Karavias, ekonomik ve mali politika etrafındaki süregelen tartışmalara da değinerek dayanıklılığın genellikle daha gevşek düzenleyici yaklaşım çağrılarının aksine geliştiğini belirtti.

Son olarak Karavias, jeopolitiğin ötesinde teknolojik ilerlemenin ikili bir rol oynadığını söyledi: Teknoloji hem daha iyi risk yönetimini destekleyebilir hem de kendi başına bir risk kaynağı haline gelebilir.

Paylaş: