Eurobank, 4 Haziran'da düzenlenen Green Agenda Summit'te sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm taahhüdünü bir kez daha yineledi. Banka, zirveye üst üste üçüncü kez platin sponsor olarak katıldı.
“Sorumluluk olarak dönüşüm (bir trend değil)” temasıyla düzenlenen konferans; akademisyenleri, üst düzey yöneticileri ve Kıbrıs ile yurt dışından önde gelen uzmanları bir araya getirdi. Katılımcılar, daha sürdürülebilir bir ekonomiye geçişin getirdiği zorlukları ve fırsatları tartıştı.
Etkinlik, kamu ve özel sektörün yeşil dönüşümün taleplerine nasıl yanıt verebileceği konusunda görüş alışverişi için bir platform oluşturdu.
Konuşmacılar, dönüşümün artık geçici bir trend olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bu sürecin, sürdürülebilir bir geleceğin temellerini atacak bir zorunluluk olduğunu vurguladılar.
Konuşmacılar ayrıca işletmelerin dönüşüm sürecindeki riskleri yönetirken hazırlıklı ve uyum sağlayabilir olması gerektiğine dikkat çekti.
Katılımcılar, ölçülebilir ESG hedefleri belirlemenin önemini de öne çıkardı. Bu hedeflerin şirketlere sürdürülebilir kalkınma alanındaki riskleri ve performansı değerlendirmede yardımcı olacağı belirtildi.
Bankacılık sektörüne ilişkin tartışmalar, finansal kuruluşların Avrupa düzenleyici çerçevesine tam uyum sağlamaya çalışırken karşılaştığı giderek karmaşıklaşan ve çok katmanlı zorluklara odaklandı.
“Yeşil Dönüşüm ve Risk Yönetimi” başlıklı panelin katılımcıları, bankaların değişen ortamını ana hatlarıyla aktardı. Bu ortamı; iklim değişikliği, teknolojik gelişmeler, silahlı çatışmalar, yasal ve düzenleyici gereklilikler ile kredi riski gibi faktörler şekillendiriyor.
Eurobank Ltd adına konuşan Risk Yönetim Müdürü Joseph Antoniou, bankacılık sektörünün karşı karşıya olduğu değişen manzarayı anlattı.
Antoniou, bankanın yeşil dönüşümü basit bir yükümlülük değil öncelik olarak ele aldığını söyledi. Bunun nedeni olarak, dönüşümün hem ekonominin hem de gelecek nesillerin sürdürülebilir geleceğini belirleyeceğini gösterdi.
Antoniou, yeşil dönüşümün ve iklimle ilgili fiziksel risklerin risk yönetimi çerçevelerini yeniden şekillendirdiğini açıkladı. ESG konularının artık kapsamlı ve yapılandırılmış bir stratejik yaklaşımla ele alındığını ifade etti.
Antoniou, bankanın sürdürülebilir uygulamaları tüm operasyon alanlarında hayata geçirmek için uyguladığı bir dizi önlemden de söz etti.
Antoniou, “Bankaların rolü, kendi sürdürülebilir kalkınmaları için net stratejik hedefler belirleyerek en iyi uygulamaların örneği olmaktır” dedi.
Antoniou sözlerine şöyle devam etti: “Aynı zamanda bankalar, müşterilerini ve genel piyasayı eğitme ve farkındalık yaratma konusunda da önemli bir rol oynuyor. Bu sayede iklim değişikliği ve sürdürülebilirlikle bağlantılı hem zorlukların hem de fırsatların anlaşılmasını güçlendiriyorlar.”
Antoniou, “Bankacılık sektörü, yeşil dönüşümü hızlandırmada da kilit bir unsurdur. Sektör yalnızca finansör olarak değil, aynı zamanda piyasa için bir rehber olarak da hareket ediyor” dedi.
Antoniou, Eurobank'ın işletmeler ve hane halkları için sürdürülebilir finansman, sürekli teknolojik yenilenme ve inovasyon, şeffaflık ve sosyal sorumluluk girişimleri aracılığıyla Kıbrıs ekonomisini desteklemeye ve güçlendirmeye bağlı kalmaya devam ettiğini söyledi.
Antoniou, “Amaç, uzun vadeli sosyal değer yaratmaktır” diye ekledi.
Bankaya göre, ekonomik büyüme ve uzun vadeli sosyal değer yaratmak, kurumun temel önceliklerinden biri olmaya devam ediyor. Sürdürülebilirlik, bankanın operasyonlarına ve genel stratejisine yön vermeyi sürdürüyor.