Raffaele Fitto'nun AB Kıbrıs özel temsilcisi seçilmesi, siyasi ve kurumsal bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Fitto, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis'in yeni AB elçisi konusundaki görüşmelerde öne sürdüğü isimlerden biriydi.
Ursula von der Leyen bu görevi, Avrupa politikasını şekillendiren ve kurumları, portföyleri ve AB'nin elindeki birçok aracı harekete geçirebilen mevcut bir başkan yardımcısına verdi.
Fitto tercihinin avantajları
philenews'in konuştuğu diplomatik çevreler, bu tercihi Johannes Hahn'ın önceki atamasıyla karşılaştırarak, Hahn'ın eski bir Komisyon üyesi olarak deneyim sunduğunu, Fitto'nun ise mevcut bir başkan yardımcısı olarak kurumsal ağırlık getirdiğini belirtti. Bir kaynağın ifadesiyle, "bunlar iki farklı görev modeli" ve aktif bir Komisyon üyesinin seçilmesinin Kıbrıs sorunu ile AB'nin Türkiye politikası arasındaki operasyonel bağı güçlendirebileceği kaydedildi.
Ayrıca bu hamleyle AB'nin, Birleşmiş Milletler'in de talep ettiği gibi aktif olarak sahada olduğu vurgulanıyor.
Diplomatik kaynaklar, başkan yardımcısı olarak Fitto'nun Komisyon'un kurumsal hiyerarşisinin en üstünde yer aldığını ve Başkan von der Leyen ile doğrudan çalıştığını belirtti. Fitto'nun politikaları, hizmetleri ve Komisyon üyelerini koordine edebilecek ve Kıbrıs sorununu Avrupa karar alma mekanizmasının en üst düzeyine taşıyabilecek konumda olduğu ifade edildi.
Seçimin duyurulması
Avrupa Komisyonu'nun duyurusunda, Fitto'nun bu sıfatla "BM çerçevesindeki çözüm sürecine katkıda bulunacağı" ve BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs özel elçisi María Ángela Holguín ile yakın işbirliği yapacağı belirtildi.
Açıklamada, atamanın Komisyon'un Kıbrıs'ın yeniden birleşmesine yönelik güçlü taahhüdünü yansıttığı ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları ile AB'nin kendi ilke, değer ve mevzuatı doğrultusunda işlevsel ve uygulanabilir bir kapsamlı çözüm hedeflediği ifade edildi. Fitto'nun tüm ilgili taraflar ve muhataplarla çalışarak müzakerelerin yeniden başlaması için zemin hazırlayacağı ve tüm paydaşlar arasında güven inşası da dahil olmak üzere kapsamlı ve kalıcı bir çözümü destekleyeceği kaydedildi.
Konuyu zaten biliyor
Pazartesi günkü duyurudan önce Fitto'nun portföyünde, Kıbrıs'ın yeniden birleşmesini kolaylaştıran Komisyon liderliğindeki süreçlerin izlenmesi zaten vardı.
Von der Leyen'den 1 Aralık 2024'te aldığı yetki mektubuna göre, başkan yardımcısına yeniden birleşmeyi kolaylaştırma çabalarını izleme ve Yardım Programı aracılığıyla "Kıbrıslı Türk toplumunun sosyal ve ekonomik koşullarının güçlendirilmesine" devam etme ve Yeşil Hat Tüzüğü'nün uygulanmasını izleme görevi verilmişti.
Von der Leyen'e teşekkür
Atamasının ardından yaptığı açıklamada Fitto, "Kıbrıs özel temsilcisi olarak atanmak bir onur" diyerek Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'e güveni için teşekkür etti. Sorumluluğu memnuniyetle karşıladığını ve BM liderliğindeki süreci tam desteklemeye devam edeceğini söyledi.
María Ángela Holguín ile yakın çalışacağını ve tüm paydaşlar ve muhataplar arasında güven inşası da dahil olmak üzere müzakerelerin yeniden başlaması için koşulları oluşturmayı ve kapsamlı ve kalıcı bir çözümü desteklemeyi hedeflediğini ekledi.
Hristodulidis atamayı memnuniyetle karşıladı
Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis yazılı açıklamasında, Fitto'nun AB Kıbrıs özel temsilcisi olarak atanmasının AB'nin müzakerelerin yeniden başlaması çabalarında "lider ve daha anlamlı bir rol" için artan ilgi ve hazır olduğunu gösterdiğini belirtti.
Hristodulidis, von der Leyen'in kişisel tercihi olduğunu belirttiği kararı büyük memnuniyetle karşıladı. Komisyon'un kurumsal hiyerarşisinin en üstünde yer alan bir yetkilinin seçilmesinin, AB'nin BM çerçevesinde müzakerelerin yeniden başlaması çabalarına daha fazla dahil olma konusundaki artan ilgi ve hazır olduğunu gösterdiğini ve ortak çabaya özel bir siyasi ağırlık kazandırdığını söyledi.
Bu gelişmeyi, en başından itibaren en üst Avrupa düzeyinde izlenen tutarlı stratejinin bir başka somut sonucu olarak nitelendirdi.
Ayrıca, BM Genel Sekreteri'nin girişiminin sürdüğü bir dönemde AB'nin elindeki araçları kullanmaya hazır olduğunu ilan ettiğini, AB-Türkiye ilişkilerindeki ilerlemenin doğrudan Kıbrıs sorunundaki ilerlemeyle bağlantılı olduğunu ve karşılıklı yarar sağlayacak bir yol için gerçek teşvikler yaratabileceğini ekledi.
Hristodulidis'e göre, Kıbrıs stratejisinin kararlılığı, tutarlılığı ve metodik uygulaması, BM Genel Sekreteri'nin sürekli taahhüdüyle birlikte yeni bir ivme ve somut girişimler yarattı.