Icerige atla
Yaşam ⭐ 72/100

Göğüs hastalıkları uzmanı uyardı: Toz kirliliği halk sağlığını tehdit ediyor

Göğüs hastalıkları uzmanı uyardı: Toz kirliliği halk sağlığını tehdit ediyor

Göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Haris Armeftis, Kıbrıs'taki toz kirliliğinin yasal düzenleme gerektiren bir halk sağlığı tehlikesi olduğunu belirterek, artan toz yoğunluğunun hem risk gruplarını hem de genel nüfusu giderek daha fazla etkilediği uyarısında bulundu.

Armeftis, Cuma günü Kıbrıs Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, "Tozun masum bir olay olduğu algısı yanlıştır, çünkü toz mikropartikülleri toksik ve insan vücuduna zararlıdır" dedi.

Armeftis, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sorunun son yıllarda yoğunlaştığını ve Doğu Akdeniz bölgesi genelinde yüksek toz yoğunluklu dönemlerin daha sık yaşandığını söyledi.

Toz, PM10 ve PM2.5 mikropartikülleri içeriyor. PM2.5 partikülleri, solunum sisteminin derinliklerine nüfuz edip alveollere ulaşabildiği ve bazı partiküllerin kan dolaşımına girebildiği için en zararlı olarak nitelendiriliyor.

Armeftis, bu partiküllerin "oksidatif strese ve iltihaplanmaya neden olduğunu, kardiyovasküler ile solunum hastalıklarını ağırlaştırdığını" söyledi.

En çok risk altında olanların kronik akciğer hastalıkları, astım ve kalp rahatsızlığı bulunan hastalar olduğunu belirten Armeftis, sağlıklı bireylerin de tahriş, öksürük, burun akıntısı ve enfeksiyon gibi belirtiler yaşayabileceğini ifade etti.

Uzun vadeli risklere de dikkat çeken Armeftis, mikropartiküllerin kanserojen olarak kabul edildiğini ve akciğer kanseri ile diğer hastalıklara katkıda bulunduğunu belirtti.

Partiküllerin metaller, virüsler ve bakteriler dahil ek zararlı maddeler taşıyabildiğini ve enfeksiyon olasılığını artırdığını ekledi.

Bilimsel verilere atıfta bulunan Armeftis, Kıbrıs'taki araştırmaların partikül maddede metreküp başına her 10 mikrogram artışın, tüm nedenlerden hastaneye yatışlarda yaklaşık yüzde 1, kardiyovasküler rahatsızlıklarda ise yüzde 1,2 artışla bağlantılı olduğunu gösterdiğini söyledi.

Yunanistan'daki araştırmalara da değinen Armeftis, toz seviyelerinin yükseldiği günlerde astım nedeniyle acil servis başvurularının yaklaşık yüzde 40, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) başvurularının ise yaklaşık yüzde 60 arttığını aktardı.

Yoğunluğun metreküp başına 300 mikrogramı aşması durumunda koşulların tüm nüfus için tehlikeli hale geldiğini vurguladı.

"İnsanlar o günlerde hayatlarını kaybetme riskiyle karşı karşıyadır veya çeşitli hastalıklardan ciddi komplikasyonlarla hastaneye yatırılabilir" diye uyardı.

Bu tür durumlarda Dünya Sağlık Örgütü önerileriyle uyumlu rehberlerin takip edilmesi gerektiğini, bunlar arasında açık havada çalışmanın durdurulması ve kapalı mekanlarda kalarak maruziyetin sınırlandırılmasının yer aldığını söyledi.

Armeftis, toz yoğunluğunun arttığı günlerde halkın gereksiz seyahat ve açık hava aktivitelerinden kaçınması, hastaların ise reçeteli tedavilerine sıkı sıkıya uyması gerektiğini ekledi.

Yalnızca yüksek koruma sağlayan maskelerin etkili olduğunu belirten Armeftis, "cerrahi maskeler hiçbir işe yaramaz" diyerek yüksek toz koşullarında cerrahi maske kullanımını "bir yanılsama" olarak nitelendirdi.

Göğüs Hastalıkları Derneği'nin mevcut önlemleri yetersiz gördüğünü ve parlamentoya öneriler sunmaya hazırlandığını söyledi.

"Kıbrıs'ta bir yasa çıkarılmalıdır" diyen Armeftis, "sadece tavsiyelerle beklenen sonuca ulaşamıyoruz" ifadelerini kullandı.

Amaçlarının, sıcak hava dalgalarında uygulanan önlemlere benzer şekilde, tehlikeli toz seviyeleri dönemlerinde bağlayıcı tedbirler getirmek olduğunu belirtti.

Paylaş: