Bir vatandaşın algoritmanın verdiği bir kararı sorgulama hakkından, çocukların dijital istismardan korunmasına ve elektronik uygulama kullanmadan hizmet alabilmesine kadar uzanan yeni bir dijital haklar çerçevesi, Temsilciler Meclisi'nin gündeminde. Bugün İnsan Hakları Komitesi'ne sunulan İnsanın Dijital Hakları Hakkında Kıbrıs Bildirisi taslağı 45 madde ve 33 hak kategorisi içeriyor ve günlük hayatın geniş bir alanını kapsıyor.
Taslağın amacı, yapay zekânın, dijital gözetimin, kişisel verilerin kötüye kullanılmasının ve dijital platformların işleyişinin yarattığı risklere karşı vatandaşları koruyan bir çerçeve oluşturmak.
Bildirinin öngördükleri
Taslağın temel hükümleri arasında, otomatik sistemlerin aldığı kararların insan tarafından yeniden incelenmesi hakkı bulunuyor. Örneğin bir algoritma sosyal yardım başvurusunu reddederse ya da işe, eğitime veya sağlık hizmetlerine erişimi etkilerse, bu durumdan etkilenen kişi kararın kriterlerini öğrenebilecek ve kararın yetkili bir kişi tarafından yeniden değerlendirilmesini isteyebilecek.
Taslak dijital dışlanmaya da özel önem veriyor. Metne göre, gerekli dijital becerilere sahip olmayan ya da elektronik hizmetleri kullanamayan vatandaşlar, ek bir ücret ödemeden ve hizmet kalitesi düşürülmeden, etkili bir dijital olmayan hizmetten yararlanabilecek.
Çocuklar için daha güçlü gizlilik güvenceleri öngörülüyor. Bunun yanında çocukların internette zorbalık, cinsel istismar ve yanıltıcı içeriklerden korunması hedefleniyor. Taslakta ayrıca dijital platformlara bağımlılığı artıran uygulamalarla mücadele edilmesi de yer alıyor. Metin, deepfake'lerle mücadeleye, vatandaşların görüntü ve sesinin korunmasına ve yapay zekânın kullanımında şeffaflığa ilişkin hükümler de içeriyor.
Taslak ayrıca çalışanların dijital gözetimden korunmasını, mesai saatleri dışında bağlantıdan uzak kalma hakkını ve devlet kurumlarının kullandığı, büyük etkisi olan otomatik sistemlerin kamuya açık bir kayıt altında toplanmasını kapsıyor.
Dijital şiddete karşı koruma talebi
Bununla birlikte bugünkü görüşmede, taslağın yeterince ele almadığı konular da gündeme geldi. SPAVO temsilcisi Antri Androniku, teknoloji destekli aile içi ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin açıkça tanınmasını istedi. Androniku, bir mağdur saldırganından uzaklaştırıldıktan sonra bile dijital takip ve kontrolün sürebileceğinin altını çizdi.
Androniku, dijital risklerin risk değerlendirme protokollerine dahil edilmesini ve gelecekte hazırlanacak Ulusal Eylem Planı'na ilgili hükümler eklenmesini önerdi.
Kıbrıs Teknoloji Üniversitesi'nden (TEPAK) yardımcı doçent Yanna Danidu ise yetişkinlerin internette taciz edilmesi ve rızası dışında kişisel içeriklerinin yayılması sorununu gündeme getirdi. Danidu ayrıca çocuk influencer'lara da değindi. Çocukların görüntülerinin ticari amaçla kullanılmasına karşı korunmaları gerektiğini belirten Danidu, bir çocuğun daha konuşmaya başlamadan dijital bir iz edinebileceğine dikkat çekti.
Hukuk Dairesi'nin uyarıları
Hukuk Dairesi de önemli değerlendirmelerde bulundu. Dairenin görüşü, metnin hukuki biçimi ve ifadesi üzerine yoğunlaştı. Dairenin uyarısına göre, bildirinin kendiliğinden yeni haklar, yasaklar ya da yaptırımlar yaratmadığı, bunun yerine bir siyasi ve kurumsal taahhüt niteliği taşıdığı açıkça belirtilmeli. Ayrıca mevcut yasal yükümlülükler ile gelecekte uygulanması amaçlanan ilkeler arasında net bir ayrım yapılması istendi.
Komite Başkanı Hristos Hristofidis, sürecin tamamlanmasını ve metnin yıl sonuna kadar Genel Kurul'a karar önerisi olarak sunulmasını hedeflediğini belirtti. Taslağa göre, bildirinin kabul edilmesinin ardından yürütme organı altı ay içinde yasal ve kurumsal boşlukların haritasını, on iki ay içinde ise Ulusal Eylem Planı'nı sunmakla yükümlü olacak.
Tartışma 16 Kasım'da devam edecek. İlgili kurumların görüşlerini yazılı olarak iletmeleri bekleniyor.