İzlanda parlamentosu Perşembe günü, Avrupa Birliği üyelik müzakerelerine başlamak için 29 Ağustos'ta referandum yapılması yönünde oy kullandı. Bu karar, hükümetin iki aşamalı planını destekliyor ve ülkeyi bu on yılın sonunda 27 üyeli bloğa üye yapabilir.
Reykjavik, 2013 yılında AB karşıtı bir hükümetin iktidara gelmesinin ardından dört yıllık görüşmeleri sonlandırmıştı. Ancak kamuoyu yoklamalarına göre, hayat pahalılığındaki artış ve Ukrayna'daki savaş, ülkenin birliğe katılma ilgisini yeniden canlandırdı.
Hükümetin açıklamasına göre, seçmenler müzakerelerin yeniden başlatılmasını desteklerse, AB üyeliğinin nihai şartları ikinci bir referandumda onaylanmak zorunda kalacak. "Hayır" oyu çıkması durumunda ise müzakereleri yeniden başlatma girişimleri sona erecek.
İzlanda Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Olafur Thordur Hardarson, birçok seçmenin AB üyeliğini destekleyip desteklemeyeceğinden emin olmadığını belirtti. Profesör, bu kişilerin iki aşamalı süreçten memnun olabileceğini söyledi.
Hardarson, "Üye olmak isteyip istemediklerine henüz karar vermemiş büyük bir kesim var. Bunların pek çoğu doğal olarak ilk referandumu istiyor, çünkü olası bir anlaşmada hangi şartların yer alacağını tam olarak görmek istiyorlar" dedi.
Yaklaşık 400 bin nüfuslu ülkenin AB üyeliği, ABD Başkanı Donald Trump'ın İzlanda ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bir ada olan Grönland'ı kontrol etmeye çalıştığı bir dönemde, AB'nin etki alanını Kuzey Atlantik Okyanusu'na kadar genişletecek.
Hardarson, "İzlanda elbette çok küçük bir ülke olsa da, İzlanda'yı AB haritasına dahil etmenin bir tür sembolik avantajı olacaktır" diye ekledi.
İzlanda'nın 63 sandalyeli ulusal parlamentosu Althingi'de, parlamento genel sekreterinin açıklamasına göre, 34 milletvekili referandum lehine, 8 milletvekili ise aleyhine oy kullandı. 14 üye çekimser kalırken, 7 üye oylamaya katılmadı.
Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir, Mart ayında Reuters'a yaptığı açıklamada, İzlanda'nın 2028 gibi erken bir tarihte AB'ye katılabileceği konusunda iyimser olduğunu belirtmişti. Bakan, müzakerelerin en zorlu konularının balıkçılık ve tarım olmasını beklediğini ifade etti.