Salı günü yayımlanan bir denetim raporuna göre binlerce yabancı uyruklu kişi Kıbrıs Cumhuriyeti'ne milyonlarca euro mahkeme masrafı borçlu bulunuyor. Toplam borç tutarı 26,3 milyon euroya ulaştı.
Raporda, "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tahsil etmesi gereken alacaklar ve mahkeme kararlarının çıkarılıp tahsil edilmesindeki gecikmeler nedeniyle 2024 yılı itibarıyla alacak tutarı 26,3 milyon euroya yükseldi" ifadesi yer aldı.
Rapora göre bu borçlar, sınır dışı edilme kararlarına karşı Cumhuriyet aleyhine dava açan sığınmacılardan kaynaklanıyor. 2024 yılı itibarıyla bu kişilerin sayısı 22.717 olarak kayıtlara geçti.
Rapor, "Sorunun büyük bölümü yabancı uyrukluların borçlarından kaynaklanmaktadır" tespitinde bulundu.
Bu kişilerin bir kısmı artık Kıbrıs'ta yaşamadığı için borçların tahsil edilme olasılığı oldukça düşük.
Rapor, daha önceki raporlarda da değinilen ve Cumhuriyet'in sağladığı adli yardımla ilgili "bilinen soruna" da dikkat çekti.
Rapora göre adli yardım sistemi "kötüye kullanıma açık görünmekte, ancak 'hassas' kabul edildiği için etkin bir şekilde yönetilememekte ve kamu maliyesine ek yük bindirmektedir."
Denetim raporu, 26,3 milyon euroluk borcun nasıl biriktiğine dair çeşitli sorunlar tespit etti.
Bu sorunlar arasında bazı davalarda tahsilatın 10 yıla kadar geciktirilmesi ve sistematik takip eksikliği nedeniyle yürütme emirlerinin askıya alınması başvurularının incelenmesinde altı aya varan gecikmeler yer alıyor.
Bunun yanı sıra rapor, aylık 20 euro gibi düşük taksit tutarlarının belirli bir temele dayanmadan belirlendiğini ve bu tutarların fiili idari maliyetlerin bile altında kalabileceğini ortaya koydu.
Rapor ayrıca mahkeme masrafı kararlarının askıya alınması için başvuranların, onay şanslarını artırmak amacıyla başvuru tarihinden hemen önce veya başvuru günü bir ödeme yaptığını tespit etti.
Benzer şekilde para cezası kararlarının askıya alınması için başvuranların da daha önceki askıya alma dönemlerinde düzenli ödeme yapmamalarına rağmen aynı taktiği uyguladığı belirlendi.
Rapor, bu masrafların ağırlıklı olarak ödeme gücü olmayan kişileri etkilediği sonucuna vardı; çünkü bu kişilerin hukuki masrafları genellikle devlet tarafından finanse edilen adli yardım kapsamında karşılanıyor.
Rapor genel olarak, Hukuk Dairesi'nin verimliliğini artırmak için prosedürlerin yapılandırılmasının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Sonuç bölümünde, "Yukarıdaki bulgular, iç prosedürlerin ve örgütsel yapının daha da güçlendirilmesi gerektiğini ve Hukuk Dairesi'nin yönetmek zorunda olduğu yüksek dava hacminin etkin bir şekilde ele alınabilmesi için bilgi sistemlerinden daha iyi yararlanılması gerektiğini ortaya koymaktadır" değerlendirmesi yapıldı.