Icerige atla
Kültür ⭐ 72/100

Kıbrıs'ın kültürel mirası yapılaşma baskısı altında

Kıbrıs'ın kültürel mirası yapılaşma baskısı altında

Arkeologlar Derneği çarşamba günü kültürel mirasın daha güçlü devlet koruması altına alınması çağrısında bulundu. Dernek, hem Güney Kıbrıs hem de kuzeyde artan inşaat faaliyetlerinin arkeolojik alanları ve anıtları baskı altına aldığı uyarısında bulundu.

Dernek yaptığı açıklamada, adanın kültürel manzarasını "tarihsel hafızanın, ortak kimliğin ve toplumsal sürekliliğin taşıyıcısı" olarak tanımladı. Açıklamada, bu mirasın yeterli planlama ve koruma önlemleri olmadan yürütülen kalkınma projeleri nedeniyle "ciddi ve çoğu zaman geri dönüşü olmayan etkilerle" karşı karşıya olduğu belirtildi.

Derneğe göre Güney Kıbrıs'taki endişeler arasında Limasol'daki antik Amathus yakınında devam eden otel ve konut inşaatları, Lefkoşa'daki Mağusa Kapısı'na yakın çok katlı bina planları ve Akamas bölgesindeki büyük ölçekli projeler yer alıyor. Bu projeler Ayios Georgios Peyias ve deniz mağaralarını da kapsıyor.

Dernek, kuzeydeki durumun "Türk işgali altında etkili denetim ve koruma mekanizmalarının bulunmaması" nedeniyle "daha da kaygı verici" olduğunu öne sürdü.

Gruba göre Girne dağ silsilesi boyunca Kormakitis'ten Karpasya'ya kadar uzanan bölgede yoğun inşaat faaliyetleri gözlemleniyor. Bu bölgeler arasında Ayios Ambrosios, Kalograia ve Akanthou da bulunuyor.

Açıklamada özellikle ortaçağ Panayia Melandrina manastırı yakınındaki bölge konusunda kaygı dile getirildi. Bu alanda yakındaki bir taş ocağından gelen molozların döküldüğü ve kazı çalışmalarının ayakta kalan kalıntılara yakın bir noktada yapıldığı bildirildi.

Açıklamada "Bu durum, doğal ve arkeolojik manzaranın değiştirilmesi açısından ciddi bir risk oluşturuyor" denildi.

Dernek ayrıca Trikomo bölgesi ve Mağusa kıyı kesimindeki büyük ölçekli apartman, tatil evi ve turizm projelerine de dikkat çekti. Bu projelerin çevresel açıdan hassas kıyı bölgeleriyle bağlantılı alanları da kapsadığı belirtildi.

Açıklamada Karpasya yarımadasında planlanan müdahalelere ilişkin raporlara da değinildi. Dernek bu bölgeyi "olağanüstü ekolojik ve kültürel öneme sahip" bir alan olarak tanımladı.

Dernek "Tarihi manzaraların, anıtların ve arkeolojik alanların yok edilmesi veya bozulması, tüm Kıbrıs sakinlerini ortak kültürel mirasa erişim hakkından mahrum bırakıyor" ifadesini kullandı.

Grup, kültürel manzaraların "yenilenemeyen bir kaynak" olduğunu vurguladı. Açıklamada 1954 Lahey Sözleşmesi ve Avrupa Peyzaj Sözleşmesi gibi uluslararası anlaşmalara atıfta bulunuldu.

Dernek Kıbrıs Cumhuriyeti'ne çağrıda bulundu: miras koruma ve denetim mekanizmaları güçlendirilmeli, antikalar dairesinde personel sayısı artırılmalı, planlama ve çevre prosedürleri daha sıkı uygulanmalı ve kuzeydeki miras koruması için uluslararası girişimde bulunulmalı.

Açıklama şu sözlerle sona erdi: "Kültürel mirasın korunması yalnızca yasal ya da bilimsel bir yükümlülük değildir. Yerin tarihine ve gelecek nesillere karşı ahlaki bir görevdir."

Paylaş: