DİKO, DİSİ ve ELAM'ın üzerinde uzlaştığı tek bir konu varsa, o da önceki ve şimdiki hükümetin ABD ve İsrail'le ilişkileri güçlendirme adımlarının Kıbrıs, bölge ve Orta Doğu için kesinlikle doğru olduğudur. Bu vurguyu TFI Cyprus'ın kuruluşunda DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos yaptı. Lefkoşa'da geniş sağ yelpazedeki partiler, İsrail'le ve ABD'yle iş birliğini güçlendirmek için kararlı biçimde öne çıkıyor.
TFI'nin (Transatlantic Friends of Israel – İsrail'in Atlantik Ötesi Dostları) Kıbrıs şubesinin kurulması, Kıbrıslı parlamenter partilerin bu dönemde Kıbrıs-İsrail ilişkilerini güçlendirmek için attığı adımlardan biri. Eldeki bilgilere göre önümüzdeki dönemde, iki ülkenin partilerini ve parlamentolarını birbirine yakınlaştırmayı hedefleyen başka önemli etkinlikler de gelecek.
Zamanlamanın önemi
Partilerin ve milletvekillerinin bu hamleleri, zamanlaması nedeniyle de ayrı bir önem taşıyor. TFI Cyprus, 30 Eylül 2026'da, yani Hamas'ın İsrail'e yönelik terör saldırısının üçüncü yılının dolmasına bir hafta kala kuruldu.
Birkaç gün önce de İsrail Cumhurbaşkanı İzak Herzog'un Kıbrıs ziyareti sırasında AKEL, Başkanlık Sarayı önünde İsrail'le iş birliği ve ittifaka karşı bir protesto düzenlemişti.
Bu nedenle milletvekillerinin bundan sonraki adımları ayrı bir ağırlık taşıyacak; zira gerek AKEL gerekse diğer sözde sistem karşıtı partiler, özellikle İsrail konusunda Kıbrıs'ın dış politikasını defalarca eleştirdi.
Kıbrıslı partilerin, Avrupa Birliği içinde bile Avrupa-İsrail ilişkilerine kuşkuyla yaklaşıldığı bir dönemde İsrail'le ilişkileri yükseltmeye çalışması göz ardı edilemez.
Dış politikaya güvenoyu
Bu gelişmeler aslında Lefkoşa'nın İsrail ve ABD karşısındaki dış politikasına verilmiş bir güvenoyu niteliğinde. DİSİ, DİKO ve ELAM birlikte Meclis'te net çoğunluğa sahip (33 sandalye); bu da dış politika kararlarında belirleyici oluyor.
Papadopulos'un önceki ve şimdiki hükümetin adımlarına yaptığı atıf, özellikle stratejik ittifaklarda dış politikada sürekliliğin ne kadar önemli olduğunu da ortaya koyuyor.
Akıntıya karşı mesaj
Elverişli bir ortamda böyle bir hamle rutin sayılır ve pek dikkat çekmezdi. Ancak düşmanca bir ortamda bu, tercihin stratejik olduğunu, konjonktürel olmadığını gösteriyor. Aynı zamanda üç mesaj veriyor:
İsrail ve ABD'ye: Başkaları mesafe koymayı seçerken Kıbrıs güvenilir kalıyor.
Brüksel'e: Lefkoşa, Orta Doğu konularında rasyonel hareket ediyor.
İç kamuoyuna: Sokaktaki tepkiler yönü değiştirmiyor.
Bunun yanında Lefkoşa, parti ve hükümet düzeyinde, İsrail ve ABD'yle stratejik ilişkilerin çeşitli yönlerden baskı gördüğü bir dönemde korunmaya ihtiyaç duyduğunu gösteriyor.
Tepkiler daha gürültülü çıkabilir; ancak bu politikayı ve iş birliklerini yalnızca Meclis'teki parti çoğunluğu değil, kamuoyunun çoğunluğu da destekliyor. RİK'in geçen ocak ayında yaptığı bir ankette, Kıbrıslıların yüzde 41'i İsrail'i Kıbrıs'ın savunması için bel bağlayabileceği ülke olarak gördüğünü söyledi. Mayıs 2024'te aynı soruya yalnızca yüzde 9,5'i "İsrail" yanıtını vermişti.
Nikolas'ın mesajları
TFI'nin Kıbrıs şubesini başkan sıfatıyla Nikolas Papadopulos, başkan yardımcıları olarak da milletvekilleri Haralambos Petridis, Yorgos Karullas ve Sotiris İoannu oluşturuyor.
Açılış töreninde DİKO başkanı, "TFI girişimi ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin güçlenmesine önemli katkı sağlayacak ve Orta Doğu'ya dair çok ihtiyaç duyulan bir Avrupa kavrayışına da katkıda bulunacaktır" dedi. Ayrıca, "iş birliğimiz sayesinde ülkelerimizin enerji, savunma, inovasyon ve diğer alanlardaki iş birliğini ilerletmeye yardımcı olabiliriz" umudunu dile getirdi.
Ardından Papadopulos, üç partinin ortak değerlendirmesini şöyle aktardı: "Ben ve meslektaşlarım farklı partilerden geliyoruz. Elbette her konuda aynı fikirde değiliz. Ama şu konuda tamamen aynı fikirdeyiz: Önceki hükümetin de şimdiki hükümetin de hem ABD hem İsrail'le ilişkilerimizi güçlendirmek için attığı adımların kesinlikle doğru olduğunu kabul ediyoruz. Bu, Kıbrıs için doğru, bölge için doğru ve Orta Doğu için doğru."
Son olarak Kıbrıs ile İsrail'in ortak kaderine değindi: "Hem İsrail hem Kıbrıs tarihlerinde trajedilerden paylarını aldı. İkimiz de adaletsizliğin ve şiddetin kurbanı olduk. Halkımız ve egemenliğimiz tehdit edildi ve bugün hâlâ tehdit altında. Aşırılığın, milliyetçiliğin ve terörizmin çirkin yüzü maalesef dünyanın bu bölgesinde hâlâ hissediliyor."
Teorik bir kavram değil
Bugün milletvekili olan Haralambos Petridis, Savunma Bakanı olduğu dönemde (2020-2023) Kıbrıs'ın hem İsrail hem ABD'yle askeri iş birliği için çalışmış ve iki ülkeyle de önemli anlaşmalara ulaşılmasına katkı sağlamıştı.
Bu yüzden konuşmasında, kendisi için "Kıbrıs, İsrail, ABD ilişkisinin teorik bir kavram olmadığını" vurguladı ve ne kastettiğini şöyle açıkladı: "Amerika Birleşik Devletleri'yle Kıbrıs-ABD Savunma ve Güvenlik Diyaloğu'nu kurumsallaştırdık ve askeri eğitim (IMET programı), ACSA anlaşması (karşılıklı destek ve hizmet) ile New Jersey Ulusal Muhafızları'yla SPP (Eyalet Ortaklık Programı) dahil pratik iş birliğini ilerlettik. Eylül 2022'de ABD, Kıbrıs Cumhuriyeti'ne yönelik uzun süredir uygulanan silah ambargosunu kaldırdı; bu önemli bir dönüm noktasıydı."
İsrail konusunda ise "savunma yetenekleri ve teçhizat alanı başta olmak üzere ikili savunma iş birliğini derinleştirdik, aynı zamanda Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail üçlü iş birliğini güçlendirdik. İsrail'den alınan teçhizat, yarın Bağımsızlık Günü askeri geçit töreninde sergilenecek" dedi.
Petridis, bunların yalnızca diplomatik açıklamalar olmadığını belirterek, "bunlar net bir inanca dayanan somut adımlardı: demokratik değerleri, stratejik çıkarları ve bölgesel istikrara bağlılığı paylaşan ülkeler arasındaki iş birliği hepimizi daha güçlü kılar" diye konuştu.
Sözlerini şöyle tamamladı: "Tam da bu nedenle Kıbrıs şubesinin kuruluşunun doğru zamanda geldiğine inanıyorum."
Konuşmasında ayrıca "Türkiye" sorununa işaret etti.