Kıbrıs, 1974'teki Türk askeri müdahalesi sırasında kaybolan Rum asker ve sivillerin kemik kalıntılarını teşhis etmek için ileri düzey bir DNA test yöntemi kullanmaya başladı. Geleneksel teknikler, kemiklerin kimyasal maddelere maruz kalması nedeniyle onlarca yıldır sonuç veremiyordu.
Cumhurbaşkanlığı komiserliğinin cuma günü yayımladığı açıklamaya göre, yeni süreçte 'kitlesel paralel dizileme' adı verilen modern bir genetik analiz tekniği kullanılıyor. Bu yöntem, standart DNA testiyle daha önce teşhis edilemeyen kalıntılardan bilgi çıkarabiliyor.
Program, 21 Nisan'da Bakanlar Kurulu'nun özel genetik testler için 1 milyon avro ayırma kararının ardından başlatıldı. Çalışmalar, genetik enstitüsü (CING) tarafından, devlet antropologlarıyla belirlenen bilimsel bir protokol çerçevesinde yürütülüyor.
Laboratuvar işlemlerine çoktan başlandı ve ilk kemik örnekleri analiz ediliyor. İlk testler, hem antropolojik hem de genetik inceleme için en uygun görülen iskelet kalıntılarına odaklanırken, ilerleyen süreçte daha fazla örnek alınması planlanıyor.
Yetkililer, yeni metodolojinin daha önce ulaşılamayan cevaplar sağlayabilecek 'yeni bir bilimsel imkân' yarattığını belirtti. Açıklamada, çalışmaların bilim ekipleri arasındaki yakın iş birliğiyle, kayıplar ve şehit ailelerine 'mutlak saygı' çerçevesinde sürdürüleceği vurgulandı.
Hükümet, kayıp kişiler meselesinin her şeyden önce insani bir mesele olduğunu yineledi. Son kayıp kişinin ailesine cevap verilene kadar tüm bilimsel, kurumsal ve mali kaynakların kullanılacağı taahhüt edildi.
Bugüne kadar iki toplumlu arkeolog ve bilim insanı ekipleri, ada genelinde 1.700'den fazla kazı yaparak 1.700'ün üzerinde iskelet kalıntısı çıkardı. Adli tıp ve DNA analizi sayesinde, resmi kayıp listesindeki kişilerden 1.050'den fazlası teşhis edilerek ailelerine teslim edildi.
Program, 1960'lardaki toplumlararası şiddet ve 1974'teki Türk askeri müdahalesi dönemlerine ait vakaları kapsıyor. Toplam 2.002 kayıp kişiden her iki toplumdan yaklaşık 800 kişi hâlâ bulunamadı.
BM ve Avrupa Konseyi kayıtlarına göre, Türk askeri müdahalesi sonucunda yaklaşık 3.000 kişi hayatını kaybetti, 160.000 Rum ve 40.000 Türk yerinden edildi. Ayrıca çatışmalar sırasında ve sonrasında sistematik tecavüz ve diğer ciddi insan hakları ihlalleri yaşandı.