Diko partisinden Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu üyesi Costas Mavrides, Türkiye parlamentosunun planlanan 'deniz yetki alanları yasasını' onaylaması halinde Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye yaptırım uygulamasını talep etti.
Söz konusu yasa kabul edilirse, Türkiye'nin Ege ve Akdeniz'deki deniz alanı taleplerini 'Mavi Vatan' doktrini doğrultusunda yasal çerçeveye oturtacak.
Mavrides, Pazartesi gecesi Strazburg'daki genel kurul oturumunda yaptığı konuşmada şunları söyledi: 'Türkiye'deki Erdoğan rejimi, sözde Mavi Vatan doktrinine kurumsal statü kazandırmayı planlıyor ve bu, Ege ve Doğu Akdeniz'de yeni bir işgalin başlangıcı olacak.'
Mavrides ayrıca Mavi Vatan doktrininin, 'AB olarak halihazırda onayladığımız Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin (UNCLOS) açık bir ihlali' olduğunu belirtti ve doktrinin 'esasen sadece Yunanistan veya Kıbrıs'a değil, doğrudan Avrupa Birliği'nin kendisine yönelik' olduğunu vurguladı.
'Biz, Avrupa Birliği ve özellikle Avrupa Parlamentosu, bunu 2019'da şiddetle kınadık' diyen Mavrides'in bu ifadesiyle tam olarak neyi kastettiği belirsiz kaldı; zira 'mavi vatan' terimi şimdiye kadar hiçbir Avrupa Parlamentosu kararında kullanılmadı.
Mavrides sözlerini şöyle sürdürdü: 'Ne yazık ki tarih bize şunu öğretiyor: 1974'teki Türkiye'nin Kıbrıs işgalinde olduğu gibi, fail (bizim durumumuzda Türkiye) bir suç için cezalandırılmadığında, suçunu tekrarlar, pekiştirir ve genişletir.'
'Bu karar bu nedenle tüm Avrupa Birliği'ne yöneliktir. Önümüzdeki soru şu: Pratikte tepki gösterecek miyiz? Türk yayılmacılığına yaptırım uygulayacak mıyız? Eğer ilerlemezsek, İslamofaşizmin tüm Avrupa Birliği'ne karşı ilerlediğini bilmeliyiz' dedi.
Mavrides'in bu açıklamaları, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides'in Pazartesi akşamı Türkiye parlamentosunun yasayı onaylaması durumunda 'Avrupa düzeyinde bir tepki' beklediğini söylemesinin ardından geldi.
Christodoulides, 'Bu durum Kıbrıs'ı, Yunanistan'ı, diğer Avrupa ülkelerini ve bu bölgede çıkarları bulunan ABD'yi de etkiliyor' dedi. Söz konusu çıkarların 'uluslararası hukuka' ve 'UNCLOS'a dayandığını' ekledi.
Christodoulides, geçen hafta Atina ziyareti sırasında konuyu Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile görüştüğünü ve meselenin 'Avrupalı liderlerle de' ele alındığını belirtti.
Türkiye Savunma Bakanlığı geçen Cuma günü yaptığı açıklamada, yasanın 'deniz yetki alanlarımızdaki sorumlulukları tanımlayacağını ve iç hukuk çerçevemizdeki eksiklikleri gidereceğini' bildirdi. Bakanlık ayrıca yasaya son rötuşların yapıldığını duyurdu.
Türkiye'nin kamu yayıncısı TRT geçen Perşembe günü, iktidardaki AK Parti kaynaklarına dayanarak yasayla birlikte 'Türkiye'nin deniz sınırlarını oluşturan münhasır ekonomik bölge (MEB) ve kıta sahanlığı sınırlarının yasal çerçeveye kavuşturulacağını' aktardı.
TRT haberinde şu ifadelere yer verildi: 'Taslak ayrıca, Türkiye ile Yunanistan arasında zaman zaman gerilime neden olan ve 'gri bölgeler' olarak adlandırılan Ege'deki ada, adacık ve kayalıkların hukuki statüsünü de ele alıyor. Bu coğrafi oluşumların tanımı ve statüsü Mavi Vatan yasasına dahil edilecek.'
Haberde, yasanın 'uluslararası deniz hukuku ilkeleri doğrultusunda' hazırlanacağı da vurgulandı.
Yunanistan ve Türkiye, deniz sınırları konusunda uzun süredir anlaşmazlık yaşıyor. Anlaşmazlık, adaların kendi MEB'ini oluşturup oluşturmadığı sorusundan kaynaklanıyor.
UNCLOS tanımına göre Yunanistan, her adasının kendi MEB'ini oluşturduğunu savunurken, Türkiye adaların MEB üretmediği görüşünde. Türkiye bu görüşe dayanarak kendi MEB'inin Ege'nin yarısı boyunca Yunan ana karasına doğru uzandığını ileri sürüyor.
Türkiye ile Kıbrıs Cumhuriyeti'nin deniz talepleri de aynı nedenle çatışıyor. Kıbrıs Cumhuriyeti kendi batı sınırını, Türkiye'nin kabul ettiği noktadan daha batıya yerleştiriyor.
Yasanın Kurban Bayramı'nın ardından Haziran ayı başlarında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulması bekleniyor.