Icerige atla
Yaşam 📰 62/100

Kıyı Balıkçılarına Öncelik: Kıbrıs'ın Kıyı Sularını Koruma Önerisi

Kıyı Balıkçılarına Öncelik: Kıbrıs'ın Kıyı Sularını Koruma Önerisi
Dil okuluna gel, çalışarak ödediğin parayı geri kazan! Nasıl? →

Kıbrıs, bugün adaların ve kıyı topluluklarının AB genelindeki rolünü güçlendirmeye yönelik üst düzey bir konferansa ev sahipliği yapıyor. Oceana Avrupa İcra Direktörü ve Başkan Yardımcısı Vera Coelho, Kıbrıs hükümeti ve diğer AB liderlerine şu mesajı veriyor:

Kıbrıs, iklim değişikliği, aşırı avlanma, istilacı türler, habitat bozulması ve deniz yaşamının gerilemesinin en ağır etkilerini yaşayan ülkelerin başında geliyor. Bu doğrudan deneyim, adayı AB politikalarını şekillendirmede eşsiz bir konuma taşıyor.

Kıbrıs'ın AB Komiseri Costas Kadis ile sağladığı Avrupa temsili, bu uzmanlığı siyasi gündemin üst sıralarına taşımak için büyük bir fırsat sunuyor. AB dönem başkanlığı deneyimiyle Kıbrıs, okyanus politikasını şekillendirme ve kıyı topluluklarına pratik çözümler üretme konusunda etkin rol üstlenmeye devam edebilir.

Ulusal düzeyde ise hem Kıbrıs'ta hem de diğer AB ülkelerinde küçük ölçekli balıkçılar desteklenmeli; dip trolü gibi yıkıcı avlanma yöntemlerine kıyasla bu balıkçılara öncelikli erişim hakkı tanınmalı. Balıkçılık faaliyetlerinde ve deniz ürünlerinde şeffaflık sağlanması, adil bir rekabet ortamı oluşturulması da bu sürecin ayrılmaz parçaları.

Oceana, Kıbrıs'ta dip trolüne ilişkin yeni bir analiz yayımladı. Adanın kıyı sularını korumak için ne öneriyorsunuz?

Oceana, Kıbrıs'ın karasularında — kıyıdan 12 deniz miline kadar olan alanda — yalnızca düşük etkili, geleneksel ve küçük ölçekli balıkçılığa izin verilmesini, dip trolünün ise tamamen yasaklanmasını öngören tercihli erişim alanı (TEA) oluşturulmasını öneriyor.

Analizlerimiz, bu sularda dip trolü faaliyetinin son derece sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu baskının ortadan kaldırılması, kıyı ekosistemlerinin sağlığını iyileştirirken kıyı topluluklarını da daha müreffeh ve dirençli bir yapıya kavuşturacak; üstelik maliyeti çok düşük olacak. AB genelindeki yerel balıkçı toplulukları da bu adımı talep ediyor.

Dip trolü neden bu kadar zararlı? Düşük etkili balıkçılık araçları neler?

Dip trolü, ağır ağırlıklı ağları deniz tabanında sürükleyerek önüne çıkan her şeyi — ikon türlerden nesli tehlike altındaki canlılara kadar — yerle bir ettiği için en yıkıcı balıkçılık yöntemlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Ancak zarar yalnızca ağa takılanlarla bitmiyor. Dip trolü, deniz yaşamının başladığı yerleri de tahrip ediyor: yumurtlama alanları, üreme sahaları ve beslenme habitatları. Balıkların üretiği, yumurtaların geliştiği ve yavru balıkların büyüdüğü bu alanlar defalarca taranınca deniz tabanı düzleşiyor, yavru balıklar stokları yenileyemeden avlanıyor. Dip trolü aynı zamanda son derece seçici olmayan ve israf yaratan bir yöntem — ağa takılan türlerin büyük bölümü denizde ya da karada geri bırakılıyor. Bu nedenle dip trolü, bugün denizden balık almakla kalmayıp okyanusun yarın balık üretme kapasitesini de yerinden ediyor.

Dip trolüne alternatif pek çok yöntem var; tümü daha seçici ve deniz tabanı için çok daha az zararlı. Sepet ve tuzaklar, uzatma ağları ya da fanyalı ağlar ve paragat bunların başında geliyor. Kıbrıslı küçük ölçekli balıkçılar bu yöntemleri zaten kullanıyor.

Tercihli erişim alanı kıyı topluluklarını nasıl güçlendirir?

Kıbrıs balıkçı filosunun ve istihdamının yüzde 95'i küçük ölçekli balıkçılıktan oluşuyor. Kıbrıs'ın kıyı suları hem ekolojik açıdan kritik hem de ekonomik açıdan değerli; bu sulara bağımlı küçük ölçekli balıkçılar için ise vazgeçilmez. Bunun ötesinde Kıbrıs ekonomisi kıyı turizmine büyük ölçüde bağımlı; dolayısıyla deniz ekosistemlerini korumak ve dirençlerini artırmak yalnızca çevresel bir öncelik değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk. Küçük ölçekli balıkçıların yaşadığı sulara en yakın alanların korunması ve habitat ile balık stoklarının yenilenmesinin desteklenmesi, kıyı topluluklarının refahına ve direncine doğrudan katkı sağlayacak.

Kıbrıslı balıkçılar bu öneriyi destekliyor mu?

Evet. Kıbrıs Profesyonel Kıyı Balıkçıları Birliği destek veriyor. Birlik, ülke genelindeki karasularda uygulanacak bir tercihli erişim alanının hem denizi hem de geçimini denizden sağlayan balıkçı ailelerini kayda değer ölçüde iyileştireceğini açıkladı. Derin sulardaki dip trolü faaliyetinin azalmasının kıyı bölgelerindeki avlarını artıracağını umuyorlar.

Kıbrıs hükümeti ne diyor?

Kıbrıs hükümeti, 2021'de karasularındaki kalan dip trolü teknelerinin kalıcı olarak faaliyetten çekilmesi yoluyla 12 deniz mili içindeki dip trolünün tamamen sona erdirilmesini önermiş; bu adımı balıkçılık kapasitesini deniz kaynaklarının mevcut durumuyla dengelemek için gerekli bir tedbir olarak nitelendirmişti. Analizimizin yayımlanmasının hükümetin bu öneride ilerleme kaydetmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.

İklim açısından beklenen yararlar var mı?

Evet. Kıbrıs'ın karasularında dip trolünü yasaklamak, ekosistem direncini iklim değişikliğine karşı güçlendirecek — bu, Doğu Akdeniz'in hızla ısınma sürecinde son derece acil bir ihtiyaç. Posidonia çayırlıkları gibi sağlıklı habitatlar, yüksek sıcaklıklara daha iyi dayanıyor; ticari türler dahil diğer canlılar için iklim sığınakları işlevi görüyor. Ayrıca kıyı erozyonuna karşı tampon görevi de üstleniyorlar.

Bu modelin işe yarayacağını nasıl biliyorsunuz?

Yeni bir uygulama değil. Dünya genelinde en az 44 ülke, küçük ölçekli balıkçıları desteklemek amacıyla bu tür tercihli erişim alanlarını başarıyla hayata geçirdi; Peru, Gana, Filipinler, Hindistan ve Yeni Zelanda bunların arasında. İrlanda ve Fransa gibi AB üyesi ülkeler de benzer uygulamaları değerlendiriyor. Bu özel alanlar; biyoçeşitliliği koruyarak, yerel geçim kaynaklarını güvence altına alarak ve kıyı toplulukları için ekonomik fırsatlar yaratarak çok boyutlu yarar sağlıyor.

AB düzeyinde TEA girişimi var mı?

2006'dan bu yana Akdeniz'de kıyıdan üç deniz miline kadar olan alanda (ya da bu mesafeden önce ulaşılıyorsa 50 metre derinliğe kadar) kıyı habitatlarını korumaya yönelik dar kapsamlı bir TEA uygulanıyor. Ancak AB'de bu ölçeğin ötesinde başka TEA bulunmuyor; Ortak Balıkçılık Politikası bu kavramı desteklese de son değerlendirmede bu durum yeniden teyit edildi. Oceana için hazırlanmakta olan AB Okyanus Yasası, AB genelindeki kıyı sularında küçük ölçekli balıkçılara balık kaynaklarında öncelikli erişim tanımak ve mevcut güç dengesizliğini büyük ölçekli endüstriyel operatörler karşısında gidermek için ek bir araç niteliği taşıyor. Bu nedenle Oceana, AB karar alıcılarını kıyı topluluklarını okyanus önceliklerini eyleme dönüştürmede çözümün parçası olarak görmeye çağırıyor.

Balıkçı tekneleri sahipliğinde şeffaflık neden bu kadar önemli?

Şeffaflık bu denklemin vazgeçilmez bir parçası. Kıyı toplulukları ve küçük ölçekli balıkçılar genellikle sınırlı kaynaklarla faaliyet gösteriyor; geçimleri sağlıklı balık stoklarına ve avlanma sahalarına adil erişime bağlı. Ne var ki bu kaynaklar çoğunlukla, karmaşık ve opak mülkiyet yapılarının ardına gizlenmiş büyük endüstriyel filolar tarafından aşırı biçimde sömürülüyor. Söz konusu tekneleri kimin kontrol ettiği bilinmezse, sürdürülemez ya da yasadışı avlanmadan sorumlu olanları hesap vermekle yükümlü kılmak güçleşiyor.

Balıkçılığın yerel ekonomiler için kritik önem taşıdığı adalarda ve kıyı bölgelerinde şeffaflık özellikle belirleyici. Şeffaflık sayesinde yetkililer ve vatandaşlar, balıkçılık politikalarının kıyı topluluklarına öngörüldüğü gibi yarar sağlayıp sağlamadığını ve küçük ölçekli balıkçıların kaynaklara ve kıyı sularına adil biçimde erişip erişemediğini değerlendirebiliyor.

Sonuç olarak şeffaflık bir amaç değil, bir araç. Daha iyi karar alma, adil rekabet ve sürdürülebilir balıkçılık yönetimi için temel bir yönetişim mekanizması. Ticari balıkçı teknelerini kimin kontrol ettiğini netleştirmek, deniz kaynaklarının hem çevresel sürdürülebilirliği hem de kıyı topluluklarının uzun vadeli direncini destekleyecek biçimde yönetilmesini sağlıyor.

Malta'da garsonluk gibi işlerle çalışarak İngilizceni geliştir. Başvur →
Paylaş: