'Mafya Devlet' raporu ve Başsavcı ile Başsavcı Yardımcısı'nın davadan çekilme kararları, her ikisinin de Hukuk Ofisi'ni boşaltması için mükemmel bir fırsat olmalıydı.
Genel Savcılık liderliğinin görevini yerine getiremediği artık açıkça ortadadır. Bu durum, siyasi sarsıntılara ve kamuoyunda büyük bir öfkeye yol açan bir davada kargaşayı derinleştirmekte ve tartışmaları uzatmaktadır.
Tarafsızlığı güvence altına almak amacıyla bağımsız ceza soruşturmacılarının yanı sıra özel bir savcı atanması gerektiğini savunanlar haksız değil. Geçmişte de benzer bir uygulama yaşandı: Rikkos Erotokritou davasında Costas Clerides kendini çekmiş ve konuyu özel soruşturmacılara devretmişti. Ancak bu kez ne savcılar ne de hükümet kamuoyunun öfkesini dikkate alıyor görünüyor; aksine meseleyi çözmek yerine daha da karmaşık hale getiriyorlar.
Savvides ve Angelides davadan çekildi; bu doğru bir adımdı. Ne var ki bu karar, rapor hakkında ne yapılacağına dair kararı Savcılık Konseyi'ne bıraktı. Konsey ise fiilen hiçbir şey yapmayarak kendisini de davadan çekti ve 'kapalı' dosyayı Bakanlar Kurulu'nun kararına havale etti. Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, Bakanlar Kurulu'nun 'en kısa sürede' bir ceza soruşturmacıları ekibi atamaya hazır olduğunu duyurdu. Ancak özel savcı atanması gündeme geldiğinde Letymbiotis, 'Yanılmıyorsam bu, Bakanlar Kurulu'nun yetki alanında değil. Kanun hükümleri çerçevesinde Konsey yalnızca bağımsız ceza soruşturmacıları atayabilir' dedi.
Hükümetin bağımsız ceza soruşturmacıları arayışı sürerken sürecin beklenenden uzun sürdüğü ortaya çıktı. Letymbiotis, Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides tarafından teklif götürülen bazı kişilerin potansiyel çıkar çatışması gerekçesiyle görevi reddettiğini doğruladı. Cumhurbaşkanı şimdi bir sonraki kabine toplantısında onaylanmak üzere soruşturmacı ekibini tamamlamaya çalışıyor. Hükümet, tek bir soruşturmacı atamak yerine bir panel oluşturmayı tercih etti. Letymbiotis, en önemli kriterin 'tartışmasız prestije' sahip, fiili veya algılanan herhangi bir çıkar çatışması olmayan kişilerin atanması olduğunu söyledi. İlk kısa liste bakanlar ve cumhurbaşkanı tarafından önerilerle oluşturuldu, ancak teklif götürülenlerden bazıları çıkar çatışması nedeniyle katılımın uygun olmadığını belirtti. Hükümet ayrıca Kıbrıs dışındaki adaylardan yanıt bekliyor. Görev tanımı, daha önceki deneyimler kullanılarak kabine sekreteryası tarafından hazırlanıyor; hukuki rehberlik ise Başsavcı ve yardımcısının davadan çekilmesinin ardından Savcılık Konseyi'nden sağlanacak.
Bu noktada kritik sorular gündeme geliyor: Soruşturmacılar kime rapor verecek? Davaları mahkemede kim sunacak? Hukuk Ofisi liderliği ve Savcılık Konseyi çekilmiş durumdayken, soruşturmacıların raporunu alıp suçlama yoluna gidilip gidilmeyeceğine kim karar verecek — Bakanlar Kurulu mu, yoksa çekilen Hukuk Ofisi mi?
Hukuk uzmanları ise bağımsız ceza soruşturmacılarının raporunun, sonunda görevlerinde çıkar çatışması olduğunu ilan eden bu iki ismin masasına geri döneceğini her geçen gün vurguluyor. Siyasi partiler, milletvekilleri ve hukukçulardan yükselen istifa talepleri de giderek güçleniyor.
Kriminolog Yiannis Ioannou ise mevcut yasal çerçevenin davayı etkili bir şekilde ilerletmeye izin verip vermediğini sorguladı. Anti-yolsuzluk kurumunun tam bir ceza soruşturması yürütmek yerine yalnızca suç işlenmiş olma olasılığını değerlendirebildiğini savunan Ioannou, raporun kesin hukuki bulgulardan ziyade 'olasılıklar dengesi'ne dayanmasını bu duruma bağladı. Kurumun soruşturma yetkilerini güçlendirmek için acil yasal değişiklik çağrısında bulunan Ioannou, Meclis ilgili mevzuatı değiştirip kuruma tam ceza soruşturması yapma ve kesin bulgulara ulaşma yetkisi vermezse davayı 'başından itibaren başarısızlığa mahkum' olarak nitelendirdi.
Kaybedilen zaman da ayrıca dikkat çekici: Yetkili kurum raporu Hukuk Ofisi'ne göndermek için bir hafta bekledi; bir hafta sonra da Bakanlar Kurulu — yani Cumhurbaşkanı — hâlâ ne yapacağını değerlendiriyor. Böylesine kritik bir davada tek bir günün bile ziyan edilmemesi gerekirdi; en azından kararlı bir tutum sergilenmesi beklenirdi.
Buna karşın Giorgos Savvides ve Savvas Angelides, herkesi ve her şeyi görmezden gelerek inatla koltuklarına yapışmış durumda.