Sahte sosyal medya hesapları da dahil olmak üzere bireylere yönelik koordineli çevrim içi saldırılar, Meclis Hukuk İşleri Komitesi Başkanı Fotini Tsiridou'nun sunduğu yasa teklifiyle suç haline gelecek. Bu suç için 5 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Teklif çarşamba günü görüşülecek.
Teklife göre, bir kişinin ev adresi ya da çocuklarına ilişkin bilgiler gibi o kişiyi bulmaya veya tanımlamaya yarayan bilgileri kötü niyetle yayımlamak da suç olacak. Bu uygulama doxxing olarak biliniyor.
Teklif, yaklaşık bir yıl önce Adalet ve Kamu Düzeni Bakanlığı'nın sunduğu tasarıdan farklı. O tasarı, gazetecilerin ağzını kapatacağı ve ifade özgürlüğünü kısıtlayacağı gerekçesiyle eleştirilmişti. Bunun üzerine tasarının değiştirilmesi için çalışmalar başlatılmıştı.
Teklife göre, daha önceden anlaşarak ya da başka bir koordineli eylemle bir veya daha fazla kişiyle hareket ederek çevrim içinde yasa dışı bir eylemi organize eden, yönlendiren, teşvik eden ya da bilerek önemli katkı sağlayan kişi, örgütlü çevrim içi hedef gösterme suçundan sorumlu olacak. Savcıların, kişinin hem eylemin koordineli olduğunu hem de amacının belirli bir kişiyi taciz etmek ya da korkutmak olduğunu bildiğini kanıtlaması gerekecek.
Bu suç için 3 yıla kadar hapis, 30 bin euroya kadar para cezası ya da ikisi birden öngörülüyor. Eylem, mağdurda kendisine ya da bir aile üyesine yönelik şiddet korkusu yaratırsa ya da günlük hayatını önemli ölçüde etkileyecek ciddi bir endişe veya sıkıntıya yol açarsa ceza 5 yıla kadar hapis, 50 bin euroya kadar para cezası ya da ikisi birden olarak artacak.
Tsiridou, aynı anda ya da arka arkaya görüş bildiren kişilerin tek başına örgütlü hedef gösterme sayılmayacağını söyledi. Bunun için belirli bir kişiyi taciz etme ya da korkutma gibi ortak bir amacın bulunması gerektiğini vurguladı.
Kişisel bilgilerin yayımlanması
Ayrı bir suç ise ev adresi, güncel ya da olağan konum, kişisel telefon numaraları, iş yerine ilişkin bilgiler ya da reşit olmayan aile bireylerinin bilgileri gibi verilerin izinsiz yayımlanmasını kapsıyor. Bu yayımın, kişide korku ya da taciz yaratmak veya kişiyi gerçek ve ciddi bir tehlikeye maruz bırakmak amacıyla yapılması gerekiyor.
Tsiridou, bu hükmün Kişisel Veriler Yasası'nın yerini almayacağını ya da onu sınırlamayacağını söyledi. Hükmün, bu tür bilgileri bir kişiyi korkutmak ya da taciz etmek veya kişiyi ve ailesini ciddi bir tehlikeye atmak için kullanmanın belirli suç teşkil eden fiilini hedeflediğini belirtti.
İfade özgürlüğü güvenceleri
Teklif; basın özgürlüğünü, araştırmacı gazeteciliği, siyasi eleştiriyi, akademik, bilimsel, sanatsal ve edebi ifadeyi, hicvi ve kamusal tartışmaya katılımı açıkça koruyor. Kamu yararını ilgilendiren konularda görüş bildirmek, eleştirmek ve bilgi yayımlamak tek başına taciz ya da örgütlü çevrim içi hedef gösterme olarak değerlendirilemeyecek.
Yasa uygulanırken, eylemin kamusal yarara ilişkin bir tartışmaya ne ölçüde katkı sağladığı, etkilenen kişinin kim olduğu, yayının içeriği, biçimi ve sonuçları ile eylemin ne kadar ciddi, uzun süreli ve sık olduğu dikkate alınacak.
Teklif ayrıca mahkemelere, yasa dışı çevrim içi eylemin devamını yasaklama yetkisi tanıyor. Mahkemeler, şüpheli ya da davalı olarak gösterilen kişiye, kendi kontrolündeki ve ilk bakışta iddia edilen tacizin parçası gibi görünen içeriği erişime açmayı durdurma emri de verebilecek.
Tsiridou, Phileleftheros gazetesine yaptığı açıklamada, teklifin 2021 tarihli Tacize ve Takibe Karşı Koruma Yasası'nı güçlendirmeyi amaçladığını söyledi. Böylece sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve diğer bilgi ve iletişim teknolojileri üzerinden yapılan ciddi tacizle daha etkin mücadele edilebilecek.
Tsiridou, dijital ortamdaki değişimin, birden fazla ya da sahte hesap, otomatik araçlar ve içeriğin kitlesel yayılımı kullanılarak belirli kişilere karşı koordineli kampanyalar yürütmeyi mümkün kıldığını anlattı. Bu uygulamaların boyutunun ve yoğunluğunun mağdurlarda korku ve ciddi psikolojik baskıya yol açabildiğini, kişisel, ailevi, sosyal ve iş hayatlarını ciddi biçimde aksattığını ekledi.